Bizim şehirler

KASTAMONU

 

 

Ulus Meydanı ve Atatürk

Kastamonu şehir merkezi. Ortada Valilik binası.

Manda yuva yapmış söğüt dalına
Yavrusunu sinek gapmış gördün mü?

Amanın yandım, tiridine bandım
Bedava mı sandın para vidim aldım.

KASTAMONU TÜRKÜSÜ

21 Haziran 2025

Kastamonu 70’li yılların başında abimin öğretmen olarak İnebolu’nun bir orman köyüne atanmasıyla zihin dünyamıza yerleşti. Sonradan ilçe olan Doğanyurt’a bağlanan bu köy yolu izi olmayan, motorlu araçların gidebildiği son noktadan sonra 5 saat katırla ya da yaya olarak ancak ulaşılabilen ücranın da ücrası bir yerdi. Kayseri gibi düzlüğün hâkimiyetindeki bir şehre alışkın bizler için çok farklı bir tecrübeydi bu. Bu vilayete dair ilk intibamız bu tecrübeyle şekillendi, zira “Gastamonu Gastamonu dep dep dep” şeklindeki tezahürattan bile bihaberdik.

Bir Ankara manzarası: Ortada Kocatepe Camii, arka planda Atakule

Şerife Bacı Anıtı önünde bizim çocuklar. Yıl 1999…

Henüz 18 yaşını doldurmadığı için mahkemeden alınan kazai rüşt kararıyla öğretmen olan çocuk yaştaki abimin o gün yaşadığı mahrumiyet bugün Kastamonu’nun zenginlik hanesine yazılıyor. Bir zamanlar geçit vermekte gayet isteksiz davranan ormanlar il topraklarının üçte ikisini kaplayan bir bereket membaı bugün. Ormanların gizlediği dağlar, aralarından süzülen akarsular, insana tatlı bir ürperti veren vadi ve kanyonlar doğal zenginlik sayılıyor artık.

Saraybosna'da Sebil ve kuşlar

İnebolu’nun tarih kokan sokakları

Kastamonu tarihi çok eskilere giden bir kent. Burada tarihinin detaylarına girmeyeceğim ama “biraz da gülelim” babında isminin kaynağına değinmesem üzülürüm. Güya Bizans Tekfuru’nun Moni adındaki kızı kaleyi ele geçirmeye gelen Türk askerine âşık olmuş da kalenin anahtarını ona vermiş. Bunu duyan tekfur da kızını kalenin burcundan aşağı atmış. Bu esnada söylenen “kastın ne idi Moni” sözü döne dolaşa “Kastamonu” halini almış.

Günümüzde Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılan 2. Meclis binası

Yöredeki ahşap işçiliğinin güzel örneklerinden biri olan Paşa Konağı Pınarbaşı ilçe merkezinde bulunuyor.

Şehirler biraz da efsanelerle yaşarlar diyeceğim ama buradaki durum pek öyle değil. Tıpkı Trabzon adının “tuğra bozan”dan, Akdamar adının “ah Tamara”dan, Anadolu adının “yeter, ana, dolu”dan geldiği gibi bu toprakların taş devrinden beri biz Türklere ait olduğunu, dolayısıyla buralarda Türkçe’den başka dil kullanılmadığını ispat etme çabası barındıran zavallı bir iddia. Gülünç duruma düşmemek için iddianın gülünçlüğünü daha fazla ispata çalışmayacağım. Fakat internette epeyce alıcısının olduğunu esefle belirtmem gerek.

Günümüzde Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılan 2. Meclis binası

Kent merkezinden Kastamonu Kalesi

Kastamonu Kalesi şehri tepeden seyreden bir konumda bulunuyor. Kastamonu kent merkezini kaleden temaşa edenlerin dikkatini Candaroğulları Beyliği’nden ve özellikle Osmanlı’dan miras cami, medrese, imaret, han gibi eserlerin çokluğu çekecektir.

