Özel Dosya

İRAN

 

 

Tebriz'deki meşhur Gök Mescid

Tebriz’deki meşhur Gök Mescid

8 Mayıs 2021

İran Türk tarihini, dilini ve kültürünü doğrudan etkilemiş kadim komşumuz. Bazen komşuluk hukuku ve din kardeşliğinde ittifak ederek sulh-u sükûn içinde geçinip gittiğimiz, ama hiç olmadık zamanlarda hasmane tavır görüp kapıştığımız bir komşu. Türkiye için İran’ı tanımak çok önemli. Öyle ki İran’ı anlamadan yaşadığımız bölgenin dinamiklerini çözmek ihtimal dışıdır.

Tahran'da yeni tip yapılaşma

Tahran’da yeni tip yapılaşma

Türklerin Anadolu’ya gelmelerinden çok önce, daha 10. asırdan itibaren bugünkü İran toprakları dönem dönem Gazneliler, Selçuklular, Harizmşahlar, Safeviler gibi Türk devletlerinin yönetimi altına giriyor. Bu yüzden İran’da Türklerin mirası olan çok sayıda esere rastlamak mümkün.

Arg-e Tebriz, yani Tebriz Kalesi bir İlhanlılar dönemi eseri

Arg-e Tebriz, yani Tebriz Kalesi bir İlhanlılar dönemi eseri

Ayrıca 83 milyonluk ülke nüfusunun kabaca üçte birini Türkler oluşturuyor. Etnik bakımdan çok parçalı olan İran toplumunu bir arada tutan en önemli çimentonun Şia inancı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Tepeden Urumiye manzarası

Tepeden Urumiye manzarası

Tanıdığım İranlılarda oldukça ilginç bir karakter yapısı ve tavır gözlediğimi söylemem lazım. Mesela bir münazara sırasında kendilerinin haklı ya da üstün olduğu bir konuyu sonuna kadar gündemde tutar, onunla sizi ezmeye gayret ederler. Haksız ya da geri oldukları dallara ise hiç basmak istemezler. Başkalarına karşı daima bir üstünlük kurma endişesi içinde, kuyruğu hep dik tutmanın derdindedirler. Bir başka deyişle üstü örtülü ya da açık bir kibir görüntüsü alırsınız.

Milad Kulesi, nam-ı diğer Tahran Kulesi, 435 m yüksekliği ile İran'ın en yüksek binası. İçerisinde konferans merkezi, AVM, spor merkezi gibi bölümler mevcut.

Milad Kulesi, nam-ı diğer Tahran Kulesi, 435 m yüksekliği ile İran’ın en yüksek binası. İçerisinde konferans merkezi, AVM, spor merkezi gibi bölümler mevcut.

Bu üstünlük iddiasına örnek olmak üzere bana Samand marka otomobilden nasıl bahsettiklerini hatırlıyorum. Tamamen “yerli ve milli” İran malı olduğunu defalarca vurgulayarak öyle bir anlattılar ki, karşıma Mercedes veya BMW’nin en pahalı modellerine benzer bir şey çıkacak sanmıştım. Araçla karşılaşınca bizim Tofaş Şahin’den sadece bir gömlek iyi olduğunu hayretle gördüm. Benzer bir hayal kırıklığını “İran’ın en kalitelisi” diye methederek götürdükleri porselen mağazasında da yaşadım. Kaba saba, bizdeki pazar işi tabak çanağa benzer şeylerdi…

Urumiye'de bir hediyelik eşya dükkanı. Dikkat edin, içinde kaybolmayın...

Urumiye’de bir hediyelik eşya dükkanı. Dikkat edin, içinde kaybolmayın…

Bu kibir halinin lisanlarına da yansıdığı görmek mümkün. Hiç Farsça bilmeseniz bile kullanılan üslubun ne derece üst perdeden olduğunu hissedersiniz. Buna mukabil aynı dil ve üslup, edebi sanatların icrasına son derece müsaittir. Farsça okunan bir şiir veya topluluğa hitaben irat edilen bir nutuk, bu dili hiç bilmeyenleri bile sarsacak bir belagat ve tesir gücü taşır.

Tebriz'in Gök Mescid'inin girişindeki süslemeler

Tebriz’in Gök Mescid’inin girişindeki süslemeler

İran’a ilk gidişim 2006 yılında oldu. Ankara’dan özel bir uçakla gittiğimiz Tahran’da bir gece kalıp döndük. Resmi programlardan şehri görmeye yeterli zamanı ayırabildiğimi söyleyemem. 2009 yılından itibaren ise Hakkâri’deki görevim sırasında sınırımızın öbür tarafındaki Urumiye ve Tebriz şehirlerine müteaddit gidiş gelişlerim oldu.

