Bosna Hersek Gezi Rehberi

Öylesine bizden ki…

BOSNA HERSEK

Yüce Yaradan’a yemin ederim ki köle olmayacağız.

Aliya İZZETBEGOVİÇ

5 Eylül 2020

Güncelleme: 29 Eylül 2024

Bosna Hersek’i anlatmaya bilmem nereden başlamalı?… Her köşesi bize ait olan, bizim de kendimizi ait hissettiğimiz bir coğrafyayı soğukkanlılıkla anlatmak ne mümkün? Nice hatıralar biriktirdiğimiz, ayrılırken gönlümüzün bir parçasını emanet ettiğimiz bu beldeyi bir gezi yazısına sığdırmanın imkânı var mı? Galiba denemekten başka çare yok…

Saraybosna'da Sebil ve kuşlar

Saraybosna’da Sebil ve kuşlar

Ülkeye 2013 yılında ilk gittiğimizde o kadar hoşumuza gitti ki, emekli olup buraya yerleşmek lâzım diye düşündük. Bu gerçekleşmesi zor bir hedefti, o yüzden bu hedefimizi gözden geçirerek yaz dönemlerinde bir süre kalmalıyız dedik. Bu dediğimizi sonradan üç sefer gerçekleştirdik.

Kovaçi Şehitliği'nde Aliya İzzetbegoviç'in kabri

Kovaçi Şehitliği’nde Aliya İzzetbegoviç’in kabri

Kendi aracımızla 2019, 2022 ve 2024 yıllarında yaptığımız ve her biri yaklaşık birer ay süren Balkan ülkeleri turlarımızın ikişer haftasını bu güzel diyarda geçirdik. Her seferinde Saraybosna’da apart daire kiraladık ve ülkenin farklı şehirlerini, görülmeye değer güzelliklerini görmek için ülke içi geziler yaptık. En baştaki intiba ve hissiyatımız canlılığını koruduğu için ilk fırsatta tekrar gitme arzumuzu muhafaza ediyoruz.

Bosna’nın tipik evlerinden biri

Bosna’nın tipik evlerinden biri

Ülke coğrafi olarak “Bosna” ve “Hersek” adındaki iki bölgeden oluşuyor. Nüfusun yaklaşık %50’si Boşnak, %30’u Sırp, %15’i ise Hırvat. Adriyatik Denizi’ne sadece 21 km uzunluğunda kıyısı var. Bu kıyı Hırvatistan topraklarını ikiye bölüyor. Hırvat yönetimi 2022 yılında 2,4 km uzunluğundaki Peljesac Köprüsü’nün açarak ülkelerinin iki parçasını karayolu ile birbirine bağladı. Böylece bu ikisi arasında seyahat eden Hırvat vatandaşları Bosna Hersek topraklarından geçme mecburiyetinden kurtuldu.

Sırp Cumhuriyeti'nin merkezi Banja Luka'da Kurtarıcı İsa Katedrali

Sırp Cumhuriyeti’nin merkezi Banja Luka’da Kurtarıcı İsa Katedrali

Bosna Hersek’in tarihine dair detaylara girmeye niyetim yok. Lakin belirtmem gerekir ki 1992-1995 yılları arasında yaşanan savaş sadece insanların psikolojilerini değil, ülkenin bugünkü halini de şekillendiren en önemli dönüm noktası. Savaşı bitiren Dayton Anlaşması ülkeyi iki devletçik ve bir özerk bölgeye ayırmış:

1- Ağırlıklı olarak Boşnak ve Hırvatların yaşadığı Bosna-Hersek Federasyonu,

2- Çoğunluğunu Sırp nüfusun oluşturduğu Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska),

3- Kuzeydeki Brcko Özerk Yönetimi.

Saraybosna'da Milli Kütüphane ve civarı

Saraybosna’da Milli Kütüphane ve civarı

Dayton Anlaşması ile dizayn edilen devlet yönetimi de oldukça karmaşık ve bizim alıştığımız sistemlerden çok farklı. Devlet başkanlığı konumunun 8 ayda bir dönüşümlü olarak el değiştirmesi, AB temsilcisinin yerine göre devlet başkanından daha fazla yetki sahibi olması gibi gariplikler söz konusu.

