Azerbaycan Gezi Rehberi

Odlar yurdu…

AZERBAYCAN

İLGİLİ SAYFA:

– Bakü

 

Bir ananın iki oğlu,

Bir amalın iki qolu.

O da ulu, bu da ulu

Azərbaycan-Türkiyə.

Bahtiyar VAHAPZADE

1 Kasım 2020

ÇOCUKLUK ve gençlik yıllarımızın geçtiği 70’li ve 80’li yıllarda içimizdeki bir özlemdi Azerbaycan. Kan kardeşlerimizin yaşadığı diyardı, baskı ve zulüm altında dahi milli benlik ve kimliğinden taviz vermeyen… Bize ait, ama gidemediğimiz o topraklara duyduğumuz özlemi çok sevdiğimiz ve dinlerken duygulandığımız “Azerbaycan türküleri” ile, “mahnı”larla, “muğam”larla gidermeye çalışıyorduk…

Televizyon Kulesi'nden tarihi İçeri Şeher ve civarı

Televizyon Kulesi’nden tarihi İçeri Şeher ve civarı

1990’lara gelindiğinde baskı ve zulüm devri kapanıyor, “azadlık” devri açılıyordu Azerbaycan yurdunda. Azerbaycan tarihindeki ilk Türk devleti 1918 yılında kurulan, lâkin 1920’deki Rus Kızıl Ordusu’nun işgaline kadar sadece iki yıl yaşayabilen Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti idi. Takvimler 18 Ekim 1991’i gösterdiğinde Azerbaycan yeniden bağımsız bir devlet haline geliyordu; hem Azerbaycan’da, hem Türkiye’de bir bayram havası estirerek.

1990'da Ruslar tarafından şehit edilenlerin Bakü Şehitliği'ndeki kabirleri

1990’da Ruslar tarafından şehit edilenlerin Bakü Şehitliği’ndeki kabirleri

Fakat çok geçmeden bu bayramın tadını kaçıracak gelişmeler yaşanmaya başladı: Azerbaycan’ın Yukarı Karabağ bölgesinde bugüne kadar sürecek olan Ermeni işgali, Türkiye’de ise gittikçe artan PKK terörünün ülkeyi iyiden iyiye içe kapatması. Bu satırların yazıldığı günlerde Ermenilerin saldırıları üzerine başlayan çatışmalarda Azerbaycan Ordusu Dağlık Karabağ’ı adım adım “azadlığa” kavuşturuyordu. Dileriz çok sürmeden Karabağ bölgesi işgalden tamamen kurtulur ve asli sahibine iade olur.

İçeri Şeher'de süvariler

İçeri Şeher’de süvariler

AZERBAYCAN “Ateşler Ülkesi” ya da “Ateş Diyarı” namıyla maruf. Orijinal ifadesiyle “Odlar Yurdu”. Bazı yerlerde sürekli yanan ateşler varmış. Bu özelliği dolayısıyla, geçmişte bu topraklarda hüküm sürmüş bulunan ve ateşperest bir topluluk olan Zerdüştiler için kutsal bir bölge haline gelmiş. Bakü’ye 30 km mesafedeki Ateşgâh, yani Ateş Tapınağı, Zerdüştiler ve onların bir kolu olan Mecusiler için dünyadaki üç büyük hac merkezinden biri haline gelmiş.

Neftçiler Prospekti (Petrolcüler Bulvarı), Bakü Bulvarı ve Liman

Neftçiler Prospekti (Petrolcüler Bulvarı), Bakü Bulvarı ve Liman

Bir petrol ve doğalgaz ülkesinin arazisinde yüzlerce yıldır yanan ateşin herhangi bir gizem taşımadığını bugün artık biliyoruz. Asıl büyük gizem, petrol ve doğalgaz zengini olmayan bir ülkede, Antalya Kemer’in Çıralı bölgesindeki Yanartaş’ta taşların nasıl olup da asırlardır yanmaya devam ettiği. Bugünkü bilgilere sahip olunmayan dönemlerde Azerbaycan’da yanan ateşte olağanüstülük gören Mecusiler bu ateşe tapmışlar. Antalya’da yanan ateşte olağanüstülük gören Antik Yunanlar ise ağzından ateşler saçan canavar Chimera’nın yerin altına gömüldüğü ve oradan ateş saçmaya devam ettiği efsanesine sığınmışlar.

Şirvanşahlar Sarayı ve Alev Kuleleri

Şirvanşahlar Sarayı ve Alev Kuleleri

Tarihi, coğrafi ve demografik açıdan bakıldığında “Azerbaycan”, bugünkü Azerbaycan Cumhuriyeti’nin siyasi sınırlarının çok ötesine taşan bir bölgeyi ifade ediyor. Dünyanın birçok yerinde Azerbaycan Türkleri’ne rastlamak zaten mümkün ise de en büyük kitle İran’da bulunuyor. Yaygın kanaate göre 70 milyonluk İran nüfusunun yaklaşık üçte birini Azerbaycan Türkleri teşkil ediyor. Azerbaycan’daki nüfusun katbekat fazlası anlamına geliyor bu.

Azadlık Meydanı'na nazır Hükümet Evi

Azadlık Meydanı’na nazır Hükümet Evi

Tarihi kaynaklara baktığımızda “Azerbaycan” diye adlandırılan bölgenin, bugünkü İran’ın da önemli bir bölümünü ihtiva eden geniş bir coğrafyaya tekabül ettiğini görüyoruz. Tarihi olarak bugünkü Azerbaycan’ın “Şimalî Azerbaycan”, İran topraklarında kalan kısmın ise “Cenubî Azerbaycan” olarak anıldığını hatırlatmak isterim.

