İtalya Gezi Rehberi
MİLANO
Milano Katedrali
17 Ocak 2026
Milano, Alp Dağları’nın bitip Po Nehri’nin batıdan doğuya bereketiyle birlikte aktığı düzlükte kurulmuş bir kent. Tarih boyuna İtalya’nın kuzeyi, güneyinden hep daha zengin olagelmiş. İşte Milano bu zengin bölgelerden biri olan Lombardiya’nın merkezi.
Milano kent merkezi
Bu kente 2015 yılında Antalya’da görevli iken gittim. O günlerde Antalya 2016 EXPO’sunun hazırlıkları sürüyordu. Öncesinde Milano’daki EXPO’yu görmek önemliydi. Ben de önce Milano EXPO’sunu, sonra da bu vesileyle Milano şehrinin güzelliklerini görmüş oldum.
Milano EXPO’sundan bir görünüm
İtalyan şehirlerinin çoğunda tarihin içine nüfuz ediyorsunuz. Kimi zaman antik döneme, kimi zaman Ortaçağ’a, kimi zaman da Rönesans günlerine götürüyor sizi gezdiğiniz yerler. Milano’nun ise bu kalıba tam olarak uyduğunu, tarihe ilgisi olanlara öncelikle hitap edebildiğini söylemek zor. Buna karşılık kültür ve sanat faaliyetleri yönünden canlı bir kent. Avrupa’nın en önemli moda başkentlerinden biri kabul ediliyor. Dolayısıyla alışveriş yapıp hayatın tadını çıkarmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Bir de Inter Milan ve AC Milan takımları dolayısıyla futbol düşkünleri için.
Milano’nun buluşma noktası Katedral Meydanı
Milano’nun tarih yönünden bir parça zayıf olduğunu söyledim ama bu görece böyle. İtalya’da tarihi mirasıyla öne çıkan o kadar çok şehir ve kasaba var ki Milano bunlarla mukayese edilince bir parça geride kalır. Yoksa kentte tarih meraklılarını da oyalayacak eserler mevcut.
Milano’nun sembolü Milano Katedrali
Bunların başında İtalya’daki en büyük kilise olan Milano Katedrali (Duomo di Milano) geliyor. Gotik mimarinin dünyadaki en muhteşem örneklerinden biri. Hem dışı hem de içi Gotik tarzın en ince işlemeleri ve heykellerle süslenmiş. Katedralin yapımına 1386 yılında başlanmış ve yüzyıllar boyu sürekli birtakım eklemeler yapılmış. Bitiş tarihi olarak son eklemelerin yapıldığı 1965 yılı kabul ediliyor. Böylece yapımı 6 asra yakın sürmüş oluyor. Bugün Milano’nun sembolü olmayı hak ediyor.
Katedralin uzaktan görünümü
Katedral Meydanı (Piazza del Duomo) şehrin merkezi ve gelenlerin mutlaka uğradığı bir buluşma noktası. Günün her saatinde yoğun. Burada biraz vakit geçirip birkaç kare fotoğraf çekmediyseniz yaptığınız Milano ziyareti geçerli sayılmıyor. Meydanın orta yerinde yüzü katedrale dönük şekilde İtalya Kralı II. Vittorio Emanuele’nin at üzerinde heykeli var. Meydanın çevresinde ise başta Kraliyet Sarayı olmak üzere bugün müze ve sanat galerisi olarak kullanılan çeşitli saraylar yer alıyor.
II. Vittorio Emanuele Galerisi
Meydana bakan konumdaki alışveriş merkezi de malum kralın adını taşıyor: II. Vittorio Emanuele Galerisi. Bir 19. yüzyıl eseri olan bu yapı, öncelikle alışveriş meraklılarını cezbetse de asıl özelliğini mimari zarafetinden alıyor. Gösterişli iç ve dış mekânları, camla kaplı tavanı, ortasındaki cam kubbe ve duvarlarındaki mozaiklerle alışveriş yerinden çok bir sanat galerisini andırıyor.
Sforza Kalesi
Sforza Kalesi 15. asırda Milano Dükalığı’nı yöneten Sforza ailesi tarafından inşa edilmiş bir eser. Kent merkezinde yer aldığı için kolaylıkla ulaşılan turistik noktalardan biri.
Sforza Kalesi’ne bitişik konumdaki Sempione Parkı dev boyutlarda bir yeşil alan. Nadir ağaçlara da ev sahipliği yapan oldukça bakımlı bu park, kent içindeki bir vahayı andırıyor. Parkın bir ucundaki Barış Takı (Arco della Pace) 19. yüzyıl başlarında inşa edilmekle birlikte antik Roma mimarisini yansıtan güzel bir eser.
Barış Takı önünde
Milano’da nehir değil ama bir kanal var. Etrafı güzelce tanzim edilen bu kanalın kıyısında yürüyüş yapmak, kanala nazır mekânlarda bir şeyler yiyip içmek, özellikle “aperitivo” denilen atıştırmalıklardan tatmak için Naviglio semtine gitmek gerek.
Katedralin içinde ince işçilik
Haftalar öncesinden bilet almak gerektiği için gitme fırsatı bulamadığım son bir noktaya değinerek Milano’nun gezilecek yerlerini tamamlayayım. Burası Santa Maria delle Grazie Bazilikası. “Lütufların Meryem Anası” gibi tercüme edilebilir. Bu kiliseyi özel kılan yönü Leonardo da Vinci’nin dünyaca meşhur Son Akşam Yemeği tablosuna ev sahipliği yapması. Bu tablo, malum, Hıristiyanların inanışına göre Hz. İsa’nın (AS) havarilerinden Yahuda tarafından gammazlanarak çarmıha gerilmesinden önce havarileri ile birlikte yediği son akşam yemeğini tasvir ediyor.
0 Yorum