Tuzla'da Turalıbey Camii

Tuzla’da Turalıbey Camii

Bugün gelinen noktada üç etnik grubun bırakın etle tırnak olmayı, birlikte yaşamakta zorlandığı bir ülke var karşımızda. Bunun en temel sebeplerinden biri ortak aidiyet duygusunun tam olarak oluşmamış olması, etnik gruplardan özellikle ikisinin sırtlarını başka güçlere dayamış olmaları. Sırplar Sırbistan’dan (ve Rusya’dan), Hırvatlar ise Hırvatistan’dan (ve çeşitli Avrupa devletlerinden) güç alıyorlar. Akıllarının bir köşesinde gerektiğinde bu devletlerle birleşebileceklerine dair bir düşüncenin hep bulunduğu görülüyor. Boşnakların ise birleşebilecekleri başka bir “anavatan”ları yok. Türkiye başta olmak üzere çeşitli İslam ülkelerinden gördükleri uzaktan desteklerle yetinmek durumundalar.

Srebrenitsa Şehitliği'nde

Srebrenitsa Şehitliği’nde

Bu “iğreti” birlikteliği en somut haliyle Sırp bölgesinde görme imkânı var. Bu bölgede her yerde “Sırp Cumhuriyeti’ne hoş geldiniz” yazıları eşliğinde özerk yönetimin bayrağı dalgalanıyor. Hatta bazı yerlerde Sırbistan devletinin bayrağını görmek dahi mümkün. Buna mukabil ortak bayrağa, yani Bosna Hersek devletinin bayrağına ilaç için bile rastlanmıyor.

Başçarşı'da Kazancılık Sokağı

Başçarşı’da Kazancılık Sokağı

Balkanlar denince bizim vatandaşların aklına ilk gelen yer doğal olarak Bosna Hersek. Bu sebepten gerek turistik amaçla, gerekse yatırım ve ticaret amacıyla gelen çok sayıda Türk vatandaşını buralarda görmek mümkün. Özellikle ticari sahada bazı olumsuz örneklere zaman zaman rastlanıyor olsa da, iki toplum arasındaki gönül bağının halâ kuvvetli olmasının etkileri gözle görülecek kadar büyük. Her iki toplumun bırakın bu bağın kopmasını, zayıflamasına bile tahammülü olamaz.

Blagay (Alperenler) Tekkesi

Blagay (Alperenler) Tekkesi

Ülkenin farklı şehirlerinde gezerken Türk olduğumuzu öğrenen birçok Boşnak’ın bize yakınlık göstermesi, sohbet etmek istemesi bu gönül bağını ortaya koyması bakımından önemli. Aynı dili konuşamadığımız insanlarla gönül diliyle anlaştığımız çok olay yaşadık. Kısacası Balkanların tamamında olduğu gibi Bosna Hersek Türk olmanın keyfini ve imtiyazını bize yaşatan bir coğrafya.

Vişegrad'daki Drina Köprüsü

Vişegrad’daki Drina Köprüsü

Bazı ülkelerden ya da şehirlerden ayrılırken “acaba buraya bir daha gelir miyim?” sorusu takılır insanın zihnine. Cevabı gönlünüzden geçtiği şekliyle verirsiniz: “Hiç sanmam” veya “inşallah tekrar gelirim”. İşte Bosna Hersek bizim tekrar tekrar gelmekten bıkmadığımız, insanı, tabiatı, tarihi ve bütün sıcaklığıyla gönlümüzde farklı bir yer işgal eden bir toprak parçası.

Bu güzel topraklara ve onun güzel insanlarına müşterek veda sözümüzle –şimdilik– veda edelim: Allah’a emanet!

*******************

Bosna Hersek hakkındaki bu genel girişten sonra SARAYBOSNA, MOSTAR ve CİVARI, TRAVNİK ve CİVARI, SREBRENİTSA, TUZLA ve BANJA LUKA, VİŞEGRAD ve STOLATS yazılarım için tıklayın.

22 Yorumlar

  1. Meriç Albayrak

    Elinize emeğinize sağlık Sayın Valim Rabbim isteyen herkese bu Osmanlı topraklarını görmeyi nasip etsin inşallah ?❤️?

