Belarus Gezi Rehberi

İki gücün arasında…

BELARUS

5 Haziran 2021

“Belarus” kelime anlamı olarak “Beyaz Rusya” demek. O yüzden Türkçe’de bu ülkeyi ifade etmek için “Beyaz Rusya” dendiği de oluyor. Neden böyle bir yakıştırma yapılmış, ortaya atılan çeşitli tezlere rağmen tam olarak bilinmiyor. Burası Rusya Federasyonu ile Avrupa’nın geri kalanı arasında adeta “sıkışmış” konumda bulunan bir ülke. Hem coğrafi, hem siyasi manada…

Minsk'te Özgürlük Meydanı

Minsk’te Özgürlük Meydanı

Belarus, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 1991’de bağımsızlığını ilan etmiş. Lakin Rusya’dan tam olarak kopamamış. Bağımsızlaşan ülkeler içerisinde Rusya’nın gölgesinde en fazla kalan ülke burasıdır dersek abartmış olmayız. Bunun için yönetimin Rus yanlısı olmasından tutun da, dil ve kültürdeki benzerliğe kadar çok çeşitli sebepler sıralanabilir. Ama galiba Belarus’un herhangi bir denize kıyısının olmaması da önemli bir faktörmüş gibi geliyor bana. Çünkü bir ülkenin denize çıkışının olması sadece fiili manada değil, psikolojik manada da insanları özgürleştiriyor. Deniziniz varsa gerektiğinde bir kaçış, bir çıkış kapısı hep elinizin altında demek.

Aziz Simon ve Helena Kilisesi, "Kızıl Kilise" olarak da anılıyor

Aziz Simon ve Helena Kilisesi, “Kızıl Kilise” olarak da anılıyor

Ülkenin dış ticaretinde Rusya’nın açık ara üstünlüğü var. Ruslar ayrıca kış turizmi başta olmak üzere bu ülkeye sıklıkla gelip tatil yapıyor. Ayrıca kırsal alanlarda, doğal ortam içerisinde oluşturulan tesisler de öncelikle Rus misafirlerin kafa dinlemek için rağbet ettiği yerler. Bir nevi Rusya’nın arka bahçesi gibi.

Sovyet döneminin tipik alametlerinden olan sosyal konutlar

Sovyet döneminin tipik alametlerinden olan sosyal konutlar

Rusya’nın bu kadar gölgesi altında olmak Belarusluları da rahatsız ediyor aslında. Avrupa’nın diğer ülkelerinden müttefik arayışı içinde olduklarını söyleyebiliriz. Ama bu yönde arzu ettikleri noktaya geldiklerini söylemek mümkün değil. Uzun zamandır Avrupa ülkeleri ile yıldızları barışmıyor. Avrupa Birliği bir süredir Belarus’a ve onun 27 yıllık devlet başkanına çeşitli yaptırım ve kısıtlamalar uyguluyor. Gerekçe olarak demokrasi ve insan hakları sicillerinin yeterince iyi olmadığını söylüyorlar. Seçimlere hile karışması, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmaması, idam cezasının halâ uygulanıyor olması… hepsi aynı paketin içerisinde.

Kutsal Ruh Katedrali

Kutsal Ruh Katedrali

Nitekim bizim seyahatimiz sırasında Türkiye’yi güvenebilecekleri bir dost, bir müttefik gibi görüp, ilişkileri daha da geliştirme arzusu taşıdıklarını açıkça hissettirdiler. Türk halkı içerisinde Belarus diye bir ülkenin varlığından bihaber çok insan çıkar diye düşünüyorum. Oysa sadece yöneticiler değil, sokaktaki Belaruslu dahi Türkiye’ye bizim uzaktan görebildiğimizden daha fazla önem veriyor. Türkiye’de tatilini geçiren ya da ilk fırsatta geçirmeye hazır çok sayıda Belaruslu var.

"Hükümet Evi", yani Parlamento binası ve Lenin heykelinin önünde

“Hükümet Evi”, yani Parlamento binası ve Lenin heykelinin önünde

Belarus hakkında Türk halkı yeterli bilgi sahibi değilse de, bu ülkede kayda değer Türk yatırımları var. Özellikle bağımsızlığın ilanını takiben başlayan imar faaliyetlerinde Türk firmaları epeyce rol almış. En önde gelen sektör doğal olarak inşaat sektörü.

Gözyaşı Adası, Afganistan'da ölen Belarus askerlerinin anısını yaşatıyor

Gözyaşı Adası, Afganistan’da ölen Belarus askerlerinin anısını yaşatıyor

Çeşitli kaynaklara göre ülkede kişi başına düşen gelir 6.500, ama satın alma gücü paritesine göre 19 bin dolar seviyesinde görünüyor. Bu kadar farkın oluşması ancak hayatın nisbi olarak ucuz olmasına bağlanabilir. Gitmeye niyet edenler için iyi haber.

Minsk'ten bir görünüm

Minsk’ten bir görünüm

Bir de Türk erkekleriyle evlenip çoluk çocuğa karışan çok sayıda Belaruslu kadının bulunduğunu belirtmemiz lazım. Bunun tersi pek geçerli değil; yani Belaruslu erkekle evli Türk kadın belki de hiç yok. Benzer bir durum Antalya’da birçok örneğine şahit olduğum üzere Rus, Ukraynalı ve Moldovalı kadınlar için de geçerli.

Belarus kadınlarının Türkleri neden tercih ettiğini sorduğumda şöyle bir cevap aldım: Belaruslu erkeklerin birçoğu alkole düşkün olduğu için eş ve çocuklarına yeterli ilgiyi göstermiyormuş. Bunların çoğu evin geçimini dahi kadından bekliyorlarmış. Buna mukabil Türk erkekler ailelerine sahip çıkıyorlar, ihtiyaçlarını karşılamaya özen gösteriyorlarmış. Erkeklerimizin siciline yazılacak olumlu bir not…

Belarus Milli Kütüphane binası ilginç bir mimariye sahip...

Belarus Milli Kütüphane binası ilginç bir mimariye sahip…

Belarus’a 2013 yılında resmi bir program kapsamında gitmiştim. Minsk ve civarında hem resmi programımızı icra ettik, hem de rehber eşliğinde gezme fırsatımız oldu. Bu yazıda Minsk’te görülebilecek yerlerden bahsederken aynı zamanda genel mahiyetteki gözlemlerimi aktarmaya çalışacağım.

Özgürlük Meydanı

Özgürlük Meydanı

MİNSK

Minsk, kıvrım kıvrım akan Svislach Nehri’nin iki yakasına kurulmuş bir kent. 9,5 milyon nüfuslu Belarus’un, bir diğer ifadeyle Beyaz Rusya’nın 1,7 milyonunun yaşadığı başkenti. Turistik olarak çok fazla şey vaad etmese de birkaç günü keyifle geçirebileceğiniz, son derece huzurlu ve güvenli bir şehir. İnsanları ise oldukça nazik ve saygılı…

Kızıl Kilise'nin önündeki bu heykel, Melek Mikail'in ejderhayı öldürüşünü temsil ediyor

Kızıl Kilise’nin önündeki bu heykel, Melek Mikail’in ejderhayı öldürüşünü temsil ediyor

Minsk’te görülecek noktalar arasında tarihi eserlerin sayısı maalesef çok fazla değil. Bunun sebebi, 2. Dünya Savaşı’nda şehrin çok ağır tahribata uğraması. Minsk, savaşan iki büyük gücün arasında öyle saldırılara maruz kalıyor ki, nüfusu 300 binlerden 50 binin altına düşüyor. Savaş sonrasında Sovyet yönetimi altında adeta yeniden inşa ediliyor. Dolayısıyla şehrin genel planlamasında da, mimarisinde de Sovyetler etkisini açıkça görmek mümkün.

Zafer Meydanı ve Zafer Anıtı

Zafer Meydanı ve Zafer Anıtı

Sovyet şehir plancılığının bir alameti olmak üzere Minsk’te geniş meydanlar var. Bunlardan en genişi olan Zafer Meydanı, 1950’ler yapımı komünist dönem binalarıyla çevrili. Meydanın orta yerinde 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Belaruslular anısına 40 metre yüksekliğindeki Zafer Anıtı dikilmiş. Meydan, çeşitli resmi törenlere ev sahipliği yapmasının yanı sıra düğün yapan çiftlerin de ziyaret ederek resim çektirdiği bir mekân haline gelmiş.

Ulusal Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu

Ulusal Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu

Diğer bir büyük meydan Özgürlük Meydanı. Meydanın altında çok katlı büyük bir alışveriş merkezi inşa edilmiş. Minsk’in görülmeye değer yerlerinin çoğu bu iki meydanın arasında ve yürüme mesafesi içerisinde.

Aziz Simon ve Helena Kilisesi, nam-ı diğer Kızıl Kilise

Aziz Simon ve Helena Kilisesi, nam-ı diğer Kızıl Kilise

Özgürlük Meydanı’nın bir kenarında bulunan Aziz Simon ve Helena Kilisesi, 1905-1910 yılları arasında inşa edilen bir Katolik kilisesi. Yapımında kullanılan tuğlaların rengi sebebiyle Kızıl Kilise olarak da adlandırılıyor. Simon ve Helena, bu kiliseyi yaptıran ailenin prematüre doğarak hayatını kaybeden bebeklerinin adı imiş. Kilise 1932’de komünist yönetim tarafından kapatılarak sinema, tiyatro, film stüdyosu ve nihayet sinema müzesi olarak kullanılmış. Yeniden kilise haline getirilmesi ancak 1990 yılında mümkün olabilmiş.

Belarus Parlamentosu önünde Lenin heykeli

Belarus Parlamentosu önünde Lenin heykeli

Kızıl Kilise’nin yanında bulunan ve “Hükümet Evi” diye tabir olunan bina Belarus Parlamentosu. Sovyetler Birliği’nden kopan diğer devletlerde görülenin aksine bu binanın önündeki Lenin Heykeli’ne dokunulmamış. Rusların Belarus’taki tesirinin halâ devam ettiğinin bir nişanesi halinde dimdik ayakta duruyor.

Eski KGB binası

Eski KGB binası

Buradan birkaç bina ötede vaktiyle KGB’nin Minsk ofisi olan, bugün ise Belarus İstihbarat Teşkilatı tarafından kullanılan bina var.

Belediye Binası'nın bitişiğindeki bu heykel, 18. yüzyıl sonlarında Minsk Valisi olan Zakhariy Korneyev'in atları ve arabasını temsilen yapılmış.

Belediye Binası’nın bitişiğindeki bu heykel, 18. yüzyıl sonlarında Minsk Valisi olan Zakhariy Korneyev’in atları ve arabasını temsilen yapılmış.

Minsk Belediye Binası ve civarındaki yapıların tamamı beyaz boyalı. Bu bölge, araç trafiğinin sınırlandırıldığı, yürüyerek dolaşmanın keyif verdiği bir semt. Şehrin tarihi havasını teneffüs edeceğiniz bir bölge. Birkaç kilise, birkaç müze, çeşitli heykeller, vs. Farklı dönemlere ait olsalar dahi buradaki binalar birbiriyle uyumlu ve estetik bir görüntü sergiliyorlar.

Kutsal Ruh Katedrali

Kutsal Ruh Katedrali

Bölgedeki en gösterişli yapı Kutsal Ruh Katedrali. 1633-1642 yılları arasında inşa edilmiş, bilahare çeşitli restorasyonlar yaşamış. Belarus’un en büyük Ortodoks katedrali konumunda. İçinin süslemeleri de oldukça etkileyici.

Gözyaşı Adası'na dikilen anıt

Gözyaşı Adası’na dikilen anıt

Bu bölgeden yürüyerek Svislach Nehri’nin karşısına geçtiğinizde nehir içerisindeki Gözyaşı Adası’na ulaşabiliyorsunuz. Bu minik adanın üzerinde 1979’dan itibaren Afganistan’ı işgal eden Sovyetler Birliği ordusundaki Belaruslu askerlerden hayatını kaybedenler anısına bir anıt inşa edilmiş. Anıtın zeminindeki ağlaşan Belaruslu kadın figürleri oldukça dramatik bir görüntü arz ediyorlar.

Minsk'te akşam yürüyüşü

Minsk’te akşam yürüyüşü

Minsk planlanırken çok sayıda park ve yeşil alan yapılması da ihmal edilmemiş. İnsanların aileleriyle birlikte hoş vakit geçireceği güzel alanlar bunlar. Nüfusuyla mukayese edildiğinde fazlasıyla yeşil alan var kentte. Bu da yaşamayı keyifli hale getiriyor. Çok sayıda da heykel var etrafta.

Kutsal Ruh Katedrali içerisinde ayin vakti...

Kutsal Ruh Katedrali içerisinde ayin vakti…

Resmi amaçla gitsem dahi seyahat yazılarımda resmi programlara ve görüntülere yer vermemeye özen gösteriyorum. Bir istisna olmak üzere Belarus’ta yaşadığım komik bir hatırayı anlatarak bu yazıyı tamamlamak istiyorum.

Manga tarafından karşılanma.mız Soldaki yeşil üniformalı şahıs o kurumun bakanı.

Manga tarafından karşılanmamız. Soldaki yeşil üniformalı şahıs o kurumun bakanı.

Belarus ziyaretimizde oldukça üst düzey kabul gördük. Resmi yemeklerden birinde konser veren şarkıcının bir Gülben Ergen şarkısını Türkçe seslendirmesi gibi jestlere de şahit olduk. Minsk’in dışındaki bir kurumda gerçekleşecek olan programımıza gittiğimizde ilgili bakan dışarıda, üniformalı bir şekilde karşılama heyetinin başında idi. Asıl ilginci, karşılama noktasına askeri manga çıkarılmıştı. Böyle bir muameleden daha önceden haberim olmadığı için mangayı nasıl selamlayacağımı da çalışmamıştım. Mecburen son anda karar verip Türkçe “merhaba asker” diye hitap ettim. Tercüman da Belarusça’sını söyledi. O kurumdaki programımıza böylece gülerek başlamış olduk.

6 Yorumlar

  1. Mehmet Dönmez

    Elinize gönlünüze sağlık Sayın Valim.
    Hiç bilmediğimiz bir ülkeyi de tanımış olduk. Lenin heykelinin hala durması ilginç. Demek dünyada diktatörlerin hala itibarı varmış. Neyse ülke özgür olsun da varsın heykeli dursun.
    Selam ve saygılar.👏👏👏🌹🌷🌺

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Teşekkür ederim emeğiniz için. Mukabil selamlar ve saygılar…🙏🤲

      Yanıtla
  2. Anonim

    Sayın valim elinize sağlık çok güzel bir tanıtım olmuş. Selam ve saygılarımla

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok sağ olun. Selamlarımla…

      Yanıtla
  3. Âlim Barut

    Belarus’u da güzel tanıtmışsın. her zaman olduğu gibi istifade ettim.
    Bende bir toplantı için gitmiştim. İçişleri Bakanı seni gezdirmek isterim, nereye gitmek istersin dedi. Burada meşhur Medved var, onunla tanışmak isterim dedim. Olimpiyat Komitesinde görev yapıyormuş, üniversitede bürosu varmış. Ayarlandı gittik, Ahmet Ayık ile rekabetlerinden haberdar olduğumu söyledim. Tatil köyünde, Antalya’da tatil yaptığını, Ahmet Ayık’ında her yıl turnuva için Minsk’e geldiğini ifade etti. Eh işte Medved ile ilgili kısmı ilave etmiş oldum.
    Eline, emeğine kalemine sağlık…

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Yine hızlı reaksiyon. Teşekkürler Alim abi. İlave bilgi için ayrıca teşekkürler…

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.