Oran sırtlarından Eymir Gölü manzarası

Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi

Bu eserlerin başında hiç şüphesiz Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi geliyor. Şehrin en fazla ziyaret edilen yerlerinden biri olan külliyede Asa Suyu özel öneme sahip. 16. asır mutasavvıflarından olan Şeyh Şaban-ı Veli’nin asasını vurarak çıkardığı bu suyun zemzem olduğuna inananlar var. Yine malum şehirler ve efsaneler meselesi. Şeyh Şaban-ı Veli Kastamonu için öylesine önemli ki Hıristiyan dünyasında gördüğümüz şehirlerin koruyucu azizleri bizde de olsaydı Kastamonu’nun koruyucu azizi tartışmasız Şeyh Şaban-ı Veli olurdu.

Cumhuriyet'in ilk dönem simge yapılarından İş Bankası binası

Atabeygazi Camii ve ahşap direkleri

1273 yılı yapımı Atabeygazi Camii içindeki kırk ahşap direğe atfen Kırk Direkli Camii olarak da anılıyor. Şehrin fetih sembolü olduğu için ilk günlerinden günümüze imamlar hutbe sırasında kılıç kuşanma geleneğini sürdürüyorlar.

Cumhuriyet'in ilk dönem simge yapılarından İş Bankası binası

Ev Kaya Mezarları 7. asırda Paflagonyalılar (onlar da kim?) tarafından inşa edilmiş

Yakup Ağa Külliyesi kentte dikkate değer tarihi mekânlardan bir diğeri. Yavuz Sultan Selim’in hocası Halimi Çelebi tarafından yaptırılan bir 16. yüzyıl eseri.

Kentte o kadar çok tarihi mekân var ki bunları tek tek anlatmak yerine bazılarının fotoğraflarını eklemekle yetiniyorum.

Anıtkabir

Taşköprü sarımsağı. Kokusu geldi mi?

Bu arada Kastamonu mutfağı ile ilgili değinmem gereken bir husus var. Kastamonu sucuk ve pastırma konusunda oldukça iddialı bir kent. Bir Kayserili olarak itiraf etmem gerekir ki bu iddiası hiç de boşuna değil. Çok kaliteli ve oldukça leziz sucuk ve pastırma üretiliyor kentte. Lakin pastırma konusunda şöyle bir incelik var: Kastamonu pastırması taze taze yenmeye müsait. Kayseri pastırması ise daha uzun süre dayanabilen, daha geleneksel bir ürün. Geleneksel, çünkü savaşçı ve göçebe atalarımızın ihtiyaçlarını uzun seferler boyunca karşılayabilecek dayanıklılıkta üretiliyor. Kısacası kıyaslamak anlamsız, hangisi elimize geçse zevkle yeriz, hele ki bu pahalılıkta…

1926'da hizmete açılan Gazi Tren İstasyonu

İnebolu manzarası

Kastamonu’nun ilçeleri de gidip görmeyi fazlasıyla hak eden güzellikler barındırıyor. Bunlardan İnebolu ilin denize açılan yüzlerinden biri. Denize girmek ve doğa manzaralarının keyfini sürmek isteyenlerin yöneldiği bir adres. Fakat İnebolu’yu daha özellikli kılan yönü, Karadeniz ile iç bölgeler arasında geçiş hattında olması sebebiyle Milli Mücadele’de oynadığı rol olmuş. Karadeniz üzerinden gelen silah, mühimmat, para gibi yardımlar İnebolu açıklarında gemilerden “denk kayığı” denen kayıklara yüklenerek İnebolu’ya, oradan da başta Ankara olmak üzere Anadolu içlerine sevk edilmiş. Kenti ziyaret ettiğinizde her adımda o günlerin havasını teneffüs ediyorsunuz.