Tahran'da trafik yoğunluğu

Tahran’da trafik yoğunluğu

Başkent Tahran 9 milyon nüfusu ile oldukça büyük ve kozmopolit bir metropol. Ama merkezi semtlerindeki yoğunluk ve düzensizlik sanki daha kalabalık bir kentmiş intibaı veriyor. Trafik hep yoğun, insanlar sürekli hareket halinde. Şehrin genel görünümü maalesef pek iç açıcı değil. Düzensiz şehirleşme ve betona boğulmuş mahalleler bizim olduğu gibi onların da sorunu.

Tahran Büyükelçilik konutunun girişindeki kitabeler. Üstte: Bu Büyükelçilik konutu Sultan II. Hamid Han’ın emriyle Osmanlı Büyükelçisi Fahri tarafından inşa ettirilmiştir. Altta: Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye.

Tahran Büyükelçilik konutunun girişindeki kitabeler. Üstte: Bu Büyükelçilik konutu Sultan II. Hamid Han’ın emriyle Osmanlı Büyükelçisi Fahri tarafından inşa ettirilmiştir. Altta: Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye.

İran’ın genelinde olduğu gibi Tahran’da da kadınlar iş hayatında çok faal durumdalar. Birçok sektörde ve günlük hayatın her kademesinde yüksek bir görünürlük halindeler. Araç kullanan kadınlara trafikte sıklıkla rastlanıyor. Kadınlar için örtünmek yasal bir zorunluluk. Kara çarşaflılar da var, mecburiyet icabı örtünenler de. Yarım yamalak örttükleri başlarından boyalı saçları görünen, bol makyajlı ve bol süslü, oldukça rahat giyimli çok sayıda kadın görmek mümkün.

Eskiden Urumiye’nin çarşı-pazarına bitişik olduğu için Bazar Başı Camii denilen bu cami 1972 yılında yeniden inşa edilerek Azam Camii adını almış

Eskiden Urumiye’nin çarşı-pazarına bitişik olduğu için Bazar Başı Camii denilen bu cami 1972 yılında yeniden inşa edilerek Azam Camii adını almış

Türkiye sınırının tamamı Batı Azerbaycan eyaletine ait. Başşehri Urumiye. Bu eyaletin devamında ise Doğu Azerbaycan eyaleti var. Onun başşehri ise Tebriz. Adlarından da anlaşılacağı üzere bu iki eyaletin nüfusunu ağırlıklı olarak Azerbaycan Türkleri meydana getiriyor. Azerbaycan Türkçesi konuşuluyor. Dolayısıyla gittiğiniz zaman anlaşamama gibi bir sorun yaşamazsınız.

Tebriz'in mesire yerlerinden Şah Gölü, İran Devrimi sonrası El (Halk) Gölü adını almış

Tebriz’in mesire yerlerinden Şah Gölü, İran Devrimi sonrası El (Halk) Gölü adını almış

Bu mevzuda yaşadığım ve Azerbaycan yazımda da anlattığım bir hoşluğu burada bir kez daha paylaşayım: Hakkâri’ye atanmamın akabinde Urumiye’den hayırlı olsun ziyaretine gelen komutana akşam yemeği sonrası içecek ikram etmek istedim. Tercümana “sor bakalım, komutan ne içer” dedim. Tercüman da komutana dönerek benim sorumu tercüme (!) etti: “Yani diyir ki ne içersiz”…

Urumiye Belediye binası

Urumiye Belediye binası

Geçen asrın başlarında kısa süre Osmanlı hâkimiyetine giren, I. Dünya Savaşı sonunda terk etmek zorunda kaldığımız Urumiye’ye Rıza Şah’ın adına izafeten 1935’ten sonra Rızâiye adı verilse de, İran Devrimi ile Urumiye ismi iade edilmiş. Resmi görevim dolayısıyla bu şehre defalarca gitme fırsatım oldu. İran’ın genelinde zaten gelişmiş bir ülke manzarası yok, ama özellikle Türkiye sınırına yakın bölgelerinde göreli bir fakirlik ve geri kalmışlıktan bahsedilebilir. Kamu hizmetleri yetersiz, şehir ve köylerin genel görünümü hiç de parlak değil.

Itriyat dükkanında esnafla Türkçe sohbet...

Itriyat dükkanında esnafla Türkçe sohbet…

Türkiye sınırına sadece 50 km mesafedeki Urumiye turistik olarak maalesef imkânları fazla olan bir şehir değil. Daha ziyade alışveriş yapmak ve günlük hayatı görmek için gidilebilecek bir yer. Türkiye ile yoğun ticari ilişkisi var. Verimli bir arazisi olduğu için tarımsal faaliyetlere müsait olduğunu atlamamak lazım. Bir de meskûn bölgenin dışındaki elma bahçelerinin sadece elma yetiştiriciliği için değil, aynı zamanda kır düğünleri için kullanıldığını da.

İran'ın özellikle ipek halıları çok meşhur

İran’ın özellikle ipek halıları çok meşhur

Düğünlerden bahsetmişken bir de magazin bilgisi vereyim. İran vatandaşı çok sayıda kadının özellikle Yüksekova’ya gelin geldiğini gördüm. Kadınlardan Türk kökenli olanlar da var, Kürt kökenli olanlar da. Zaten İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinin güneyinde, Irak sınırında Kürdistan adlı bir eyaleti de bulunuyor. İranlı onca kadının Türkiye’nin gelişmişlik sıralamasında en altlarda yer alan bir bölgesine gelin olarak gelmeyi istemesi, İran’ın kırsal yörelerinde günlük hayatın özellikle kadınlar için daha da zor olduğunu gösteriyor.

Urumiye Gölü'nün bazı bölgeleri yoğunlaşarak tuza dönüşüyor

Urumiye Gölü’nün bazı bölgeleri yoğunlaşarak tuza dönüşüyor

Urumiye ile Tebriz arasındaki Urumiye Gölü, bölgede görülebilecek en önemli cazibe alanlarından biri. Yoğun tuz ihtiva etmesine rağmen yüzmek için gelenlere rastlanıyor. Göl kenarında yataklı ya da günübirlik tesisler yapılmış. Göl üzerinde inşa edilen köprü ise Urumiye ve Tebriz arasındaki mesafeyi kısaltıyor.

Tahran'da çoğu yolun kenarında su arkı var. Akan su ufak tefek pislikleri götürüyormuş.

Tahran’da çoğu yolun kenarında su arkı var. Akan su ufak tefek pislikleri götürüyormuş.

Doğu Azerbaycan’ın başşehri olan Tebriz, görülebilecek yerler bakımından Urumiye’ye nispetle daha zengin bir kent. Özellikle bölgede hüküm sürmüş Türk Devletleri tarafından yaptırılan, inşasında ve süslemelerinde turkuaz rengin yaygın şekilde kullanıldığı güzel eserler mevcut.

Gök Mescid

Gök Mescid

Bunların en önde geleni tartışmasız Gök Mescid (Göy Məscid). Yapımında kullanılan turkuaz mavisi dolayısıyla bu adı almış. Karakoyunlular tarafından başlatılıp Akkoyunlular tarafından tamamlanan bir 15. yüzyıl eseri.

Cuma namazlarının kılındığı Musalla Camii'nin giriş kapısı

Cuma namazlarının kılındığı Musalla Camii’nin giriş kapısı

Tebriz’de gördüğümüz diğer eser ve turistik cazibe noktalarını anlatmayıp birkaç fotoğraf koymakla yetineceğim. Genel olarak söylemem lazım ki buradaki eserlerin en önemli sorunu, birçoğunun zamanın tahrip edici etkisinden nasibini almış ve yeterince onarılmamış olması.

Nargile içmesek de böyle bir mekânda çaya hayır demeyiz...

Nargile içmesek de böyle bir mekânda çaya hayır demeyiz…

İran farklı bir seyahat tecrübesi yaşamak isteyenlere çok şey vaad eden bir ülke. Kendi hesabıma yeterince gezemediğim Tahran’ın yanı sıra, hakkında çok şey duyduğum İsfahan ve Şiraz başta olmak üzere bu ülkede tatmin edici bir turistik gezi yapmak isterim. İran’a yapılacak bir seyahatin sadece Fars değil, aynı zamanda Türk tarih ve kültürüne dair çok öğretici olacağının farkında olarak…

6 Yorumlar

  1. İbrahim Taşyapan

    Abi kalemine sağlık,kısa özlü olmuş

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkürler Aziz Kardeşim. Selam ve sevgiler…

      Yanıtla
  2. Âlim Barut

    Tarihte iki devlet arasında ihtilaflar ve savaşlar olmuş; ama komşular olarak birlikte yaşamışız, yaşamaya devam edeceğiz. İnsanlarımızın çokça ortak noktaları var. Aramızdaki sınır asırlardır değişmedi. Kasrı Şirin Antlaşmasından buyana. Irak – İran sınırı da bu antlaşmaya dayanır.
    Tahran da halı pazarında hemen her dükkanda Türkçe pazarlık yapabilirsiniz.
    İki milletin birbirlerine muhabbet duyduklarını kanaatindeyim. Gürbulak sınırındaki gümrük
    binaları iki ülkeye ait ama tek çatı altında. Salondan salona geçerken ülkeden ülkeye geçiyorsunuz.
    Teşekkürler Değerli Kardeşim, sayende yeni bilgiler edindim. Bilgilerimi tazeledim. Eline emeğine ve kalemine sağlık. Yenisinde görüşmek üzere…..

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkür ederim. Selam ve sevgiler…

      Yanıtla
  3. İ.A.

    Antalya ile Mersin sınır ama bir o kadar uzaksa, Türkiye ile İran da öyle geliyor bana.
    Gönül fazlasını bekliyor ama, olmadı olmayacak…

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      İki ülkenin tarihi bu tespiti doğruluyor maalesef. Yine de bizi ayrıştıran değil, birleştiren dinamiklere odaklanmak en doğrusu. Sonucun takdiri Allah’a ait, ama hiç olmazsa niyetimiz belli olsun.

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.