Finlandiya Gezi Rehberi

Bir tutam mutluluk…

FİNLANDİYA

3 Temmuz 2021

Finlandiya Türkiye’nin yarısı büyüklüğünde bir İskandinav ülkesi. Topraklarının yüzde 86’sı ormanlarla kaplı. Yüzde 10’unu ise göller ve nehirler işgal ediyor. Ülke genelinde 180 binden fazla göl var. Hal böyle olunca geriye insan yerleşimi için çok fazla bir alan kalmıyor. Bu geniş coğrafyada sadece 5,5 milyon insan yaşıyor.

Helsinki Katedrali

Helsinki Katedrali

Bugünkü Finlandiya toprakları 6 asra yakın süre İsveç’in bir parçası iken 1809’da Rusya tarafından ele geçiriliyor. 1917’de bağımsızlığını ilan edinceye kadar Rusya’nın hâkimiyeti altında varlığını sürdürüyor.

Helsinki sokakları

Helsinki sokakları

Ruslar bu ülkeyi 2. Dünya Savaşı’nda da rahat bırakmıyorlar. Fakat Finler özellikle kayaklı birlikleri ile ormanlık alanlarda efsanevi bir savunma savaşı yapıyorlar. Bu birliklerde görev yapanların önemli bir bölümünün kadın savaşçılar olduğunu hatırlatalım. Neticede Finler topraklarının bir bölümünü kaybetseler de hiçbir zaman Sovyetler Birliği’nin bir parçası olmuyorlar.

Merkez Tren İstasyonu

Merkez Tren İstasyonu

Ülkenin Fince’deki karşılığı olan “Suomi”, “bataklıklar ülkesi” anlamına geliyor. Rus yazar Grigori Petrov’un çok bilinen “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabı, “suomi”nin “beyaz zambaklar ülkesi”ne nasıl dönüştüğünün öyküsü. Bir kalkınma modelinin ipuçlarını verdiği için Atatürk’ün de dikkatini çekiyor. Böylece onun talimatıyla Cumhuriyet’in ilk yıllarında bizdeki okullarda da okutuluyor.

Helsinki'de Aziz Henry Katedrali

Helsinki’de Aziz Henry Katedrali

Gerçekten de Finlandiya bundan bir asır öncesine kadar fakr-ü zaruret içerisinde bir coğrafya. Kalkınma adımları 1917’deki bağımsızlıktan sonra atılmaya başlıyor. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası ülke büyük bir kalkınma dönemine giriyor. Bugün ortalama bir Finlandiya vatandaşının cebine giren para 50 bin dolar civarında. Eğitim sistemi dünyanın imrendiği bir seviyede. İnsani gelişim indeksinde ise 11. sıradalar. İstatistikler doğru söylüyorsa Finler dünyanın en mutlu insanları. Kısacası her bakımdan oldukça iyi durumdalar. Tek sorun nüfusun gittikçe yaşlanması. Tabii bir de sıcak havaya hasret iklimi…

Pazar Meydanı'nda "Çariçe Taşı" denilen anıt

Pazar Meydanı’nda “Çariçe Taşı” denilen anıt

Tarihi kayıtlarda Türklerle Finlerin aynı soydan geldikleri sıklıkla yer alır. Buna dayanak olarak Fince’nin Türkçe gibi Ural-Altay dil ailesinden oluşu, bir de aradan geçen binyıllar boyunca saflığını yitirmekle birlikte genetik kodlara dair veriler gösterilir. Bilim dünyasında birbirine zıt tezlerin ileri sürüldüğü bu konuda bizim kesin bir kanaat ortaya koymamız elbette mümkün değil. Lakin görüştüğüm bazı Finler, Türklerle akraba olabilecekleri konusunda kapıyı açık bırakan yorumlar yaptılar.

Demiryolu Meydanı'ndan bir görünüm

Demiryolu Meydanı’ndan bir görünüm

Bir Avrupa Konseyi toplantısı münasebetiyle 2002’de Helsinki’ye gitmiş ve birkaç gün kalmıştım. Fin ev sahiplerimiz bizi feribotla Baltık Denizi’nin karşı kıyısındaki Estonya’nın Başkenti Tallin’e de götürüp getirdiler. Estonya’ya dair gezi notlarımı “Ortaçağ’ın Yaşayan Mirası: Estonya” yazımda bulabilirsiniz. Burada ise Helsinki hakkındaki notlarımı paylaşıyorum.

Feribot yolculuğu yormuş... da resmi hangi paparazzi çekti?

Feribot yolculuğu yormuş… da resmi hangi paparazzi çekti?

