Bosna Hersek Gezi Rehberi

Öylesine bizden ki…

BOSNA HERSEK

Yüce Yaradan’a yemin ederim ki köle olmayacağız.

Aliya İZZETBEGOVİÇ

5 Eylül 2020

Güncelleme: 4 Eylül 2022

Bosna Hersek’i anlatmaya bilmem nereden başlamalı?… Her köşesi bize ait olan, bizim de kendimizi ait hissettiğimiz bir coğrafyayı soğukkanlılıkla anlatmak ne mümkün? Nice hatıralar biriktirdiğimiz, ayrılırken gönlümüzün bir parçasını emanet ettiğimiz bu beldeyi bir gezi yazısına sığdırmanın imkânı var mı? Galiba denemekten başka çare yok…

Saraybosna'da Sebil ve kuşlar

Saraybosna’da Sebil ve kuşlar

Ülkeye 2013 yılında ilk gittiğimizde o kadar hoşumuza gitti ki, emekli olup buraya yerleşmek lâzım diye düşündük. Bu gerçekleşmesi zor bir hedefti, o yüzden bu hedefimizi gözden geçirerek yaz dönemlerinde bir süre kalmalıyız dedik. Bu dediğimizi sonradan iki sefer gerçekleştirdik.

Kovaçi Şehitliği'nde Aliya İzzetbegoviç'in kabri

Kovaçi Şehitliği’nde Aliya İzzetbegoviç’in kabri

Önce 2019’daki Balkan ülkeleri turumuz sırasında bu güzel diyarda iki hafta süreyle yaşama imkânını elde ettik. Daha sonra 2022 yılında çıktığımız Balkan turumuzda yine iki haftamızı Bosna Hersek’te geçirdik. Bu sürelerde ülkenin farklı şehirlerini, görülmeye değer güzelliklerini görmek için ülke içi geziler yaptık. En baştaki intiba ve hissiyatımız canlılığını koruduğu için ilk fırsatta tekrar gitme arzumuzu muhafaza ediyoruz.

Bosna’nın tipik evlerinden biri

Bosna’nın tipik evlerinden biri

Ülke coğrafi olarak “Bosna” ve “Hersek” adındaki iki bölgeden oluşuyor. Nüfusun yaklaşık %50’si Boşnak, %30’u Sırp, %15’i ise Hırvat. Adriyatik Denizi’ne sadece 21 km uzunluğunda kıyısı var. Bu kıyı Hırvatistan topraklarını ikiye bölmüş.

Sırp Cumhuriyeti'nin merkezi Banja Luka'da Kurtarıcı İsa Katedrali

Sırp Cumhuriyeti’nin merkezi Banja Luka’da Kurtarıcı İsa Katedrali

Bosna Hersek’in tarihine dair detaylara girmeye niyetim yok. Lakin belirtmem gerekir ki 1992-1995 yılları arasında yaşanan savaş sadece insanların psikolojilerini değil, ülkenin bugünkü halini de şekillendiren en önemli dönüm noktası. Savaşı bitiren Dayton Anlaşması ülkeyi iki devletçik ve bir özerk bölgeye ayırmış:

1- Ağırlıklı olarak Boşnak ve Hırvatların yaşadığı Bosna-Hersek Federasyonu,

2- Çoğunluğunu Sırp nüfusun oluşturduğu Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska),

3- Kuzeydeki Brcko Özerk Yönetimi.

Saraybosna'da Milli Kütüphane ve civarı

Saraybosna’da Milli Kütüphane ve civarı

Dayton Anlaşması ile dizayn edilen devlet yönetimi de oldukça karmaşık ve bizim alıştığımız sistemlerden çok farklı. Devlet başkanlığı konumunun 8 ayda bir dönüşümlü olarak el değiştirmesi, AB temsilcisinin yerine göre devlet başkanından daha fazla yetki sahibi olması gibi gariplikler söz konusu.

Tuzla'da Turalıbey Camii

Tuzla’da Turalıbey Camii

Bugün gelinen noktada üç etnik grubun bırakın etle tırnak olmayı, birlikte yaşamakta zorlandığı bir ülke var karşımızda. Bunun en temel sebeplerinden biri ortak aidiyet duygusunun tam olarak oluşmamış olması, etnik gruplardan özellikle ikisinin sırtlarını başka güçlere dayamış olmaları. Sırplar Sırbistan’dan (ve Rusya’dan), Hırvatlar ise Hırvatistan’dan (ve çeşitli Avrupa devletlerinden) güç alıyorlar. Akıllarının bir köşesinde gerektiğinde bu devletlerle birleşebileceklerine dair bir düşüncenin hep bulunduğu görülüyor. Boşnakların ise birleşebilecekleri başka bir “anavatan”ları yok. Türkiye başta olmak üzere çeşitli İslam ülkelerinden gördükleri uzaktan desteklerle yetinmek durumundalar.

Srebrenitsa Şehitliği'nde

Srebrenitsa Şehitliği’nde

Bu “iğreti” birlikteliği en somut haliyle Sırp bölgesinde görme imkânımız oldu. Bu bölgede her yerde Sırp Cumhuriyeti’nin, yani özerk yönetimin bayrağı dalgalanıyor. Hatta bazı yerlerde Sırbistan devletinin bayrağını görmek dahi mümkün. Buna mukabil ortak bayrağa, yani Bosna Hersek devletinin bayrağına ilaç için bile rastlanmıyor. Son seyahatimizde Karadağ tarafından girdiğimiz sınır bölgesinde ne Bosna Hersek devletinden, ne de bayrağından bir iz vardı. “Sırp Cumhuriyeti’ne hoş geldiniz” yazıları eşliğinde Sırp bölge yönetiminin bayrakları arzıendam ediyordu.

Başçarşı'da Kazancılık Sokağı

Başçarşı’da Kazancılık Sokağı

Balkanlar denince bizim vatandaşların aklına ilk gelen yer doğal olarak Bosna Hersek. Bu sebepten gerek turistik amaçla, gerekse yatırım ve ticaret amacıyla gelen çok sayıda Türk vatandaşını buralarda görmek mümkün. Özellikle ticari sahada bazı olumsuz örneklere zaman zaman rastlanıyor olsa da, iki toplum arasındaki gönül bağının halâ kuvvetli olmasının etkileri gözle görülecek kadar büyük. Her iki toplumun bırakın bu bağın kopmasını, zayıflamasına bile tahammülü olamaz.

Blagay (Alperenler) Tekkesi

Blagay (Alperenler) Tekkesi

Bu gezi rehberinde Bosna Hersek’te kendi gezdiğimiz yerleri ilgili sayfalarda anlatmaya gayret ettim. Ayrı bir sayfa yapmadığım için 2019’daki dönüş yolculuğumuz sırasında mola verdiğimiz Vişegrad (Višegrad)’daki bir sanat eserinden kısaca bahsetmek isterim: Drina Köprüsü. Bu küçük kasabanın girişinde karşımıza çıkan köprü gerçekten görmeye değer. Köprü, Mimar Sinan tarafından 1571-1577 yılları arasında Sokollu Mehmed Paşa adına inşa edilmiş. Nobel ödüllü Bosnalı yazar İvo Andriç’in “Drina Köprüsü” adlı romanına da ilham kaynağı olmuş.

Vişegrad'daki Drina Köprüsü

Vişegrad’daki Drina Köprüsü

Vakti ve imkânı olup da daha kapsamlı gezebilecek olanlar için ülkenin başka bölgeleri de seyahat programına dâhil edilebilir. Kent merkezlerine ilaveten kırsal alanlar, köyler, doğal güzelliğin zirve yaptığı milli parklar ve şelaleler de gezi listesine eklenebilir.

Mostar Köprüsü

Mostar Köprüsü

Bazı ülkelerden ya da şehirlerden ayrılırken “acaba buraya bir daha gelir miyim?” sorusu takılır insanın zihnine. Cevabı gönlünüzden geçtiği şekliyle verirsiniz: “Hiç sanmam” veya “inşallah tekrar gelirim”. İşte Bosna Hersek bizim tekrar tekrar gelmekten bıkmadığımız, insanı, tabiatı, tarihi ve bütün sıcaklığıyla gönlümüzde farklı bir yer işgal eden bir toprak parçası.

Bu güzel topraklara ve onun güzel insanlarına müşterek veda sözümüzle –şimdilik– veda edelim: Allah’a emanet!

*******************

Bosna Hersek hakkındaki bu genel girişten sonra SARAYBOSNA, MOSTAR ve CİVARI, TRAVNİK ve CİVARI, SREBRENİTSA, TUZLA ve BANJA LUKA yazılarım için tıklayın.

6 Yorumlar

  1. Âlim Barut

    Yine güzel bir seyahat yazısıyla karşılaştım. Ekleriyle birlikte teferruatlı bilgi kaynagım oldu.
    Zevkle okudum, bilmediğim çok şeyi öğrendim.
    Eline, kalemine sağlık kardeşim, yeni yazılarında buluşmak üzere….

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Sevgili Abim, yakın ilgine teşekkür ederim. Keyifli okumalar dilerim.

      Yanıtla
  2. Sadrettin uzun

    Muhteşem

    Yanıtla
  3. Ender Özbek

    Eline yüreğine sağlık.
    İlerde daha ayrıntılı bir rehber haline de getireceksin, sanırım.
    Kolay gelsin.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkürler Ender. Evet, sırada yeni yazılarımız var. Kısa sürede inşallah…

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.