Saraybosna'da Sebil ve kuşlar

İnebolu Türk Ocağı binasında Atatürk’ün kahve içtiği koltukta bir kahve de biz içtik

Pınarbaşı ilçesi Ankara ve İstanbul gibi metropollerde yaşayanların son yıllarda fazlaca rağbet ettiği bir yer. İlçe merkezi oldukça mütevazı, lakin bölgenin vahşi doğası her geçen gün daha fazla sayıda insanı kendine çekiyor. Cazibenin merkezinde kanyonlar bulunuyor. Öyle ki sırf kanyonların hatırına Kastamonu’ya gitmeye değer. Kanyonlar öteden beri doğaseverlerin sık sık gidip adrenalin seviyelerini yükselttikleri yerlerdi. Hatta zaman zaman kaybolurlar, kendilerinden günlerce haber alınamaz, haber bültenlerine konu olurlardı. Sonradan yapılan düzenlemelerle kanyonlar herkesin kolayca ulaşabildiği, adrenalini taciz etmeden bir uçtan öbürüne kat ettiği keyifli güzergâhlara dönüştü.

Saraybosna'da Sebil ve kuşlar

Horma Kanyonu’nda dağın yüzünde yürüyüş

Bunlardan Horma Kanyonu 3 kilometrelik bir parkur. Zaman zaman kanyonun tabanından akan Zarı Deresi’ne bata çıka yürüyen “çılgın”lara rastlansa da kanyon boyunca inşa edilen yürüyüş yolunu kullanmak daha doğru. Yürüyüş yolu diye geçiştirdiğime bakmayın, kanyonun dik duvarına monte edilmiş çelik ve ahşaptan mamul bir yolda yerçekimine inat yürüyorsunuz. Karadenizli müteahhit öyle bir iş çıkarmış ki kolay kolay altından kalkılamaz cinsten. Yürüyüş güzergâhı nihayet Ilıca Şelalesi ile taçlanıyor.

1926'da hizmete açılan Gazi Tren İstasyonu

Valla Kanyonu’ndaki burgu seyir terası

Pınarbaşı ilçesi sınırlarındaki Valla Kanyonu ile Azdavay sınırlarındaki Çatak Kanyonu da doğaseverlerin yoğun ilgisine mazhar olan güzellikler arasında.

1926'da hizmete açılan Gazi Tren İstasyonu

Tosya’daki Dipsiz Göl de görmeye değer noktalardan

Turistik açıdan Abana ve Çatalzeytin gibi deniz kıyısında olan ilçelerle Tosya ve Taşköprü gibi içeride bulunan ilçelerin ortak yanı yaylalar. Yaylalarda vakit geçirmekten hoşlanıyorsanız Kastamonu’nun hangi bölgesine giderseniz gidin sizi hoşnut edecek bir yayla bulursunuz. Biz de çoluk çocuk Abana’da deniz kıyısında tatilde iken bir günümüzü Çatalzeytin’in bir yaylasında geçirmiş, doğal ortamın keyfini doyasıya yaşamıştık.

1926'da hizmete açılan Gazi Tren İstasyonu

Ilgaz Dağı Milli Parkı’nda tesisler

Bu arada Ilgaz Dağı’nı es geçmemek lazım. Ilgaz Dağı Çankırı ile Kastamonu arasında yer alıyor, üstelik Çankırı’nın Ilgaz adında bir de ilçesi mevcut. Fakat kayak tesislerinin bulunduğu mıntıka Kastamonu’ya dâhil. Benim gibi kayak yapmayı beceremeyenler de üzülmesinler, orman ve dağ havası almak üzere gidip kalınabilecek tesisler yıl boyu hizmete açık.

1926'da hizmete açılan Gazi Tren İstasyonu

Doğa Kültür Köyü civar köylerden getirilen binalarla oluşturulmuş

Özetle Kastamonu gerek il merkezi ve gerekse ilçeleriyle doğal güzellik ve adrenalin, tarih ve kültür, üstüne üstlük biraz de maneviyat eksenli bir seyahat yapma arzusunda olanlar için biçilmiş kaftan. Özellikle bizim gibi Ankara sakinleri için kolay ulaşılabilir olması da işin bonusu.

