Bahreyn Gezi Rehberi

İki deniz, bir ülke…

BAHREYN

21 Kasım 2020

Bahreyn Arapça’da “iki deniz” anlamına geliyor. Bu ismin verilmesinde tatlı ve tuzlu suyun birleşip birbirine karışmamasını ifade eden Kur’an ayetlerinden ilham alındığı anlaşılıyor. Bahreyn, isminin çağrıştırdığı üzere bir deniz ve ada ülkesi. Toplam 33 adadan müteşekkil. Bunların sadece üçünde yerleşim var.

Manama bölgesinin genel manzarası

Manama bölgesinin genel manzarası

Burası Basra Körfezi’nde, Suudi Arabistan sahilinin 24 km açıklarında bulunan çok küçük bir ülke. Türkiye’nin en küçük yüzölçümüne sahip ili olan Yalova’dan dahi küçük. Ama toplamda 1,6 milyon nüfusu var. Bu nüfusun yaklaşık yarısı yerli, diğer yarısını ise Hindistan, Bangladeş, Pakistan, İran, Filipinler ve Afrika’dan gelen göçmen işçiler oluşturuyor. Yerlilerin tamamı, toplam nüfusun ise %70’i Müslüman.

Manama'nın daha geleneksel semtleri. Ortada mezarlık.

Manama’nın daha geleneksel semtleri. Ortada mezarlık.

Bahreyn, özellikle petrolün sağladığı zenginlik dolayısıyla ekonomik olarak oldukça iyi durumda. Kişi başına düşen gelir 25 bin dolar civarlarında. Özellikle işçi sınıfının gelir düzeyinin düşüklüğü dikkate alınınca, yerli Bahreynlilerin bu ortalamanın çok daha üzerinde bir maddiyat sahibi oldukları anlaşılıyor. Siyasette olmasa da ekonomide oldukça liberal bir memleket.

Kur'an Evi'nin vitraylı ve ayetli tavan süslemesi

Kur’an Evi’nin vitraylı ve ayetli tavan süslemesi

Osmanlı’nın Bahreyn’le ilk münasebeti, 16. asırda yönetimini Portekizlilerden alarak bir üs kurmasıyla başlıyor. Ama bu durum fazla sürmüyor. Sonraki dönemlerde Portekizliler, İranlılar, Araplar ve İngilizler yoğun bir güç mücadelesi içerisine giriyorlar. Osmanlı o tarihlerde hep sahnede, ama bölgede tam bir hâkimiyet kurabildiğini söylemek güç. Nitekim 19. asır Osmanlı Devleti’nin İngilizlere karşı hâkimiyet iddiaları ile geçiyor. Bahreyn yönetimi de her vesileyle Osmanlı’ya bağlı olduğunu deklare ediyor. Fakat güç dengelerinin değişmesiyle Osmanlı Devleti 1913’te Bahreyn’i İngilizlere tamamen terk etmek zorunda kalıyor.

Manama manzarası. Sivri görünümlü ikiz kule Dünya Ticaret Merkezi.

Manama manzarası. Sivri görünümlü ikiz kule Dünya Ticaret Merkezi.

Esasen Arap Yarımadası’nda Osmanlı’nın en fazla önem verdiği topraklar, Haremeyn’in, yani Mekke ve Medine’nin de içinde bulunduğu Hicaz bölgesi ile Kızıldeniz’in girişini kontrol eden Yemen bölgesi olmuş. Bulunduğu konum dolayısıyla belli bir stratejik değere sahip olsa da, henüz petrolden söz edilmeyen dönemlerde Bahreyn’in Osmanlı Devleti için en öncelikli coğrafyalardan biri olmadığı anlaşılıyor.

Kur'an Evi'nde Türk işi mihrap

Kur’an Evi’nde Türk işi mihrap

Bahreyn’in İngilizlerden bağımsızlığını ilan ettiği tarih 1971. Yönetimde yüzyıllardır aynı sülale bulunuyor olsa da, devlet oldukça genç. Daha önce bir Emirlik olan devlet yapısı, 2002’de Krallık’a dönüştürülüyor.

Bahreyn'den bir cadde görüntüsü

Bahreyn’den bir cadde görüntüsü

Ülkenin en büyük adası, Başkent Manama’nın da yer aldığı Bahreyn Adası. Nüfusun büyük bölümü bu adada yaşıyor. Yerleşim olan diğer adalar ise havaalanının da bulunduğu Muharrak Adası ile Sitra Adası.