HELSİNKİ

Baltık Denizi’nin kıyısına kurulmuş olan Helsinki, yemyeşil tabiatı ve sakin ortamı ile adeta huzur ve sükûnetin adresi. Kurulduğu yer adalar, yarımadalar, koylar, köprüler… kısacası deniz ile karanın sarmaş dolaş olduğu bir coğrafya. Ülke genelinde 180 bin civarında irili ufaklı ada olduğu dikkate alınırsa, başkentin etrafında çok sayıda adanın bulunması şaşırtıcı olmaz. Bu adalar içerisinde en bilineni, Helsinki’nin karşısında yer alan Suomenlinna Adası. Vaktiyle şehrin savunması için inşa edilmiş oldukça estetik bir kaleye ev sahipliği yapan ada, günümüzde turistik ziyaretlerle şenleniyor.

Helsinki Üniversitesi şehir merkezinde bulunuyor

Helsinki Üniversitesi şehir merkezinde bulunuyor

Helsinki’nin Avrupa kıtasındaki “en turistik” şehirlerden biri olduğunu söyleyemeyiz. Bununla birlikte bu şehirdeki müzelerin sayı ve çeşitliliği, turistik seyahat yapanlar için önemli bir cazibe oluşturuyor. Bu yüzden müze meraklılarının seyahat planı yaparken süreyi biraz daha uzun tutmalarında fayda var.

Helsinki Katedrali ve Çar II. Alexandr heykeli

Helsinki Katedrali ve Çar II. Alexandr heykeli

Helsinki’nin en merkezi noktası Senato Meydanı (Senaatintori). Bu geniş alanın etrafında Başbakanlık, çeşitli kamu binaları, kütüphane ve müzeler yer alıyor. Fakat meydandaki en ikonik yapı tartışmasız Helsinki Katedrali (Helsingin tuomiokirkko). Rusya’nın hâkimiyeti sırasında, 1830-1952 yılları arasında inşa edilmiş. Meydanın orta yerindeki Rus Çarı II. Alexandr’a ait heykel de yerli yerinde duruyor.

Pazar Meydanı ve civarı

Pazar Meydanı ve civarı

Senato Meydanı’nın civarı Helsinki’nin tarihi bölgesini oluşturuyor. Görülmesi gereken yerlerin çoğunluğu yürüme mesafesi içerisinde. Bu bölgede bulunan Pazar Meydanı (Kauppatori), deniz kıyısında olmanın da sağladığı avantajla yüzyıllardır ticaretin merkezi olmuş. Bugün ise hem bir sosyalleşme alanı, hem de hediyelik eşya almak isteyenlerin uğrak noktası. Bitişiğindeki Esplanadi Parkı kentin en büyük olmasa da öteden beri en fazla rağbet gören yeşil alanı. Helsinki’de çok sayıda park ve yeşil alanın bulunduğunu hatırlatmaya gerek yok sanırım.

Rusya döneminden miras Uspenski Katedrali

Rusya döneminden miras Uspenski Katedrali

Görselliği ve tarihi değeri ile ön plana çıkan yapılardan bir diğeri Uspenski Katedrali (Uspenskin katedraali). 1862-1868 yılları arasında inşa edilen katedral, Rus tarzı mimarisi ve kızıl tuğlaları ile dikkat çekiyor.

Az nüfusa çok yeşil alan... büyük lüks...

Az nüfusa çok yeşil alan… büyük lüks…

Kısacık bir hatırayı paylaşayım: Helsinki’de bulunduğumuz günlerde heyetimize verilen akşam yemeğinde biri kadın biri erkek iki garson, içki servisi yaptıkları masanın başında birden bire şarkı söylemeye başladılar. Müthiş sesleri vardı. Misafirler olarak biz olayı anlamaya çalışırken ev sahiplerimiz durumu anons etti. Meğer bu iki kişi Finlandiya’nın en önde gelen opera sanatçıları imiş. Kısa bir aradan sonra bu defa sanatçı kostümleri içerisinde salona dönerek bir konser verdiler.

Helsinki hatırası...

Helsinki hatırası…

Özetle Helsinki, turistik çekim noktaları fazla olmadığı için kısa sürede gezilip dolaşılabilecek, bununla birlikte sakin ve huzurlu ortamı ile bulunmaktan keyif alınabilecek bir kent. Bu kentin sakinlerinde sıkça görülen, benim de tanıdığım bazı Finlerde şahit olduğum çocuksu saflık ve saygılı tavır ise bu güzelliği tamamlayan bir boyut. Türklerle Finlerin akrabalığına dönecek olursak, ülkedeki en eski şehrin adının “Turku” olması bu açıdan önemli midir bilemem. Fakat civar ülkelerin aksine Finlandiya’daki tuvaletlerde taharet musluğunun olması bu akrabalığın ilginç ama önemli bir işareti olsa gerek.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.