Hırvatistan Gezi Rehberi

DUBROVNİK 

 

Dubrovnik Kalesi'nin burçlarından biri

Dubrovnik Kalesi’nin burçlarından biri

5 Eylül 2020

Bosna Hersek’ten Karadağ’a geçtiğimiz 2013 yılında Dubrovnik’e birkaç saatliğine uğradık. Osmanlı Devleti bu coğrafyayı 1365 yılında hâkimiyeti altına alsa da, bir şehir devleti olan Dubrovnik’e ayrıcalık tanıyarak içişlerinde ve ticaretinde serbest bırakmış. Buna karşılık burayı himayesine almış ve vergiye bağlamış.

Eski Şehrin sokakları

Eski Şehrin sokakları

Dubrovnik’in gezilecek en önemli yeri, Dubrovnik Kalesi’nin Ortaçağ’dan kalan surları içerisinde bulunan Eski Şehir bölgesi (Stari grad). Surların içerisine girince zamanın yüzyıllar öncesinde donduğu hissine kapılıyorsunuz. Taştan imal edilmiş farklı bir dünya burası. Taş döşeli daracık sokakların her birinde hoş sürprizler karşılıyor insanı. Eski Şehir UNESCO Dünya Mirası listesine alındığı için UNESCO imkânlarının da seferber edilmesiyle her noktası restore edilmiş. Ücretini ayrıca ödemek suretiyle surların üzerine çıkanları yaklaşık 2 km’lik bir yürüyüş güzergâhı bekliyor. Tabii bir de her tarafa hâkim bir manzarayı seyretmenin keyfi.

Pile Kapısı

Pile Kapısı

Surların içine açılan dört adet kapı olsa da, insanların en yoğun giriş-çıkış yaptığı kapı Pile Kapısı (Vrata od Pila). Bu kapıdan girer girmez karşınıza çıkan meydanın ortasında mimarının ismiyle anılan Onofrio Çeşmesi (Onofrijeva fontana) bulunuyor. Bizim camilerin şadırvanlarını andıran silindir şeklindeki çeşmenin suyu içilebilir özellikte.

Stradun Caddesi

Stradun Caddesi

Pile Kapısı’ndan girdiğinizde karşınıza çıkan ve Eski Şehir bölgesinin ortasından geçen Stradun Caddesi (Stradun ulica), diğer sokaklara nispetle daha geniş bir ana cadde hüviyetinde. Caddeyi kesen daracık sokaklarda bugün turistik eşya dükkânları, yeme-içme mekânları var. Bu caddenin diğer ucunda yer alan Ploce Kapısı (Vrata od Ploča) ise tekne turlarının da yapıldığı limana açılıyor.

Dubrovnik Kalesi'nden bir görünüm

Dubrovnik Kalesi’nden bir görünüm

Eski Şehrin her yerinde adım başı tarihi esere rastlansa da, dini ve idari yapılar özellikle limana yakın tarafta yoğunlaşmış. Bu yapılar arasında ilk yapımı 6. yüzyıla tarihlenen ve resmi adı “Bakire Meryem’in Göğe Kabulü Katedrali (Katedrala Uznesenja Blažene Djevice Marije)” olan Dubrovnik Katedrali yer alıyor. Katedralin karşısında bulunan ve zamanında şehrin yöneticisinin mekânı olan Rektör Sarayı (Knežev dvor), günümüzde müze olarak kullanılıyor.

Aziz Blaise Kilisesi ve Orlando Sütunu

Aziz Blaise Kilisesi ve Orlando Sütunu

Buraya birkaç adım mesafede bulunan bir meydan da yine dini ve idari kurumlarla çevrili. Bunların içerisinde şehrin idari işleri için kullanılan Sponza Sarayı (Palača Sponza) ve Aziz Blaise Kilisesi (Crkva sv. Blaža) görülmeyi hak edecek güzellikte. Gösterişli çan kulesi, kilise binasından ayrı olarak inşa edilmiş. Kilisenin önünde bir de elinde kılıcıyla poz veren bir askerin heykelinin de bulunduğu Orlando Sütunu (Orlandov stup) yer alıyor.

Lawrence Hisarı

Lawrence Hisarı

Surların içerisinde başka kiliseler, meydanlar, sütunlar ve burçlara ilaveten iki adet de manastır bulunuyor. Dominican ve Fransiscan adlarındaki bu iki manastır bugün müze olarak hizmet veriyor. Bütün binalar kendilerine ait, fakat birbirini bütünleyen mimarileri ile oldukça estetik bir görünüm sergiliyorlar. Kaleyi savunmak üzere kale dışında inşa edilen Lawrence Hisarı (Tvrđava Lovrijenac) da görsel bir zenginlik katıyor şehre.

Dubrovnik Eski Şehir bölgesinin görünümü

Dubrovnik Eski Şehir bölgesinin görünümü

Eski Şehir bölgesini bir meskûn mahal saymamak lazım. 40 bini aşkın şehir nüfusunun sadece bin kişisi surların içerisindeki bu bölgede yaşıyor. Buradan anlaşılacağı üzere Dubrovnik’te surların dışında da bir dünya var. Meskûn alanlar bir yana, turistik değer taşıyan bu yerler arasında plajlar ve Lokrum Adası özel yer tutuyor. Dubrovnik’e biraz fazlaca zaman ayıranlar için Adriyatik kıyısında denize girilebilecek güzel plajlar mevcut. Düzenli yerleşimin olmadığı Lokrum Adası (Otok Lokrum) ise Dubrovnik Kalesi’ne çok yakın bir mesafede bulunan, üzerinde geçmişte manastır olarak kullanılan küçük bir kalenin yer aldığı yemyeşil bir ada. Adaya Dubrovnik limanından kalkan teknelerle ulaşılabiliyor.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.