Karadağ Gezi Rehberi

Balkanlar’ın saklı güzeli…

KARADAĞ

5 Eylül 2020

Balkanlar’a 2013 yılında yaptığımız turistik mahiyetteki ilk seyahatimizde iki günümüzü Karadağ’da geçirdik. Dubrovnik’ten yola çıktıktan dakikalar sonra Karadağ hududuna ulaşılıyor. Burası küçük bir ülke. Toplam nüfusu 630 bin. Gezilip görülmeyi daha fazla hak eden yerleri Adriyatik sahilinde ya da sahile yakın kuşakta bulunuyor. Ülkenin en önemli turistik varlığı, aynen Hırvatistan’da olduğu gibi girinti ve çıkıntılarla güzelleşen bir deniz kıyısı ve bir kısmı Ortaçağ’a dayanan tarihi eserler. Sahil bandında yer alan çok sayıda küçük yerleşim yeri, sahip olduğu bu türden tarihi ve tabii güzellikler ile misafirlerine hoş bir konaklama vadediyor.

Podgoritsa’da Hacı Mehmed Paşa Osmanagiç Camii

Podgoritsa’da Hacı Mehmed Paşa Osmanagiç Camii

Karadağ’ın en büyük şehri olan başkent Podgoritsa (Podgorica) turistik bakımdan herhangi bir cazibeye sahip değil. Uçakla dönüş yolculuğumuz sırasında birkaç saat geçirmemize rağmen bir-iki tarihi cami dışında fazla birşey göremedik. Fakat tavsiye üzerine peynir çeşitlerinden bolca alıp Türkiye’ye getirdik.

Kotor'un dar sokaklarından biri

Kotor’un dar sokaklarından biri

Hırvatistan tarafından girişte ilk durağımız Kotor oldu. Adriyatik Denizi’nin karaya ilginç bir girinti yaptığı Kotor Körfezi’nin bir köşesinde bulunan Kotor’a giderken, körfezin etrafını dolanan karayolunun çok güzel olduğu söylense de, havanın kararmaya başlaması üzerine feribotla geçmek durumunda kaldık. Kotor; Dubrovnik’te, Split’te ve bazı Yunan adalarında rastladığımız türden, tarihi surların içerisine kurulmuş bir Eski Şehir (Stari Grad) bölgesine sahip. Geçmişte savunma amaçlı olarak inşa edilen bu bölge, bugün şehrin en kıymetli turistik değeri. Dar sokaklar, meydanlar, kiliseler ve küçük dükkânlar arasında kendinizi Ortaçağ’da hissetmeniz mümkün.

Ulçin'in genel görünümü

Ulçin’in genel görünümü

Büyükelçiliğimizin tavsiyesi üzerine konakladığımız yer, Osmanlı döneminde Ülgün de denilen Ulçin (Ulcinj) adlı kasaba oldu. Burası ülkenin güneyinde, Arnavutluk’a çok yakın bir noktada bulunan bir sahil kasabası. Nüfusun kahir ekseriyeti Müslüman Arnavut.

Ulçin Kalesi

Ulçin Kalesi

Konakladığımız mekân, bölgeye hâkim bir tepede kurulu 2.500 yıllık tarihe sahip Ulçin Kalesi içerisindeki bir butik otel idi. Bizatihi Kale, Ulçin’in en önde gelen turistik yerlerinden biri. Kasabada çok sayıda Osmanlı eseri cami bulunuyor. Bunların en bilinenleri Denizciler Camii, yanında hamam da bulunan Paşa Camii, Ulu Camii diye de bilinen Namazgâh Camii ve Kryepazarı Camii. Bir de Saat Kulesi bulunan Ulçin’in sokaklarında gezerken bir Anadolu kasabasında bulunduğunuz hissine kapılabilirsiniz.

Eski Bar'da böyle şirin mekânlar var

Eski Bar’da böyle şirin mekânlar var

Sahilde bulunan Bar ve biraz tepedeki Eski Bar (Stari Bar) bir kasabanın iki farklı mahallesi. Bar’ın küçük bir sahil kasabası olmaktan öte bir özelliği yok. Eski Bar ise Kale’si, çoğu yıkıntı halinde olsa bile Kale’nin içindeki yapılar, Saat Kulesi, tarihi Cami ve müştemilatı ile görülmesi gereken yerlerden.

Budva bölgenin en canlı yerlerinden biri

Budva bölgenin en canlı yerlerinden biri

Sahil hattında en fazla ziyaretçi çeken yer Budva. Gerek plajları, gerek deniz kıyısındaki yeme-içme mekânları ve gerekse surlar içerisindeki Eski Şehir (Stari Grad) bölgesi Budva’yı ziyaretçiler için cazip kılıyor. Eski Şehir bölgesi, yine bölgedeki benzerlerinden sıkça bahsettiğimiz, Ortaçağ dönemine ait surlar ve içerisindeki tarihi yapılardan meydana geliyor.

Aziz Stefan (Sveti Stefan)

Aziz Stefan (Sveti Stefan)

Budva’ya 10 km mesafedeki Aziz Stefan (Sveti Stefan) isimli ada eskiden bir yerleşim yeri iken, 100 hanelik bu adanın tamamı bugün lüks bir otele dönüştürülmüş durumda. Sonradan ana karaya bağlanmış bulunan ve Karadağ’ın belki de en fazla fotoğrafı çekilen yeri olan bu adaya sadece otel müşterileri girebiliyor. Adanın karşısındaki plajlar ise umuma açık.

Çetine Manastırı

Çetine Manastırı

Denizden içeride bir yerleşim yeri olan Çetine (Cetinje), Karadağ’ın tarihi başkenti imiş. Şehrin en gösterişli binası, Çetine Manastırı. Ayrıca, biz gitmesek de, civarda Lovcen Milli Parkı ve Lipo Mağarası gibi çeşitli cazibe noktaları varmış.

Eski başşehirde Osmanlı Sefareti

Eski başşehirde Osmanlı Sefareti

Şehrin içinde bugün tiyatro binası olarak kullanılan Osmanlı Sefareti bulunuyor. Binanın girişinde duvara işlenmiş Türk Bayrağı ve “Sefaret-i Seniye-i Osmaniye” kitabesi halâ muhafaza ediliyor.

Tuzi Şehitliği ve Nizam Camii

Tuzi Şehitliği ve Nizam Camii

Dönüş yolcuğunda uğradığımız iki nokta ile Karadağ bahsini nihayetlendirelim. Bunlardan Virpazar, diğer tarafında Arnavutluk’un bulunduğu İşkodra Gölü kıyısındaki küçük bir köy. İşkodra ve Üsküdar isimlerinin aynı kökten geldiğini bu vesileyle ifade edelim. Uğradığımız diğer yer ise Tuzi adlı bir belde. Burada Karadağ’ın fethi sırasında ve sonrasında şehit olan Osmanlı askerlerinin medfun bulunduğu Tuzi Şehitliği ve bitişiğindeki Nizam Camii görmeye değer. Şehitlik ve Cami TİKA tarafından onarılmış.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.