Manama'da deniz doldurularak elde edilen kıyı yapıları

Manama’da deniz doldurularak elde edilen kıyı yapıları

Bahreyn’e 2005 ve 2012 yıllarında olmak üzere iki seyahatim oldu. Bunlar resmi sebeplerle yaptığım seyahatlerdi, fakat yine de etrafı görmeye ve tanımaya fırsatım oldu.

Fatih Camii

Fatih Camii

İkinci seyahatimde ülkede Arap Baharı eylemleri vardı. Bahreyn’de nüfusun çoğunluğunu oluşturan Şii kesim, İran’ın da teşvikiyle yönetime karşı ayaklanıyor, Sünni yönetim ise bu eylemleri bastırmakla uğraşıyordu. Türkiye ile iyi ilişkileri olan yönetici kesimde o günlerde şöyle bir hissiyatın bulunduğunu gördüm: “Eğer Bahreyn’in başına bir musibet gelirse, Türkiye Cumhuriyeti gelip buna müdahale eder”… Yoruma açık…

Manama'da bir AVM

Manama’da bir AVM

Bölgenin sıcak iklimi, güzel sahilleri, kaliteli otelleri ve ülkenin kozmopolit özelliği dolayısıyla farklı coğrafyalardan çok sayıda turist Bahreyn’i tercih ediyor. Bütün bu sebeplere bir de hayat tarzına, giyim-kuşama ve yeme-içmeye yönelik bir kısıtlamanın olmamasını ilave etmemiz lazım.

Kral Fahd Geçidi

Kral Fahd Geçidi

Bahreyn’de görülmesi gereken yerlerden biri, Suudi Arabistan’la Bahreyn arasındaki Kral Fahd Geçidi. 1982-1986 yıllarında denizin üzerine inşa edilmiş 25 km uzunluğunda bir karayolu burası. Belirli bölgelerde yükseltilerek gemilerin geçişine imkân sağlanmış. Geçidin orta yerinde deniz doldurularak birbirinin aynısı iki adacık kurulmuş. Bu adacıkların biri Bahreyn’in, diğeri ise Suudi Arabistan’ın pasaport, gümrük vb işlemleri için kullanılıyor.

Bahreyn'a ait bu adacığın aynısı geçidin Suudi Arabistan tarafında da var.

Bahreyn’e ait bu adacığın aynısı geçidin Suudi Arabistan tarafında da var.

Diğer kullanım amaçlarına ilaveten bu geçit sayesinde zengin Suud’lar hafta tatillerini Bahreyn’de geçiriyorlarmış. Söylendiğine göre Suudi Arabistan’dan gelen bazı aileler, pahalı otellere yerleştikten sonra kendi ülkelerinde yasak olan bazı şeyleri burada yapıyorlarmış. Erkekler alkol ve kumarla, kadınlar araba kullanarak, bir de lüks AVM’lerde alışveriş yaparak vakitlerini geçiriyorlarmış. Başkent Riyad’ın Bahreyn’e sadece 465 km mesafede, araçların son derece lüks, petrolün çok ucuz, paranın ise gani olduğunu düşününce mesele daha da aydınlanıyor.

Denizin çılgınca doldurulduğunun resmi

Denizin çılgınca doldurulduğunun resmi

Denizi doldurmaktan söz ettik. Bahreyn’in pek çok yerinde deniz doldurularak yeni bölgeler meydana getirilmiş. Ülke zaten çok küçük ve umumiyetle düzlük. En yüksek yeri ancak 134 m rakımlı bir tepe. Bu nedenle denizi dolduracak kaya ve taşın nereden temin edildiği bile merak konusu. Nitekim Kral Fahd Geçidi’nin yapımında kullanılan malzemenin tamamının Suudi tarafından getirildiği ifade edildi.

Deniz doldurularak elde edilen iki bölge. Google Maps uydu görüntüleri.

Deniz doldurularak elde edilen iki bölge. Google Maps uydu görüntüleri.

Denizin doldurulması ile elde edilen yerler sadece liman, tersane gibi zorunlu kıyı yapıları değil; basbayağı yeni semtler, konutlar ve iş merkezleri. Hava fotoğraflarında gayet yakışıklı çıkan ucube alanlar. Bu akımın en uçuk örneklerine Dubai’de rastlanıyor. Hatırlanacağı üzere Dubai’de deniz doldurularak iki adet palmiye ve bir de dünya haritası görünümlü dev mahalleler oluşturulmuş. Bahreyn de aynı yolu izliyor. Belki rekabet etmeye çalışıyor. Fakat tabiata karşı bu şımarıkça gövde gösterisine tabiatın daha ne kadar tahammül edeceğini ve sonuçta nasıl bir karşılık vereceğini zaman gösterecek.

Kur'an Evi'nde sergilenen bir Kur'an-ı Kerim nüshası. Maalesef camekân parlamış.

Kur’an Evi’nde sergilenen bir Kur’an-ı Kerim nüshası. Maalesef camekân parlamış.

Bahreyn’i ziyaret edenlerin mutlaka görmesi gereken bir yer Kur’an Evi (Beyt el-Kur’an) adındaki yer. Burayı hem bir sergi, hem de müze olarak tanımlamak mümkün. 8. asırdan bu yana dünyanın birçok yerinden getirilmiş el yazması Kur’an nüshaları sergileniyor. Bunlar arasında çok büyük ya da çok küçük boyutlarda yazılmış nüshaların yanı sıra farklı dillerdeki mealler de mevcut.

Fatih Camii

Şehir surlarından bir başka görüntü

Kur’an Evi’nin tasarımı da gayet kullanışlı. Adeta bir engelli rampası gibi dizayn edilmiş. Sergilenen eserlere bakarken eğimli bir güzergâhta ilerliyor, böylece adım adım daha üst katlara çıkmış oluyorsunuz.

Kral Fahd Geçidi'nin ortasında Bahreyn'e ait adacıktaki kuledeyiz.

Kral Fahd Geçidi’nin ortasında Bahreyn’e ait adacıktaki kuledeyiz.

Manama şehrinde bulunan Fatih Camii (Mescid el-Fatih) veya diğer adıyla Fatih Ulu Camii, görkemli yapısıyla ziyaretçilerin sıkça uğradığı bir eser. İsmini bugünkü kraliyet ailesinin atalarından olan ve Bahreyn Fatihi sayılan Ahmed el-Fatih’ten almış. 1987 yılında yapımı tamamlanan ve 7 bin kişilik kapasitesiyle dünyanın en büyüklerinden olan caminin külliyesi içerisinde Bahreyn Milli Kütüphanesi de bulunuyor.

Bahreyn Kapısı'nın bir görüntüsü

Bahreyn Kapısı’nın bir görüntüsü

Bahreyn’de hem geleneksel çarşılar, hem de modern AVM’ler var. Bunların yan yana bulunduğu bir bölgede yer alan Bahreyn Kapısı (Bab el-Bahreyn), geçmiş yıllarda Bahreyn’in deniz girişi ve Bahreyn ticaretinin kalbi olması dolayısıyla bu adı almış. Zamanla denizin doldurulması neticesinde denizle bağı kesilmiş.

Manama Çarşısı'nda geleneksel ortam

Manama Çarşısı’nda geleneksel ortam

Görüldüğü üzere bir Bahreyn ziyaretinde öncelikle gezilebilecek yerler yakın tarihin ürünü olan eserler. Oysa bu bölgede asırlardır yerleşim olduğu biliniyor. Kadim dönemlere ait eserlerin çoğu, zamanın gadrine uğramış. Her şeye rağmen görülmeye değer olanlar var.  Programımız müsaade etmediği için biz gidemedik ama resimlerinden gördüğümüz kadarıyla Bahreyn Kalesi ve Arat Kalesi, Bahreyn’e yolu düşenlerin uğraması gereken mekânlardan.

6 Yorumlar

  1. Mehmet Dönmez

    Ben ancak okuyabildim.
    Elinize ve kaleminize sağlık.
    Teşekkür ederim.
    Böylece hiç bilmediğimiz bir ülkeden Sizin sehil, akıcı üslubunuzla epey bilgi sahibi olduk.
    Modern Araplarda biraz hoyratlık var gibi. Doğal güzelliği epey hırpalamışlar.
    Ne yapalım onların tercihi.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Tabiata bu kadar müdahale gerçekten de hoyratlık. Sırf para ve teknolojinin gücü ile yapılan şeylerin kültürel derinliği olmuyor. İlginize ve güzel yorumunuza teşekkürler…

      Yanıtla
  2. F.T

    🧿🧿🧿

    Herzamanki güzellikte olmuş, akıcı, sürükleyici, anlaşılır..

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      🙏🌹🍀 Çok sağol. Hemen okumuşsun…

      Yanıtla
    • MT

      Çok güzel yazılmış. Faydalandık. Teşekkürler.

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.