İtalya Gezi Rehberi
SİENA
Campo Meydanı ve Halk Sarayı, yani Belediye Binası
17 Ocak 2026
Floransa’da konakladığımız sürenin son iki gününde zamanı iyi değerlendirerek Toskana bölgesindeki başka kentleri de görmek amacıyla araç kiraladık. Böylece iki günde üç farklı kenti daha görme fırsatı bulduk.
Siena’nın ilginç mimarisi
Bunlardan Siena bölgenin Floransa’dan sonraki en büyük ve en fazla turist çeken kenti. Floransa ile Siena arasındaki 80 kilometrelik yol, Toskana bölgesinin insanı hayran bırakan doğal güzellikleri ile taş evlerden oluşan köylerin süslediği keyifli bir güzergâh.
Çocukları emziren kurt heykellerinden biri de bu meydanda
Rivayet o ki Roma’yı kuran Romulus, kardeşi Remus’u öldürünce Remus’un çocukları can korkusuyla oradan kaçıyor ve gelip Siena’yı kuruyorlar. Bu sebeple şehrin muhtelif yerlerinde iki kardeşin kurt tarafından emzirildiğini gösteren malum heykellere rastlanıyor.
Siena sokaklarında yürümek ayrı bir zevk
Siena pek büyük bir şehir değil. Üç küçük tepe üzerine kurulmuş olan tarihi bölge dar sokaklar ve Ortaçağ manzaraları ile karşılıyor ziyaretçilerini. Binaların tamamı ya bölgeye has kızıl tuğla ile inşa edilmiş veya pastel renklerle boyanmış. Sadece birbirleriyle değil bölgenin doğal renkleriyle de uyumlu olduklarından hiçbir şekilde gözü rahatsız etmiyorlar.
Siena Katedrali’nin uzaktan görünümü
Siena Katedrali en yüksek tepenin en tepesine kurulmuş. Böylece nereden baksanız görüş menzilinde kalıyor. Zaten bölgedeki en büyük katedrallerden biri. Eski bir kilisenin arazisine 1215-1263 yılları arasında Romanesk ve Gotik tarzların bir karışımı olarak inşa edilmiş. Dış görünümündeki mermer kaplamalarla Floransa Katedrali’ni andırıyor, lakin yan yüzeyleri biraz daha sade.
Katedral turistlerin yoğun ilgisi altında
Bu katedral de Hz. Meryem’e ithaf olunan sayısız örneklerden biri. Tabii hiç şaşırtıcı değil. Resmi adı Santa Maria Assunta Hz. Meryem’in göğe ya da cennete kabulü anlamına geliyor. Katedral bir sanat galerisinden farksız; Michelangelo, Donatello ve Bernini gibi büyük sanatçıların yaptığı heykeller ile çok sayıda seçkin tabloya ev sahipliği yapıyor. Bitişiğindeki Piccolomini Kütüphanesi de yine görsel sanatlara merakı olanların kaçırmaması gereken bir ziyaret yeri.
Salimbeni Meydanı ve Salimbeni Sarayı
Roma’daki kiliseler seyirlik yerden ziyade ibadethane olarak görüldüğü için hemen hemen tamamının girişi ücretsiz idi. Gezdiğimiz diğer şehirlerde bunun tersi geçerli, çoğu kiliseye girmek için hatırı sayılır paralar ödemeniz gerekiyor. Siena Katedrali’ne de ücretli giriliyor. İçindeki heykel ve resimlerin kalitesini dikkate alınca bunu da yadırgamamak lazım. Kiliseden ziyade bir sanat galerisi ya da müzeden farkı yok çünkü.
Kentteki çok sayıda geçitten biri
Katedralin karşısında dünyanın en eski hastanelerinden biri yer alıyor. Katedralin merdivenlerine baktığı için Santa Maria della Scala, yani Merdivenlerin Meryem Anası adı verilmiş. Görüldüğü gibi dağ taş Hz. Meryem’e adanmış. Bu bina kompleksi sadece hastane olarak değil, yetimlerin, kimsesizlerin, fakirlerin, bir de hacıların bakılıp gözetilmesi amacıyla kullanılmış. Günümüzde müze olarak hizmet veriyor.
Kampo Meydanı’nda
Bu eserlerin bulunduğu Katedral Meydanı’nı geride bırakıp zeminleri taş döşeli kıvrım kıvrım sokaklardan kısa bir yürüyüşle Campo Meydanı’na (Piazza del Campo) ulaşılıyor. Burası Siena’nın en büyük meydanı. Kızıl taş döşeli zemini, deniz kabuğunu andırır şekilde dokuz eşit parçaya bölünmüş. Bunların her biri Ortaçağ’da şehri yöneten dokuz yöneticiyi temsil ediyormuş. Geleneği devam ettirmek adına meydan yılda iki kez Palio adı verilen at yarışlarına ev sahipliği yapıyor. Tabii at yarışları dakikalar içinde bitse de bu vesileyle şehirde bir festival havası yaşanıyor.
Meydana nazır Halk Sarayı
Campo Meydanı’ndaki en gösterişli yapı Halk Sarayı (Palazzo Pubblico). Kentin mimari anlayışına uygun olarak kızıl tuğlalarla inşa edilmiş. Meydanı kucaklıyorcasına içbükey bir görünüme sahip olan saray 14. yüzyılın başlarında tamamlanmış. Şehir devletlerinin hüküm sürdüğü o yıllarda Siena Cumhuriyeti’nin idare edildiği yer olarak hizmet vermiş. Bugün ise belediye binası olarak faaliyette.
Halk Sarayı’nın iç avlusu
Saraya bitişik olarak inşa edilen Mangia Kulesi 87 metre yüksekliğiyle şehrin en yüksek yapısı olsa da Siena Katedrali konumunun sağladığı avantajla daha yüksekte görünüyor. Ücretini ödeyenler kuleye çıkabiliyor, tabii 300 basamak tırmanmayı göze almak şartıyla.
Şehre 25 kilometreden su gelmesinin anısına 13. asırda inşa edilen Gaia Çeşmesi
Siena’da bu anlattıklarımın dışında haritamıza kaydettiğimiz ve gidip gördüğümüz başka binalar, eserler ve meydanlar oldu. Fakat Siena’yı gezmek için herhangi bir özel yeri işaretlemeye ihtiyaç yok. Şehrin her bir sokağı, her bir meydanı görmekten, zaman geçirmekten ve fotoğraflamaktan bıkmayacağınız güzellikte. Asırların mirasının büyük bir hassasiyetle korunuyor olması ise ayrı bir güzellik; hem insanların ve zamanın tahribatından, hem de tabelaların kirliliğinden.
0 Yorum