Kuzey Makedonya Gezi Rehberi

Vardar Ovası’nın sakini…

KUZEY MAKEDONYA

Üsküp ki Yıldırım Beyazıd Han diyarıdır…

Evlâd-ı Fatihan’a onun yadigârıdır.

Yahya Kemal BEYATLI

5 Eylül 2020

Kosova programımızı tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüş yapacağımız günü Üsküp’te geçirme fırsatımız oldu. Prizren’den yaklaşık 100 km’lik bir yolculukla Üsküp’e ulaşılıyor. 2019’daki gezimizin dönüş yolculuğunda ise Kuzey Makedonya’yı sadece transit geçiş için kullandık. Dolayısıyla Üsküp’e uğramadık. Bu son gezimizde Ohrid’de kalıp orayı gezmeyi planlamıştık ama son dakika değişikliği ile bundan vazgeçtik. Bundan sonra Balkanlar’a yapacağımız ilk programda Ohrid’in olmasını istiyoruz, Allah izin verirse…

Taş Köprü'nün ayağında Üsküp Arkeoloji Müzesi

Taş Köprü’nün ayağında Üsküp Arkeoloji Müzesi

Makedonya bağımsızlığını 1991’de ilan etti ama ismi üzerinde Yunanistan’la yaşadığı ihtilaf 2018’e kadar sürdü. Yunanistan’ın kuzey bölgesinin de Makedonya adıyla anılması, bu genç devleti 27 yıl boyunca fiilen isimsizliğe mahkûm etti. Uluslararası mahfillerde “Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya”nın İngilizce söylenişinin baş harfleri ile, yani “FYROM” şeklinde adlandırılması, devlet inşasına dair zaten başı dertte olan bu memleketin dertlerini katmerledi. Nihayet 2018’de Yunanistan’la bir orta yol bulunarak, ehven-i şer kabilinden buraya “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” denmesi kabul edildi de bu trajikomik hal sona erdi. Pasaportunda Makedonya’ya giriş-çıkış damgası olanlara Yunanistan’ın uyguladığı vize ambargosu da…

Murad Paşa Camii'nde vaazlar Türkçe veriliyor

Murad Paşa Camii’nde vaazlar Türkçe veriliyor

2000’lerin başında Avrupa Konseyi faaliyetleri kapsamında katıldığım bir toplantıda ülkenin ismini “Makedonya” olarak telaffuz ettiğim için Yunan delegenin söz aldığını, benden doğrudan bahsetmeden “söz konusu ülkenin resmi adının kullanılması”nı oturum başkanından talep ettiğini hatırladım bu vesileyle. Kayıtlara girsin diye…

Matka Kanyonu

Matka Kanyonu

Çok kültürlü bir karaktere sahip olan Kuzey Makedonya’da nüfusun %64’ünü Makedonlar, %25’ini Arnavutlar teşkil ediyor. Ülkede %4 civarında da Türk nüfus var. Bununla birlikte Türkçe konuşanların oranı tarihi sebepler dolayısıyla bundan daha yüksek. Osmanlı’dan beri “devletin dili” olduğu için Türkçe konuşmak bir asalet göstergesi sayılıyor. Yıllar önce tanıdığım Arnavut kökenli Kalkandelen (Tetova) Belediye Başkanı’nın son derece fasih bir Türkçe ile konuşmasına şahit olmuştum. Tek falsosu “geldi”, “gitti” gibi kelimeleri “celdi”, “citti” şeklinde telaffuz etmesiydi ki, bu da bizim Karadeniz şivesine benzediği için yadırgamadık.

Üsküp Kalesi

Üsküp Kalesi

ÜSKÜP

Üsküp, Kuzey Makedonya’nın başşehri ve yaklaşık 500 binlik nüfusuyla açık ara en büyük kenti. Vardar Nehri Üsküp’ün ortasından geçiyor. Kabaca nehrin bir yakası Müslüman, diğer yakası Hıristiyan bölgesidir denebilir. Gezerken fark edilen bir şey, tarihi eserlerin daha yoğun bulunduğu Müslüman bölgesinin karşı tarafa göre oldukça bakımsız kalması. Sadece yeni yatırımlar açısından değil, mevcudun bakım ve onarımı açısından da Hıristiyan bölgesine belirgin bir pozitif ayrımcılık uygulandığı gözden kaçmıyor.

Mustafa Paşa Camii

Mustafa Paşa Camii

Biz şehir gezimize hâkim bir tepede bulunan Üsküp Kalesi’nden başladık. Kalenin surları iyi görünmekle birlikte, iç kısımları büyük oranda harabe durumunda. Buna rağmen konumu sayesinde panoramik bir manzara zevki veriyor. Surların hemen altında yer alan 1492 yılı yapımı Mustafa Paşa Camii, Osmanlı Vezir-i Azamı Mustafa Paşa’nın adını taşıyor. Şehirdeki diğer bazı eserler gibi TİKA tarafından restore edilmiş.

Türk Çarşısı’nda Türk dostu esnaf

Türk Çarşısı’nda Türk dostu esnaf

Kaleden inilen bölge tam bir Osmanlı mahallesi. Ne de olsa Osmanlı 521 yıl boyunca sakini olmuş bu toprakların. Eski Çarşı da denilen Türk Çarşısı, ticaretin kalbinin attığı muhit imiş bir zamanlar. Bugün de Balkanlardaki benzerlerinin en büyüğü. Şimdi yerel halkın ihtiyaçlarını karşıladığı bir çarşı olsa bile, ağırlıklı olarak turistik bir yer mahiyetine bürünmüş. Çarşıda esnaf genellikle Türkçe biliyor.

Kurşunlu Han

Kurşunlu Han

Türk Çarşısı içerisinde bir Bedesten ve birkaç han mevcut. Hanlardan en dikkat çekici olanı, şimdilerde Makedonya Müzesi’nin bir bölümü olarak hizmet veren Kurşunlu Han. Çifte Hamam sanat galerisi olarak kullanılıyor. Çarşı bölgesinde inşa edilmiş olan Murad Paşa Camii ise vaazlarının Türkçe verilmesiyle meşhur.

Taş Köprü ve Büyük İskender heykeli

Taş Köprü ve Büyük İskender heykeli

Vardar Nehri’nin üzerine inşa edilmiş olan Taş Köprü, Üsküp’teki en görkemli yapılardan biri ve şehrin resmi olarak da sembollerinden biri. 15. asrın ortalarında inşa edilen bir Osmanlı şaheseri olan köprüyü Mimar Sinan’ın yaptığına dair rivayetler mevcut. Türk Çarşısı’nın bulunduğu noktadan başlayan Köprü, Vardar Nehri üzerinden keyifli bir yürüyüş güzergâhına dönüşmüş.

Eski Çarşı'da Cevapi (kebap) yemeden olmaz...

Eski Çarşı’da Cevapi (kebap) yemeden olmaz…

Köprünün karşı tarafına geçtikten sonra adeta farklı bir dünyaya adım atmış hissine kapılıyorsunuz. Burada oluşturulan Makedonya Meydanı ve etrafındaki yapılar, Üsküp’ü modernleştirme hamlesinin bir neticesi. Bu modernleşmede en büyük görev heykeltıraşlara düşmüş dersek abartmış olmayız. Çünkü bu meydan adeta bir “heykel ormanı” haline gelmiş.

Üsküp'ün mahalli sanatçısı

Üsküp’ün mahalli sanatçısı

Bir meydanın bu kadar çok heykelle doldurulmasının arkasında yatan saikleri “zamanın ruhu” ile izah etmek belki de en doğrusu. Balkanlardaki milletlerin hepsinin milli varlıklarına ve değerlerine dair tarihten gelen iddiaları var. Lâkin yüzyıllardır çeşitli devletlerin yönetimi altında bulundukları için bu iddialarını ete kemiğe büründürebilecekleri bir ortamı bulamamışlardı. En son Yugoslavya’nın dağılması ile bu fırsat nihayet ellerine geçmiş oldu. Her biri, kendilerini himaye eden çeşitli devletler dâhil olmak üzere uluslararası güçlerin de sağladığı desteklerle devletleşme sürecine girmiş oldular.

Böyle zamanlarda ölçülü ve mantıklı hamlelerin yanı sıra milli hissiyatın, sloganik söylemlerin ve dosta-düşmana mesaj verme arzusunun ziyadesiyle ön plana çıkması gayet anlaşılabilir bir hal bize göre. Yeni bir kimlik ve yeni bir millet inşası duygusal boyut olmadan olmuyor. Makedonya Meydanı’nın heykellerle bezenmesinde de yapılan galiba bu. Yeni bir kimlik ve yeni bir millet inşasına dair bir çaba gösterilmiş, ama oldukça abartılı bir şekilde…

Büyük İskender'in babası 2. Filip'in heykeli

Büyük İskender’in babası 2. Filip’in heykeli

Dikilen bu heykeller içerisinde en çok ses getirenleri şüphesiz Büyük İskender’in ve Babası 2. Filip’in heykelleri. Makedonlarla Yunanlar arasındaki sahiplik tartışmasında çok ciddi diplomatik kriz konusu oldu bu iki isim; özellikle birincisi. Bu yüzden Makedonlar, Büyük İskender’in heykeline “Büyük İskender” diyemediler de “at üzerindeki savaşçı” gibi dolambaçlı bir isim verdiler. Bir nevi tecahül-i ârif. Anlayan anlıyor tabii… 2001 yılında gittiğimiz Selanik’te Yunan ev sahiplerimizin bizi neden, üstelik epeyce yol tepmek suretiyle, “burası Büyük İskender’in doğduğu yer” diye bir köye götürdüklerini, bu köye neden onca emek ve para harcadıklarını bu olay münasebetiyle şimdi daha iyi anlıyorum.

Üsküp'teki saklı güzellik: Matka Kanyonu

Üsküp’teki saklı güzellik: Matka Kanyonu

Üsküp’te gittiğimiz, ama “iyi ki de gitmişiz” dediğimiz son bir yer var: Matka Kanyonu. Şehre 15 km mesafede bir tabiat harikası burası. Tesislerin bulunduğu noktaya ulaşabilmek için yürünmesi gereken daracık yol, yer yer kayalar oyularak oluşturulmuş. Dağ, orman, göl; kısacası tabiatın tam koynunda, birşeyler yiyip içmenin azami keyfini yaşayacağınız bir mekân. Bizim vaktimiz müsait olmasa da bu civarda inşa edilmiş birkaç manastır görülebiliyor, çeşitli doğa sporları da yapılabiliyormuş.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.