Endülüs Gezi Rehberi

SEVİLLA

 

 

İspanya Meydanı’nda konser vakti

İspanya Meydanı’nda konser vakti

5 Eylül 2020

ENDÜLÜS bölge yönetiminin başkenti ve en büyük şehri olan Sevilla’ya bölgedeki diğer şehirlerden biraz daha fazla zaman ayırmakta fayda var. Tarihi ve turistik mekânlar çoğunluğu itibariyle birbirine yakın olsalar da, rahat ve sindirilmiş bir gezi için en azından iki gün ayırmak uygun olur. Biz öyle yaptık. Üstelik gezmeyi düşündüğümüz bazı yerleri sonradan listemizden çıkardık.

Sevilla, Endülüs Emevîleri’nin bölgeye girişlerinin henüz ikinci yılında, 712’de fethedilmiş. Arapça’da buraya “İşbiliyye” deniyor. Kurtuba bahsinde isminden söz ettiğimiz Guadalquivir Nehri Sevilla’nın da içinden geçiyor.

Sevilla Katedrali

Sevilla Katedrali

Şehirde en göze çarpan yapıların başında Sevilla Katedrali geliyor. Bu noktada daha önce yapılmış bulunan cami, bölgenin İspanyol hâkimiyetine geçmesini takiben yıkılarak yerine 1402’de Katedral’in temeli atılıyor. Ama tamamlanması yüz yıldan fazla sürüyor. Gotik tarzın Mağrib ve İspanyol yorumu diyebileceğimiz bu yapı, Ayasofya’yı sollayarak, döneminin dünyadaki en büyük katedrali oluyor. 

Minare iken Katedral'in çan kulesine çevrilen Giralda

Minare iken Katedral’in çan kulesine çevrilen Giralda

Cami yıkılarak inşa edilse de, caminin minaresi muhafaza ediliyor. Bu minare, Fas’ın Marakeş kentinde bulunan Kutubiye Camii’nin minaresinin bir benzeri olarak yapılmış. Bu öylesine görkemli bir minare ki, vaktiyle müezzinler atla çıkıp okurlarmış ezanı. Genişliğinin 44×44 m, bugünkü yüksekliğinin ise 105 m olduğunu söylediğimizde bunun lâf-ı güzaf olmadığı anlaşılacaktır. Geçmişte Kutubiye’yi de görme şansına kavuşmuş biri olarak, buradaki minareye bir ünsiyet duymadım desem yalan olur. Eski bir dosta rast gelmiş gibi. Ama aradaki fark, Sevilla’daki minarenin üst bölümü yıkılarak yerine Katedral’in mimarisiyle uyumlu bir çan kulesinin inşa edilmesi ile ortaya çıkmış. Neticede bu kuleyi özel bir ad vermeye lâyık görüp “Giralda” demişler.

Real Alcazar’ın girişi

Real Alcazar’ın girişi

Sevilla’nın bir diğer muhteşem yapısı Real Alcazar, yani Kraliyet Sarayı. 10. asırda İslâm idaresi burayı bir yönetim binası olarak inşa etmiş. Hem bir saray, hem de kale niteliği taşıyor. Bu tür binalara verilen ve Arapça “saray” anlamına gelen “el-Kasr” adı, İspanyolca’da “Alcazar”a dönüşüyor. “Real” ise “royal”, yani “kraliyete ait” demek. Bizim Sevilla’da bulunduğumuz günler Real Alcazar’ın kapısındaki kuyruk gözümüzü korkuttu ve dışından bakmakla yetindik. Bu yüzden, sarayın içindeki ihtişamı gezenlerin anlatımlarından dinlemek lâzım.

Altın Kule

Altın Kule

Altın Kule (Torre del Oro), Guadalquivir Nehri’ni güvenlik amaçlı kontrol altında tutmak üzere 13. asırda Muvahhidler döneminde yapılmış. Yüzyıllar içerisinde eklentilerle bugünkü görünümüne kavuşmuş. Geniş bir alandan oldukça estetik bir görüntü veren Kule, ortaçağda hapishane olarak kullanılmış. Günümüzde ise Denizcilik Müzesi olarak işlev görüyor.

İspanya Meydanı

İspanya Meydanı

Sevilla’nın muhakkak görülmesi gereken bir başka yeri İspanya Meydanı (Plaza de España). 1929 yılında İber-Amerikan Expo’su için yapılmış. Bir tarafındaki yarım daire şeklinde dizayn edilmiş sütunlu yapılar ve kuleler gerçekten çok estetik bir görünümde. Orta yerinde bir de havuz var. İnsanların toplaşıp güzel vakit geçirdiği meydan, zaman zaman konser ve diğer sahne sanatlarına ev sahipliği yapan bir yer.

Cabildo Meydanı (Plaza del Cabildo)

Cabildo Meydanı (Plaza del Cabildo)

Türkiye’nin ilk Expo’su olan Expo 2016 Antalya’nın yapılıp faaliyete geçmesinde rol almış bir kişi olarak üzülerek ifade etmek isterim ki, 6 aylık sergi dönemi bittikten sonra Expo alanından yeteri kadar istifade edilememekte. Oysa Expo alanları, yapılmasına vesile olan sergi bittikten sonra da yıllarca, hatta yüzyıllarca hizmet vermektedir. Paris’teki Eyfel Kulesi, Lizbon’daki Vasco de Gama Köprüsü, Brüksel’deki Atomium ve Londra’daki Crystal Palace’ın Expo amacıyla yapıldığını söylemem sanırım yeterli olur. Sevilla’daki İspanya Meydanı’nın da bunlardan farkı yok; yerli olsun, turist olsun, insanlarla dolup taşıyor. Meydan’ın bitişiğindeki devasa Maria Luisa Parkı ise şehir merkezindeki bir saklı cennet.

Sevilla sokakları

Sevilla sokakları

Diğer şehirler gibi Sevilla’da da tarihi bölgedeki dar sokaklarda kaybolmanın keyfini sürmek gerek. Özellikle çok merkezi konumda bulunan ve 15. yüzyıl sonlarındaki büyük sürgüne kadar Yahudilerin yaşadığı Santa Cruz mahallesi ihmal edilmemeli. Ayrıca nehrin karşı tarafında bulunan Triana bölgesi, öteden beri çingenelerin yoğunlukla yaşadığı, daha ziyade renkli sosyal hayatıyla maruf bir semt.

Sevilla’nın turistik çekim noktaları bunlardan ibaret değil. Kiliseler, meydanlar, parklar, boğa güreşi alanı… ilgi duyanlar için başka gezi yazılarında bütün bunlara dair yeterli malumat mevcut.

2 Yorumlar

  1. Halil Severcan

    Rabbim sağlık versin. Donanımlı bir kardeşimiz olarak gez gör yaz bizlerde gördüğümüzü sandığım bir çok yeri tekrar görelim.

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Çok teşekkür ederim. İnşallah size de tekrar gitmek kısmet olur.

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.