Hırvatistan Gezi Rehberi
ŞİBENİK (ŠIBENIK)
Şibenik’in merkezi Cumhuriyet Meydanı
18 Ağustos 2024
Mayıs 2024’teki Balkan turumuzda Hırvatistan’a ayırdığımız bir haftanın son üç günü Şibenik’te konakladık. Böylece hem bu şehri gezdik, hem de civardaki şehirlere günübirlik geziler yaptık.
Burada da daracık sokaklar
Şibenik denizle karanın iç içe geçtiği bir coğrafyaya kurulmuş. Adriyatik Denizi, 2 km uzunluğundaki Aziz Ante Kanalı’ndan süzülerek bir iç deniz gibi Şibenik Körfezi’ni oluşturuyor. Şibenik kenti bu körfeze nazır bir noktada yer alıyor. Bu tariften söz konusu coğrafyanın ne derece ilginç ve hoş olduğunun ipuçları çıkıyor sanırım.
Meskun bölgenin tepesinde Azize İvana Kalesi
Şehrin bulunduğu alanda irili ufaklı tepeler mevcut. Konumu dolayısıyla muhkem bir savunma hattı oluşturduğu düşünüldüğünden birbirine çok yakın mesafedeki üç tepeye üç ayrı kale inşa edilmiş. Bulundukları tepelere tırmanmayı gözümüz kesmediği için biz bunlardan Azize İvana (St. John) Kalesi ile Barone Kalesi’ne çıkmadık. Sadece Eski Şehir bölgesindeki bir tepeye kondurulmuş olan Aziz Mihovila (St. Michael) Kalesi’ne çıktık. Bu kalenin içi sanat etkinliklerine ev sahipliği yapsın diye tribünle donatılmış.
Basamaklı sokakların ne sürpriz sakladığı bilinmez
Şibenik’in en gezilesi yeri deniz kıyısına kadar uzanan Eski Şehir bölgesi. Diğer tarihi kentlerde olduğu gibi burada da taş kaldırımlı daracık sokaklar karşılıyor sizi. Sokakların labirentvari kıvrımlarından ilerlediğinizde nasıl bir sürprizle karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Her yer tarihi eser ve ilginç mimari örnekleriyle dolu.
Eski Şehir’in her yerinde böyle “abbara”lar var
Eski Şehir bölgesi iniş ve çıkışların şekillendirdiği bir alan olduğu için sokaklar yer yer merdivenlerle devam ediyor. Bu durum günlük hayatı zorlaştırsa da bizim gibi ziyaretçilere fotoğraflık manzaralar sunuyor. Bir de fotoğrafını çekmeden geçemediğimiz “abbara” tarzı geçitler var.
Cumhuriyet Meydanı
Bu tarihi bölgenin kalbi Hırvatistan Cumhuriyeti Meydanı. Civardaki bütün tarihi kentlerde olduğu gibi bu meydanda da katedral ve belediye binası var.
Aziz Jakova Katedrali
Şehrin koruyucu azizinin adı verilen Aziz Jakova (St. James) Katedrali aynı zamanda Şibenik Katedrali olarak da adlandırılıyor. 1431-1536 yılları arasında toplam 105 yılda tamamlanan binada Gotik ve Rönesans mimari tarzı kullanılmış. Oldukça büyük boyutlarda inşa edilen katedral, kubbesi, tonozlu (yarı silindirik) tavanları, duvarlarındaki süsleme ve heykellerle son derece ihtişamlı bir görünüm arz ediyor. Bu ihtişamı UNESCO’nun da dikkatini celbetmiş olmalı ki UNESCO’nun dünya mirası listesine alınmış.
Vaftiz töreni sonrası Katedral önünde aile pozu
Katedrale bitişik konumda Başpapaz’ın Sarayı ile günümüzde Şehir Müzesi olarak kullanılan tarihi Prens’in Sarayı yer alıyor.
Şibenik Belediye Binası
Meydanın diğer yanındaki Belediye Binası diğer kentlerde gördüğümüz örneklerden farklı olarak bol sütunlu bir yapı olarak tasarlanmış. Alt katında kafe ve restoranlar faaliyette.
Şibenik’te yaşıyorsanız aracınızı böyle park etmeyi öğrenmelisiniz
Meydanın bir yanı sahile çok yakın olduğu için büyük ölçüde düzlük, fakat karşı cephede dik bir tepe yükseliyor. Hal böyle olunca araziyi en etkin şekilde kullanma ihtiyacıyla adeta birbirlerinin üzerine binen binalar inşa edilmiş. Belediye Binası’nın tepesinde de böyle çok sayıda bina var. O tarafa açılan sokaklar da çoğunlukla merdivenlerden oluşuyor. O bölgeyi gezerken bol basamaklı daracık sokaklarda epeyce enerji harcamak icap ediyor.
Her köşe başında bir kilise görmeye hazır olun
Şibenik Eski Şehir bölgesinde diğer kentlerdekinden daha fazla kilise yoğunluğu var. Adım başı bir kiliseye rastlıyorsunuz. Öyle ki dolaşırken denk geldiğimiz Eski Şehir bölgesinin turistik haritasında 24 tarihi eser listelenmişti ve bunların 18’i kilise ve manastır idi. Kiliselerin bazısı farklı mezheplere ait olduğu için bu durum anlaşılabilir. Mesela bizim de girdiğimiz kiliselerden biri Sırp Ortodoks Kilisesi idi. Fakat birbirine komşu bu kadar çok Katolik Kilisesi’nin neden inşa edilmiş olduğunu anlamakta zorlanıyor insan.
Aziz İvan Kilisesi avlusunda kadın ve çocukların resim çizme etkinliği
Kiliseleri tek tek anlatmak niyetinde değilim. Şu kadarını söyleyeyim, biz dolaşırken bazı kiliselerde bebeklerin vaftiz törenlerine rastladık. Bir kilisede ise içeriyi ve bahçeyi dolduran bir kalabalık gördük. Sorduk, içeride çocukların katıldığı dini bir program varmış, kalabalığı ise çocukların aileleri oluşturuyormuş.
Hz. Meryem’in adını taşıyan mağara kilise
Bir de ara sokaklardan birindeki ilginç bir kiliseden bahsedeyim. Doğal bir mağaraya Hz. Meryem ve diğer dini figürler koyarak burasını bir tür kiliseye, daha doğrusu bir şapele dönüştürmüşler ve Lourdesli Kadınımız (Leydimiz) Mağara Kilisesi adını vermişler. Lourdes Fransa’da 1850’lerde bir kız çocuğunun Hz. Meryem’i defalarca gördüğünü iddia ettiği yerdeki mağaranın kilise haline getirildiği kasaba. Şibenik’teki benzeri de Lourdes’deki olaydan ilham alınarak oluşturulmuş. Hz. Meryem’in küçük çocuklara görünmesi ve göründüğü yerin kutsallaştırılması konusu başka şehirlerde de çok yaşanan bir durum. En bilindik örnek Portekiz’deki Fatima şehri.
Deniz kenarında ortam değişiyor
Eski Şehir bölgesinin basamaklı sokaklarını geride bırakıp deniz kenarına indiğinizde kordon tarzı hoş bir yürüyüş hattına ulaşıyorsunuz. Kale duvarı gibi muhkem binaları ve yamaç boyunca birbirinin üzerine bindirilerek inşa edilmiş kat kat evleri izleyerek ilerliyorsunuz. Bu manzarayı sahile bağlı balıkçı tekneleri ve denize açılmaya hazırlık yapan balıkçıların görüntüsü tamamlıyor.
0 Yorum