Şair ve Gazelhan Aliağa Vahid'in heykeli

Şair ve Gazelhan Aliağa Vahid’in heykeli

Nitekim İran’ın eyaletlerinin ikisi “Azerbaycan” adını taşıyor. Hakkâri’de görev yaparken sık sık gittiğim Urumiye Batı Azerbaycan eyaletinin, Tebriz ise Doğu Azerbaycan eyaletinin başşehri. Halkın Türkçe konuştuğunu söylemeye gerek var mı bilmiyorum.

Şehitlik Camii ve Alev Kuleleri

Şehitlik Camii ve Alev Kuleleri

Bununla ilgili yaşadığım bir hoşluğu paylaşayım. Hakkâri’ye atanmamın akabinde Urumiye’den hayırlı olsun ziyaretine gelen komutana içecek ikram etmek istedim. Tercümana “sor bakalım, komutan ne içer” dedim. Tercüman da komutana dönerek benim sorumu “yani diyir ki ne içersiz?” şeklinde tercüme (!) etti…

İçeri Şeher'i çevreleyen surlar

İçeri Şeher’i çevreleyen surlar

Azerbaycan’da konuşulan Türkçe’nin bizim konuştuğumuz Türkçe’den daha otantik, daha özgün olduğu biliniyor. Azerbaycan’da gördük ki, TV ve internetin etkisiyle özellikle bazı kelimelerin seçiminde Türkiye Türkçesi’ne doğru bir eğilim ve dönüşüm var. Bir de bizimle konuşan Azerbaycanlıların bizim lehçeye yakın bir Türkçe kullanmaya gayret ettiklerine şahit olduk.

Şirvanşahlar Sarayı'nda

Şirvanşahlar Sarayı’nda

Bu vesileyle belirtelim, Türkiye’de duymaya alıştığımız “Azeri” ya da “Azerice” kelimeleri doğru bir kullanım değil. İlber Ortaylı’ya göre “Azeriler” diye adlandırılan küçük bir etnik grup var ama bunların Azerbaycan Türkleri ile ilgisi yok. Azerbaycan Türkleri’ne “Azeri” denmesi, dönemin böl-yönet ekseninde geliştirilmiş Stalin politikalarının bir ürünü…

İçeri Şeher'de bir başka poz

İçeri Şeher’de bir başka poz

Dolayısıyla bu seyahat yazımda ben de “Azeri” ve “Azerice” gibi yanlış kullanımlardan kaçınacağım. “Azerbaycanlı”, “Azerbaycan Türkleri” ya da “Azerbaycan Türkçesi” gibi doğru ifadeleri kullanacağım. Nitekim yıllar önce bir İran heyetiyle yaptığımız toplantıda tercümanlık yapan hanımefendiye “siz Azeri’siniz galiba” deme gafletinde bulunduğumda beni “biz Türk diyoruz” şeklinde nazikçe düzeltmişti.

Devlet Bayrağı Meydanı ve Kristal Salon

Devlet Bayrağı Meydanı ve Kristal Salon

AZERBAYCAN’IN bugünkü görünümünde 70 yıllık Sovyet döneminin açık izlerine şahit olmak mümkün. Şehircilik ve mimarideki Sovyet etkisinin bir zararı yok. Ancak Azerbaycan tekrar bağımsızlığına kavuşunca görüldü ki bu 70 yıllık dönem dilde, kültürde, hayat tarzında ve İslamiyet’in yaşanışında ciddi tahribata yol açmış.

Şehitlik'teki abide ve ortasında yanan "Ebedi Ateş"

Şehitlik’teki Abide ve ortasında yanan “Ebedi Ateş”

Her şeye rağmen Azerbaycan, Türk cumhuriyetleri arasında Türkiye’ye en yakın duran ülke. Azerbaycan Türkleri, kardeşlik hukukumuzu doya doya yaşadığımız, varlıkları ile güç bulduğumuz can kardeşlerimiz. Allah’tan dilerim ki ilelebet payidar olsunlar.

*******************

Azerbaycan’a dair bu genel girişten sonra BAKÜ hakkındaki seyahat yazım için tıklayın.

8 Yorumlar

  1. Latife baydemir

    Karabağda savaş olduğu şu günlerde Azerbaycan’lı kardeşlerimiz için güzel bir dokunuş olmuş.Azerbaycan’ın her noktasında Türk mührü var ,Ruslar ne kadar zulüm yaparsa yapsın özlerini kaybetmemişler,hala Türk ve hala Türkiye sevdalısı insanlardan müteşekkil.İçimizi titreten çırpınırdı Karadeniz türküsü de Azerbaycan Türkü Ahmed Cevad’a ait. Bu arada gezi resimleri hoş, anlatım sıcak olmuş tıpkı odlar yurdu gibi, teşekkür ederiz.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Gerçekten her Türk vatandaşı için Azerbaycan ve Azerbaycan’a dair her şey çok özel. İlgin ve güzel yorumun için teşekkürler…

      Yanıtla
  2. Mehmet Dönmez

    👍👍👍👏👏👏🌹🌷🌺💐

    Yanıtla
    • Anonim

      Güzel bir yazı olmuş okumaya devam edeceğim inşallah.Resimlerde guzel

      Yanıtla
      • GezmeKeyfi

        Çok teşekkür ederim. Selamlar…

        Yanıtla
  3. Anonim

    💯🏅🥉

    Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.