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Amin. İnşallah sen de gidip gezersin ata topraklarını…

      Yanıtla
  2. Halil Severcan

    Girişi okumak sabah kahvesi gibi geldi .

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Teşekkür ederim Halil abi. Kahveden sonra çaya da bekleriz…

      Yanıtla
  3. Zekai GÖNÜL

    Sayın Valim,
    Gezip gördüğünüz yerleri fotoğraflayıp çok güzel bir üslupla anlatmanız bizi adeta oralara götürüyor.
    Elinize, yüreğinize sağlık…

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok sağol Zekai abi. Selamlar…

      Yanıtla
  4. Mustafa Fırat

    Sayın Valim, Elinize emeğinize sağlık bir solukta okunan aydınlatıcı değerli bir yazı olmuş.
    Kolaylıklar diliyorum, selamlar

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Teşekkür ederim Mustafa Bey. Keyifli okumalar…

      Yanıtla
  5. Abdullah Korkmaz

    Sayın Valim,
    Saygıdeğer Abim,
    Öncelikle bir yaşam tarzı haline getirmiş olduğunuz seyahatleriniz için sizi yürekten kutluyorum.
    Söylemeye bile gerek yok: En iyisini yapıyorsunuz.
    Geride yaşadıklarımız ve yaptıklarımız kalır.
    Bu seyahatlerden elde ettiğiniz gözlemlerinizi titiz ve güzel bir anlatım ile bizler ile de paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.
    “Yazmak/yazabilmek” bizim insanımızın zor yapabildiği bir şey.
    Oysa, “söz gider yazı kalır”.
    Sevgili Abim
    Lütfen gezilerinize ve bunları bizimle de paylaşmaya devam edin.
    Sizi takdir ve gıpta ile takip etmeye devam ediyorum .
    Selam ve muhabbetle…

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Sevgili Kardeşim, bu güzel ve teşvik edici yorum için teşekkür ederim. İfade ettiğin gibi gezmek benim için bir yaşam tarzı haline geldi. Gezilerimi yazıya dökmek ise hem kendi kişisel hatıratımı oluşturmak, hem de gezen/gezemeyen insanlarla mütevazı bir paylaşımda bulunmak amacını taşıyor. Şu günlerde son yaptığım Özbekistan seyahatini yazmakla meşgulüm. İnşallah kısa zaman sonra bu sitede yayımlanmış olacak.
      İlgine tekrar teşekkür ederim. Selamlarımla…

      Yanıtla
  6. Âlim Barut

    Yine güzel bir seyahat yazısıyla karşılaştım. Ekleriyle birlikte teferruatlı bilgi kaynagım oldu.
    Zevkle okudum, bilmediğim çok şeyi öğrendim.
    Eline, kalemine sağlık kardeşim, yeni yazılarında buluşmak üzere….

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Sevgili Abim, yakın ilgine teşekkür ederim. Keyifli okumalar dilerim.

      Yanıtla
      • Murat ERASLAN

        Syn valim sebil vekuşlar olduğu yerdeyim
        Negüzel anlatmışsınız
        Gönlünüze sağlık

        Yanıtla
        • GezmeKeyfi

          Çok teşekkür ederim Murat Bey. Saraybosna’ya bizden selamlar. Keyifli gezmeler…

          Yanıtla
        • Anonim

          Selamınız başüstüne
          Mostar a daselamınızı iletiyorum Syn valim

          Yanıtla
          • GezmeKeyfi

            Eyvallah. Teşekkürler…

  7. Sadrettin uzun

    Muhteşem

    Yanıtla
  8. Ender Özbek

    Eline yüreğine sağlık.
    İlerde daha ayrıntılı bir rehber haline de getireceksin, sanırım.
    Kolay gelsin.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkürler Ender. Evet, sırada yeni yazılarımız var. Kısa sürede inşallah…

      Yanıtla
      • Yusuf Türker

        Eline sağlık değerli amcam sadece gezmemiş müthiş gözlemler yapmışın, bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. Sıkı bir takipçin olacağım

        Yanıtla
        • GezmeKeyfi

          Çok sağol Yusuf. İyi okumalar dilerim.

          Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir