Bilgi Notu

BALKANLARDA TÜRK OLMAK

 

 

Saraybosna'da Başçarşı ve Sebil

Bosna Hersek’te bir güzel: Mostar Köprüsü

8 Ağustos 2024

Anadolu’daki geleneklerin birçoğu Balkanlarda aynıyla yaşanıyor. Özellikle kırsal bölgelerde düğün, bayram, cenaze gibi ortamlarda bilindik âdet ve usuller uygulanmaya devam ediyor. Gelenekler dini ritüellerle harmanlanmış olarak yaşanıyor. Benzer şekilde, yine Anadolu’dan alışık olduğumuz teklifsiz ve sıcak tavır, yardımseverlik ve misafirperverlik gibi hasletleri bölge insanında ziyadesiyle görmek mümkün.

Arnavutluk Berat'tan bir görünüm

Arnavutluk Berat’tan bir görünüm

Hal böyle olunca Balkan coğrafyası bize doğduğumuz köy kadar aşina ve bir o kadar sıcak geliyor. Buna bir de Türk olmanın ağırlığını eklemek lazım. Ne de olsa oralara beş asır hükmeden Osmanlı Devleti’nin asli unsuru ve itici gücü Türkler idi. Dili, dini, ırkı ne olursa olsun, sevsin ya da nefret etsin, Türkiye, Türkler ve Türkçe her Balkan yurttaşına bugün dahi çok şey ifade ediyor. O topraklarda Türkiye’yi, özellikle İstanbul’u arada bir görmeden rahat etmeyenler tanıdım. Türk olmadığı halde Türkçe konuşanların sayısı hiç de az değil. Türkçe konuşmanın asalet göstergesi ve “şehirli” olmanın alameti sayıldığı bir bölge burası. İmparatorluğun dili zira.

Hırvatistan Rovinj'de Eski Şehrin sokakları

Hırvatistan Rovinj’de Eski Şehrin sokakları

Geçmişte Balkan ülkelerine yaptığım çok sayıda seyahatten sonra eşimle birlikte daha uzun seyahatler yapıp coğrafyayı ve insanları tanımayı istedik. Bu amaçla kendi aracımızla her biri birkaç hafta süren seyahatler yaptık. Programlarımızı ucu açık bıraktık. Gittiğimiz yerleri ateş almaya gelmiş gibi değil, daha uzun süre kalarak ve sindirerek gezmeye gayret ettik. Yerel halkla, sokaktaki insanla, cami cemaatiyle, esnafla… sohbetler ettik. Bu sohbetlerin büyük bir bölümünü Türkçe yapabilmenin hazzını yaşadık. Bizimle konuşmaya can atan insanlarla karşılaştık.

Gümülcine'de Yeni Camii ve Saat Kulesi

Gümülcine’de Yeni Camii ve Saat Kulesi

Bu minvalde yaşadığımız birkaç hoş hatıraya kısaca değinmek istiyorum.

Yunanistan’ın Kavala şehrinde dolaşırken yaşlı bir Yunanlı selam vererek bizimle Türkçe konuşmaya başladı. Atalarının Türkiye’den göç ettiğini, bazı aile büyüklerinin geldikleri yerleri hasretle andıklarını, bunlardan ninesinin “ah çocuğum, ne zaman gideceğim bizim memlekete?” deyip durduğunu, fakat gitme imkânı bulamadan vefat ettiğini, kendisinin ise şimdilerde fırsat buldukça köyünü ziyaret ettiğini anlattı. Uzunca sohbetimizi izin alarak videoya kaydettik. Daha önce Atina’da karşılaştığımız İstanbul göçmeni bir Rum’un ise Türkler için “biz”, Yunanlar için beğenmez bir eda ile “bunlar” demesi ilginçti.

Saraybosna Başçarşı'da el işi hediyelikler

Saraybosna Başçarşı’da el işi hediyelikler

Saraybosna’da karşılaştığımız Kosovalı fakat bir süredir Türkiye’de yaşayan bir amca ile sohbetimizi de video kaydına aldık. 90’ı bulan yaşına rağmen gezmeyi çok seviyormuş. Sohbet sırasında adı geçen bazı Balkan şehirlerini bizim gezip gezmediğimizi sorduktan sonra “gezdik” cevabını alınca çocuklar gibi seviniyor, “bravo size yahu, gezmek gibisi var mı” şeklinde tepkiler veriyordu.

Üsküp'te vaaz ve hutbelerin Türkçe okunduğu Murad Paşa Camii

Üsküp’te vaaz ve hutbelerin Türkçe okunduğu Murad Paşa Camii

Kuzey Makedonya’nın Tetovo (Kalkandelen) kentinde aracımızı park ettiğimiz yerin uygun olup olmadığını sorduğumuz kişiler yandaki kahvehaneden Türkçe bilen bir genci çağırdılar. Genç bitirim bir edayla “biz burada oldukça arabanıza bir şey olmaz evelallah” dedi. “Yapacağımız bir şey olursa çekinmeyin” demeyi de ihmal etmedi. Tetovo’ya çok yakın mesafedeki Kamenjane adlı kasabadaki pizzacıda ise garson Türkçe ya da İngilizce bilmediği, menü ise Arnavutça olduğu için sipariş verirken küçük bir tereddüt yaşadık. Bunu gören yan masadaki şahıslardan biri telefonunu bize uzattı. Meğer bize yardımcı olması için Türkçe bilen birini görüntülü olarak aramış. Her ne kadar biz bu arada kendi telefonumuzdaki çeviri programıyla sorunu çözmüş olsak da telefondaki gençle kısa bir sohbet yapmaktan geri durmadık. Arayan şahsa da teşekkür ettik.

Sırbistan Novi Sad'da Petrovaradin Kalesi

Sırbistan Novi Sad’da Petrovaradin Kalesi

Sırbistan’ın Niş şehrinde ibadete açık olan tek camide karşılaştığımız bir kişi ile İngilizce sohbete başlamıştık. Sohbet sırasında bizim Türkiye’den geldiğimizi öğrenen bu kişi Türkçe konuşmaya başladı. Meğer kendisi Kerküklü bir Türk imiş. Üniversite okumak üzere 40 yıl evvel Niş’e gelmiş, Sırp bir hanımla evlenerek buraya yerleşmiş.

Filibe'nin Osmanlı mirası evleri

Filibe’nin Osmanlı mirası konakları

Bosna Hersek’in Fojnica adlı kasabasında Fatih Sultan Mehmet’in bölgedeki din adamları ve halkın din ve vicdan hürriyetini garanti altına alan “Ahidname”sini görmek üzere bir manastırı ziyaret etmiştik. Bir-iki kare fotoğraf çekip yolumuza devam edecektik. Manastırda öyle bir ilgiyle karşılaştık ki birkaç saatimizi burada geçirmemiz gerekti. Ahidname’nin bir nüshasını hediye ettikleri gibi manastırın arşivinde dokunmaya kıyamayacağımız kıymet ve güzellikte Osmanlı belgelerini inceledik, bunların korunması konusunda neler yapabileceğimizi konuştuk. Bu arada bize kahvenin yanı sıra manastır arazisinde yetişen meyvelerden ve meyve sularından ikramda bulunmayı ihmal etmediler.

Kosova Prizren'den bir görünüm

Kosova Prizren’den bir görünüm

Balkanlarda Türk olmanın keyfini ve imtiyazını yaşadığımız olaylar elbette bunlarla sınırlı değil. Sırf Türk olduğumuz için kiraladığımızdan daha güzel ve daha büyük evleri bize aynı paraya tahsis eden hem Müslüman, hem gayrımüslim ev sahiplerimiz oldu. Türk olduğumuzu öğrenince sattığı muzlardan ikram eden Üsküplü Arnavut esnafla da karşılaştık, dondurma ikram edip “bizden olsun abi” diyen Splitli Türk dondurmacı ile de.

Karadağ'ın turistik Budva kenti

Karadağ’ın turistik Budva kenti

Hâsıl-ı kelam Balkanlar denince pek çok insani yaşanmışlık canlanıyor hafızamızda. Bütün bu yaşanmışlıklar zaman zaman üzerimize sinen karamsarlık ve komplekslerden sıyrılmamız gereğine işaret ediyor. Aynı zamanda o toprakların bizden bir parça olduğuna ve ihmal etmeye asla hakkımız bulunmadığına da…

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir