Karadağ Gezi Rehberi

Balkanların saklı güzeli…

KARADAĞ

5 Eylül 2020

Güncelleme: 25 Eylül 2022

Karadağ dünyanın en genç ve en küçük devletlerinden biri. Çok genç, çünkü kuruluş tarihi 2006. Çok küçük, çünkü toplam nüfusu sadece 630 bin. Bu nüfusun yüzde 45’lik kısmını Karadağlılar teşkil ediyor. Buna Sırplar da eklenince Hıristiyanların oranı yaklaşık olarak yüzde 75’e ulaşıyor. Çoğunluğunu Boşnak ve Arnavutların oluşturduğu Müslümanların payı ise yüzde 20’lerde.

Ülkenin en güneyindeki Ulçin'de Saat Kulesi

Ülkenin en güneyindeki Ulçin’de Saat Kulesi

Bölgenin Osmanlı hâkimiyetine girmesi ağırlıklı olarak Fatih devrinde gerçekleşiyor ve bu durum 1878’deki Londra Konferansı’na kadar sürüyor. Fakat Osmanlı Devleti tıpkı Dubrovnik’te yaptığı gibi Karadağ’a da özerk bir statü veriyor. İçişleri ve ticarette serbest bırakıyor, buna karşılık vergi alıyor. Yugoslavya’nın dağıldığı 1991’den sonraki 15 yıl boyunca Sırbistan’la aynı devlet çatısı altında hayatiyetini sürdüren Karadağ nihayet 2006’daki bir referandum sonucunda bağımsızlığını ilan ediyor. Günümüzde hem NATO üyesi, hem de AB’ye aday bir ülke.

Adriyatik sahilinde Budva

Adriyatik sahilinde Budva

Karadağ ekonomisi içerisinde başta turizm olmak üzere hizmet sektörü en büyük paya sahip. Bunu sağlayan en önemli unsur Adriyatik Denizi’ne kıyısının olması. Ülkenin en önde gelen turistik varlığı aynen Hırvatistan’da olduğu gibi girinti ve çıkıntılarla güzelleşen deniz kıyıları ve çoğu Ortaçağ’a dayanan tarihi eserler. Sahil bandında yer alan çok sayıda küçük yerleşim yeri, sahip olduğu bu türden tarihi ve tabii güzellikler ile misafirlerine hoş bir konaklama vadediyor.

Karadağ'ın doğal güzelliği

Karadağ’ın doğal güzelliği

Denize uzak bölgeler ise “Karadağ” isminin çağrıştırdığı üzere son derece dağlık arazilerden oluşuyor. Dağlık bölgeler son derece güzel doğal oluşumlara ev sahipliği yapıyor. Ülkede çok sayıda milli park var.

Turistik kent Budva'dan bir görünüm

Turistik kent Budva’dan bir görünüm

Karadağ’ı bugüne kadar iki kere görme imkânımız oldu. 2013 yılında yaptığımız turistik mahiyetteki ilk seyahatimizde iki günümüzü bu ülkede geçirdik. Bu süre zarfında başkent Podgoritsa’ya ilaveten umumiyetle sahil bandındaki turistik yerleri gördük.

Nikşiç yakınlarında küçük bir yerleşim

Nikşiç yakınlarında küçük bir yerleşim

İkinci gidişimiz ise 2022 yılında kendi aracımızla Tiran’dan Saraybosna’ya giderken Karadağ’ı transit geçmek suretiyle oldu. Bu yolculukta ülkenin karasal bölgelerini boydan boya kat ettik. Yolculuk çok uzun ve zahmetli olsa da dağlık bölgelerdeki vahşi güzelliği, seyahatimize eşlik eden akarsu ve gölleri, tabiatla uyumlu köyleri görerek hayran olduk. Arazi o kadar dağlıktı ki bir bölgede biri bitip diğeri başlayan 50 civarında tünelden geçtik.

Tuzi Şehitliği'nde Osmanlı dönemi mezarları

Tuzi Şehitliği’nde Osmanlı dönemi mezarları

Bu arada küçük bir ayrıntıya değineyim. Podgoritsa’yı geçip kuzeye doğru inşa halindeki bir yolda kilometrelerce seyahat ettik. Otoyol ya da en azından bölünmüş yol standardında inşa edilen bu güzergâhta doğru dürüst tedbir alınmamış, gerekli işaretlemeler yapılmamıştı. Ters yola dalmak işten bile değildi. Her şey sürücülerin dikkat ve ferasetine bırakılmıştı. Bu örnek bile Karadağ’ın gelişmişlikte kat etmesi gereken epeyce bir mesafe olduğunu söylüyordu.

Podgoritsa’da Hacı Mehmed Paşa Osmanagiç Camii

Podgoritsa’da Hacı Mehmed Paşa Osmanagiç Camii

Artık kendi tecrübemiz ışığında ülkenin gezilip görülebilecek noktalarına kısa kısa temas edebiliriz.

Karadağ’ın en büyük şehri olan başkent Podgoritsa (Podgorica) turistik bakımdan fazla bir cazibeye sahip değil. Uçakla dönüş yolculuğumuz sırasında birkaç saat geçirmemize rağmen bir-iki tarihi cami dışında fazla bir şey göremedik. Fakat tavsiye üzerine peynir çeşitlerinden bolca alıp Türkiye’ye getirdik.

Tuzi Şehitliği ve Nizam Camii

Tuzi Şehitliği ve Nizam Camii

Podgoritsa’ya gidenlerin yakın konumda bulunan Tuzi adlı beldeye de uğramasını tavsiye ediyorum. Burada Karadağ’ın fethi sırasında ve sonrasında şehit olan Osmanlı askerlerinin medfun bulunduğu Tuzi Şehitliği ve bitişiğindeki Nizam Camii görmeye değer. Şehitlik ve Cami TİKA tarafından onarılmış.

Kaleden Kotor şehrinin ve körfezin görünümü

Kaleden Kotor şehrinin ve körfezin görünümü

Karadağ’ın en önde gelen turistik yerlerinden biri Kotor. Adriyatik Denizi’nin karaya ilginç bir girinti yaptığı Kotor Körfezi’nin bir köşesinde bulunan Kotor’a giderken, körfezin etrafını dolanan karayolunun çok güzel olduğu söylense de, havanın kararmaya başlaması üzerine feribotla geçmek durumunda kaldık.

Kotor'da Eski Şehrin girişi

Kotor’da Eski Şehrin girişi

Kotor; Dubrovnik’te, Split’te ve bazı Yunan adalarında rastladığımız türden, tarihi surların içerisine kurulmuş bir Eski Şehir (Stari Grad) bölgesine sahip. Geçmişte savunma amaçlı olarak inşa edilen bu bölge, bugün şehrin en kıymetli turistik değeri. Dar sokaklar, meydanlar, kiliseler ve küçük dükkânlar arasında kendinizi Ortaçağ’da hissetmeniz mümkün. Kotor Kalesi ise körfezi ve şehri tepeden seyretmek isteyenler için harika bir konumda bulunuyor.

Ulçin'in genel görünümü

Ulçin’in genel görünümü

Büyükelçiliğimizin tavsiyesi üzerine konakladığımız yer Osmanlı döneminde Ülgün de denilen Ulçin (Ulcinj) adlı kasaba oldu. Burası ülkenin güneyinde, Arnavutluk’a çok yakın bir noktada bulunan bir sahil kasabası. Nüfusun kahir ekseriyeti Müslüman Arnavut.

Ulçin Kalesi

Ulçin Kalesi

Konakladığımız mekân, bölgeye hâkim bir tepede kurulu 2.500 yıllık tarihe sahip Ulçin Kalesi içerisindeki bir butik otel idi. Bizatihi Kale, Ulçin’in en önde gelen turistik yerlerinden biri. Kasabada çok sayıda Osmanlı eseri cami bulunuyor. Bunların en bilinenleri Denizciler Camii, yanında hamam da bulunan Paşa Camii, Ulu Camii diye de bilinen Namazgâh Camii ve Kryepazarı Camii. Bir de Saat Kulesi bulunan Ulçin’in sokaklarında gezerken bir Anadolu kasabasında bulunduğunuz hissine kapılabilirsiniz.

Eski Bar'da böyle şirin mekânlar var

Eski Bar’da böyle şirin mekânlar var

Sahilde bulunan Bar ve biraz tepedeki Eski Bar (Stari Bar) bir kasabanın iki farklı mahallesi. Bar’ın küçük bir sahil kasabası olmaktan öte bir özelliği yok. Eski Bar ise Kale’si, çoğu yıkıntı halinde olsa bile kalenin içindeki yapılar, Saat Kulesi, tarihi Cami ve müştemilatı ile görülmesi gereken yerlerden.

Budva bölgenin en canlı yerlerinden biri

Budva bölgenin en canlı yerlerinden biri

Sahil hattında en fazla ziyaretçi çeken yer Budva. Gerek plajları, gerek deniz kıyısındaki yeme-içme mekânları ve gerekse surlar içerisindeki Eski Şehir (Stari Grad) bölgesi Budva’yı ziyaretçiler için cazip kılıyor. Eski Şehir bölgesi, yine bölgedeki benzerlerinden sıkça bahsettiğimiz Ortaçağ dönemine ait surlar ve içerisindeki tarihi yapılardan meydana geliyor.

Aziz Stefan (Sveti Stefan)

Aziz Stefan (Sveti Stefan)

Budva’ya 10 km mesafedeki Aziz Stefan (Sveti Stefan) isimli ada eskiden 100 hanelik bir yerleşim yeri iken, bu adanın tamamı bugün lüks bir otele dönüştürülmüş durumda. Sonradan anakaraya bağlanmış bulunan ve Karadağ’ın belki de en fazla fotoğrafı çekilen noktası olan bu adaya sadece otel müşterileri girebiliyor. Adanın karşısındaki plajlar ise umuma açık.

Çetine Manastırı

Çetine Manastırı

Denizden içeride bir yerleşim yeri olan Çetine (Cetinje), Karadağ’ın tarihi başkenti imiş. Şehrin en gösterişli binası ise Çetine Manastırı. Biz gitmesek de civarda Lovcen Milli Parkı ve Lipo Mağarası gibi çeşitli cazibe noktaları var.

Eski başşehirde Osmanlı Sefareti

Eski başşehirde Osmanlı Sefareti

Şehir merkezinde bugün tiyatro binası olarak kullanılan Osmanlı Sefareti bulunuyor. Binanın girişinde duvara işlenmiş Türk Bayrağı ve “Sefaret-i Seniye-i Osmaniye” kitabesi halâ muhafaza ediliyor.

Virpazar'da savaş anıtına dönüştürülen kaya

Virpazar’da savaş anıtına dönüştürülen kaya

Dönüş yolunda uğradığımız Virpazar, karşı tarafında Arnavutluk’un bulunduğu İşkodra Gölü kıyısındaki küçük bir köy. İşkodra ve Üsküdar isimlerinin aynı kökten geldiğini bu vesileyle ifade edelim. Hangisi diğerine kaynaklık etmiştir, araştırılmaya muhtaç.

Piva Gölü kenarından sevgilerle...

Piva Gölü kenarından sevgilerle…

Karadağ Türk vatandaşları tarafından gün geçtikçe daha fazla tercih edilen bir seyahat rotası bugün. Vize gerekmemesi ve kolay ulaşılması şüphesiz bir avantaj. Fakat bu ülkeyi daha cazip hale getiren şey, sahip olduğu doğal güzelliği tarihi varlıklarıyla harmanlamış olması. Deniz tatili yapmak isteyenler için oldukça güzel sahilleri var. Tarih ve kültür turizmi yapmak isteyenlerin ise hem Ortaçağ’dan hem de Osmanlı’dan miras çok sayıda eser bulmaları mümkün.

6 Yorumlar

  1. Mehmet Dönmez

    Sayın Valim gönlünüze, elinize ve kaleminize sağlık.

    Teşekkür ve tebrik ediyorum. Kısmen gördüğümüz yerler olmakla birlikte sizin fotoğraflar eşliğinde anlatımınız çok güzel ve okumak çok zevkli.
    Biz de 2017’de Saraybosna’dan otobüsle Dubrovnik’e uğrayarak İşkodra ve Tiran’a giderken Karadağ’dan geçmiştik.
    Kotor körfezini uzun, ama zevkli bir yolculukla dolaşmış ve akşam geç saatlerde Budva’ya varınca şehrin güzelliğini çok görememiştik. Sadece sahilde bir yemek yiyebildik.
    Sizin dağlık kısmından gitmeniz (zahmetine rağmen) ayrıca bir güzellik olmuş.
    Devamını isteriz inşaAllah.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Kıymetli Abim, siz de bu güzel ülkenin havasını kısa da olsa teneffüs etmişsiniz. İnşallah tam tekmil turistik bir gezi yaparsınız. İlginize teşekkürler…

      Yanıtla
  2. Anonim

    Yargıtayı temsilen küçük bir heyetle Karadağ Yargıtay başkanının davetlisi olarak bir çalıştayımız olmuştu. Görselleriniz ve anlatım tarzınızla anıları tazelediniz, elinize, dilinize, gönlünüze sağlık. Abdulkadir İlhan.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok sağ olun Abdülkadir Bey. Kısacık bir nostalji yaşatabildiysem ne mutlu bana.

      Yanıtla
  3. Âlim Barut

    Eline, diline kalemine sağlık… Bilmediğimi öğrendim. Tarih var. coğrafya var. Acı tatlı hatıralarımız var. Bunlardan sadece sen keyif aldığını zannedme, bizde keyifli zamanlar geçiriyoruz; sayende…
    Tekrar teşekkürler ve selamlar. Yeni yazıya kadar…

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Sevgili Âlim abi, yazılardan keyif aldığını biliyordum da 😊 bunu bir kez daha duymak iyi geldi. Çok teşekkür ediyorum. Selamlarımla…

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.