1926'da hizmete açılan Gazi Tren İstasyonu

Ilgaz Dağı’nda yürüyüş keyfi…

14 Yorumlar

  1. Zekai GÖNÜL

    Emeklerinize, yüreğinize sağlık Sayın Valim.
    Nasıl Hatay sizin ilk göz ağrınızsa benim de ilk görev yerim Kastamonu’nun Devrekâni ilçesi. Kastamonu’nun Araç ilçesi ile beraber bu küçük ama şirin ilçesi Devrekâni’nin derelerinde çok balık tutmuşluğum var.
    Yedeksubay olarak askerliğimi yapmak üzere oradan ayrılırken çatıştığım Yem Sanayii Türk A.Ş ‘nin bütün idari ve teknik personeli beni Taşköprü’ye kadar uğurlamışlardı.
    Bu yazıyı okurken tekrar o güzel günlere götürdünüz beni. Çok teşekkürler…🙏

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Bu yazıların bir faydası şu ki ben kendi hissiyatımı anlatırken okuyanlar da kendilerinden bir şeyler bulabiliyor. Bahsettiğiniz güzel hatıralar sizin sempatik yapınız ve yüce gönüllülüğünüzü ortaya koyuyor ki bunun bizzat şahidiyim. Allah yolunuzu ve bahtınızı açık etsin.

      Yanıtla
  2. Halil Severcan

    Güzel yurdumun cennet olan her köşesine ne zorluklarla ulaşılmış , köşede bucakta kalan yerleşim yerlerine ne şartlarda gidilmiş olduğunu, bir kere de vatanımızın bu yöresinden sizden dinlemek beni çok uzaklara götürdü. Mahmut ağabeyini, ciğer paresini kuş uçmaz, kervan geçmez yerlere gönderen dokuz cevher doğuran annenizi ve midelerinize helal lokmadan başka bir şey düşmesin diye gece-gündüz çalışan rahmetli babanızı bir kere rahmetle anıyorum. Sana yakışan bir anlatım ve bizden olan şeylere çok güzel yaklaşım sergilemişsiniz. Sizi tebrik etmiyorum çünkü tebrik edecek cümleyi kuracak gücü kendimde göremiyorum.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Kıymetli Halil abi, duygu dolu bu yorum için çok teşekkür ederim. Bu vesileyle hepimizin geçmişlerine Yüce Rabbimden rahmet diliyorum. Selamlarımla…

      Yanıtla
  3. Mehmet Dönmez

    👏👏👏❤️

    Yanıtla
  4. Anonim

    Biz de gittik ama böyle güzel anlatamazdık Sayın Valim.
    Gönlünüze ve kaleminize sağlık.
    Fotoğraflar ve anlatım çok güzel.👏👏👏❤️

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkür ederim. Selamlar…

      Yanıtla
  5. İ.A.

    Abinizi rahmetle anıyorum. Hakikaten Kastamonu denince akılda kalan geri ve kaba şehir algısında bugün keşfedilmiş güzelliklere uyanmış olmak ne yerinde bir tespit. Kastamonu halkıyla, esnafıyla ve doğasıyla son yıllarda beni şaşırtan bir şehir. Bu dönem güzel bir valisi de varmış.
    Elinize sağlık.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkür ederim. Tespitler çok yerinde. Mevcut vali hakkındaki değerlendirmeye de katılmamak mümkün değil. Selamlar…

      Yanıtla
  6. M.Fatih Uğurlu

    Kıymetli Valim, Kastamonuyu çok güzel anlatmışsınız. Sağolun.
    Kastamonu ; Kalesi, kulesi, deresi üçlemesi ile de anılır.
    Selamlarımla.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Sevgili Fatih Bey, Kastamonu hakkındaki bu kafiyeyi duymamıştım. Eksiğimi tamamladınız. Teşekkür ederim.

      Yanıtla
  7. Anonim

    🧿🌸👍

    Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir