Sırbistan Gezi Rehberi

Beyaz Şehrin ülkesi…

SIRBİSTAN

5 Eylül 2020

Güncelleme: 11 Eylül 2022

Türkler’in Malazgirt’le birlikte Anadolu topraklarına girişlerinin üzerinden henüz bin yıl bile geçmemişken, kurup yıktığımız –bir kısmı bize, bir kısmı ise başkalarına ait– devletlerin, beyliklerin, prensliklerin sayısını düşününce, bu sürenin aslında ne kadar uzun olduğu ortaya çıkıyor. Dahası, henüz bin yılımızı dahi doldurmadığımız bu toprakları sanki kadimden beri sakinleriymişiz gibi sahiplenmemiz ve öz yurdumuz saymamıza bakılırsa, insanlık tarihi için kısa sayılabilecek bin yıllık bir dönemin, bir toplum ve bir coğrafyanın serencamı bakımından ne kadar önemli bir süre olduğu anlaşılıyor.

Belgrad'da Kalemegdan ve Sahat Kula

Belgrad’da Kalemegdan ve Sahat Kula

Bugün Sırbistan topraklarının yer aldığı coğrafya I. Kosova Savaşı neticesinde 1389’da Osmanlı yönetimi altına giriyor. Böylece 5 asırlık Osmanlı egemenliği başlıyor. Bir başka deyişle Anadolu topraklarındaki serüvenimizin yarısı kadar bir süreyi de Balkan coğrafyasında geçirmişiz. Tarih kitaplarında anlatılan olayları peş peşe sıraladığımızda bunun hiç de küçümsenecek bir zaman dilimi olmadığı anlaşılacaktır. Biz şapkamızı alıp çekildikten sonra bile o topraklar öylesine büyük olaylar yaşadı ki, bugün bile etkileri en sıcak haliyle hissediliyor.

Yeni Pazar'daki Leylek Camii

Yeni Pazar’daki Leylek Camii

II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan Yugoslavya çok toplumlu ve çok dinli bir federasyon olmakla birlikte, ana unsuru ve en güçlü etnisitesi Sırplar idi. Kendisini “Bağlantısızlar” grubu içerisinde tanımlamakla birlikte devletin sosyalist kimliği, Doğu Bloku’ndaki çözülmenin akabinde Yugoslavya’nın da 1992’den itibaren dağılmasını beraberinde getirdi. 7 ayrı devlete bölünen Yugoslavya’nın başkenti Belgrad Sırbistan’da kaldı.

Belgrad Kalesi'nin Kral Kapısı ve Victor Anıtı

Belgrad Kalesi’nin Kral Kapısı ve Victor Anıtı

Sırplar’ın bağımsızlık hareketlerini kabullenemeyişi, daha doğru bir ifadeyle “hazmedemeyişi” neticesinde yaşanan insanlık dışı olaylar bugün herkesin hafızalarında tazeliğini koruyor. Balkanlar’a yapılan seyahatlerde, bölgenin tamamında olmasa da (Hırvatistan, Slovenya gibi) büyük bir bölümünde (Bosna Hersek, Kosova gibi) yaşanan bütün bu trajedilerin izlerini görme imkânı oluyor. Konu Balkanlar olunca “tarih”ten bağımsız bir gezi yazısı yazmak mümkün olmuyor. Yine de tarih faslını burada kesip güncele geçelim.

Belgrad'ın alışveriş bölgesi Kneza Mihaela Caddesi

Belgrad’ın alışveriş bölgesi Kneza Mihaela Caddesi

Sırbistan Balkanlar’ın önemli bir kavşak noktasında bulunuyor. Türkiye’yi Avrupa’nın diğer bölgelerine bağlayan önemli bir hat Sırbistan topraklarından geçiyor. Bu sebeple Sırbistan’daki ana güzergâhlarda seyahat eden tırların büyük bölümü bizim şirketlerin Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında taşımacılık yapan araçları. Sürekli Türk şirket adlarını okuyarak ilerliyorsunuz kısacası.

Burası Sırbistan’da bir otoyol dinlenme tesisi

Burası Sırbistan’da bir otoyol dinlenme tesisi…

Otoyol üzerinde birkaç yerde kocaman tabelâları ile dikkat çeken Bayburt Tesisleri var. Bayburtlu bir şahsın açtığı bu tesislerde mescit, helâl gıda, Türk yemekleri gibi ikramlar var, kendinizi memleketinizde hissettiren. Bu tesislerin 2019’da uğradığımız şubesi fena değildi. Fakat 2022’deki dönüş yolculuğumuzda mola verdiğimiz şube tam bir felaket idi. Temizlik, tertip, düzen, kısacası her yönden bakımsızlık ve ilgisizlik akıyordu. Başta dönerciler olmak üzere Avrupa şehirlerinde hizmet veren Türklere ait tesislerin çoğunun acıklı halini hatırladık bu vesileyle. Yanı başında faaliyet gösteren başka mekânların tertip ve düzenini örnek alacağına, kendi alıştığı pislik ve düzensizliği normal sayıp sürdürmekte beis görmeyen sözüm ona işletmecileri de. Nitekim Bayburt tesislerinden memnun kalmayıp girdiğimiz az ilerideki Sırplara ait tesisin temizliği ve düzeni gıpta edilecek seviyedeydi.

Aziz Sava Katedrali'nin içi

Aziz Sava Katedrali’nin içi

Balkanlar’da Müslümanların daha yoğun bulunduğu yerlere nazaran Sırbistan’da pek fazla Türk yatırımına rastlanmıyor. Bazı Türk firmalarının tabelalarına orada burada denk gelseniz bile, başta Bosna Hersek olmak üzere diğer bazı ülkelere kıyasla bu sayının azlığı dikkat çekiyor. Bunda yakın tarihin zihinlerde oluşturduğu olumsuz imaj mı etkilidir, yoksa Sırbistan’ın Türk yatırımcısına yönelik menfi bir tutumu mu vardır, bilmiyoruz. Belki de bizim gibi oraları gezip dolaşanların “bakın buralarda yatırım yapılacak bakir alanlar var” gibi hatırlatmalarına ihtiyaç bulunuyor.

Belgrad Kalesi'nde Damat Ali Paşa Türbesi

Belgrad Kalesi’nde Damat Ali Paşa Türbesi

Sırbistan’ın tarihi bölgelerini gezerken doğal olarak çok sayıda Osmanlı eserine rastlıyorsunuz. Bunların birçoğunun öyle ya da böyle korunmuş olmasına şaşırmakla birlikte mutlu olmamak elde değil. Belgrad sayfamda örneklerini verdiğim üzere yer adlarının pek çoğunun Osmanlı dönemindeki orijinal haliyle kullanılmaya devam etmesi de ayrı bir sevinç kaynağı. Bununla birlikte her şey dört dörtlük değil tabii ki. Karşı cephelerde konumlandığımız yıllar ve oluşan düşmanlıklar çok şeyi silip süpürmüş. Belgrad’da ibadete açık tek bir caminin kalmış olması bunun en somut örneği.

Niş Kalesi'nin ana girişi: İstanbul Kapısı

Niş Kalesi’nin ana girişi: İstanbul Kapısı

Turistik açıdan Sırbistan tarihi, kültürü ve coğrafyası ile Türk vatandaşları için oldukça cazip bir ülke. Fiziki yakınlığına ilave olarak Türk vatandaşlarından vize istememesi büyük kolaylık. Yakın bir tarihte ise karşılıklı olarak kimlik kartlarıyla giriş-çıkış yapılabilmesi planlanıyor.

Niş Kalesi içerisinde Kral Milan anıtı

Niş Kalesi içerisinde Kral Milan anıtı

Biz kendi aracımızla yaptığımız Balkan turlarımızın her ikisinde de Sırbistan şehirlerini görme imkânı bulduk. 2019 yılında gidiş yolculuğumuzda Belgrad’ı, dönüşte Yeni Pazar’ı gezdik. 2022 yılındaki seyahatimizde ise dönüş sırasında konakladığımız Niş’i gezdik.

*******************

Sırbistan hakkındaki bu genel girişten sonra BELGRAD, YENİ PAZAR (NOVİ PAZAR) ve NİŞ yazılarım için tıklayın.

2 Yorumlar

  1. Âlim Barut

    Yeni yazınızla bizlerde bilmediğimiz bazı durumları öğrendik.
    Teşekkür ederim, gezmeye devam…
    Balkanlarda ayak izinin bulunmadığı yer kalmasın.
    Eline Kalemine sağlık..

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Kıymetli Abim, Balkanlar insanda alışkanlık yapıyor. Her yolculuğumuzda hem daha önce gittiğimiz yerlere, hem de farklı yerlere gittik. Aldığımız lezzet hiç azalmadı. İnşallah siz de gitme fırsatı bulursunuz. Selamlar…

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.