İtalya Gezi Rehberi

FLORANSA

 

 

İLGİLİ SAYFALAR:

> İtalya Ana Sayfa

> Roma

> Siena

 

> San Gimignano

> Pisa

> Venedik

> Milano

Belém Kulesi

Floransa Katedrali

17 Ocak 2026

Aşağı yukarı 2000 yıllık bir tarihe sahip olsa da Floransa’ya bugünkü rengini Rönesans dönemi vermiş. Dalga dalga Avrupa kıtasının tamamına yayılan ve tarihin akışını değiştiren Rönesans’ın doğum yeri bu kent. İtalyanların verdiği adla Firenze.

Buhara'nın her yeri tarih kokuyor...

Kutsal Teslis Meydanı

Rönesans’ın neden Floransa’da doğduğuna cevap olarak “şartların olgunlaşması” yahut “zamanın ruhu” tarzında bir dolu açıklama getirilebilir. Fakat galiba en kestirme cevap Medici ailesinin burada yaşamış olması. Önce bankacılıktan elde ettikleri servetle güç kazanan, sonra bu şehir devletinin yönetimini ele geçiren, zamanla Papalıkla kurdukları ilişki neticesinde içlerinden üç adet papa çıkaran ilginç bir aileden bahsediyoruz. Daha ziyade işleri bozulmasın, ticaretleri kesada uğramasın diye çevreyle barışçıl bir politika izleyerek hükümranlıklarını 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar sürdürüyorlar.

Ark Kalesi'nin içinde yer alan cami

Medici ailesinin yaşadığı Eski Saray’ın iç avlusu

Mediciler Floransa’daki ikonik yapıları finanse ederek şehrin bugüne kadar uzanan görünümünü biçimlendiriyorlar. Kilise ve katedraller, saraylar ve kamu binaları inşa ettiriyorlar. Bu arada sanat, felsefe ve edebiyat gibi alanlarda öne çıkan kişileri destekliyorlar. Leonardo da Vinci, Michelangelo, Donatello, Rafael, Botticelli, Galileo ve Machiavelli gibi sanat ve düşünce adamlarının Floransa’dan çıkıp dünya çapında işlere imza atmaları bu destek sayesinde mümkün oluyor.

Yazlık sarayın gösterişli odalarından biri

Bir Floransa manzarası

Dünyanın neresinde sanat ve düşünce alanında bir gelişme olmuşsa bunun arkasında ya devlet yöneticilerinin ya da zengin ailelerin desteği var demek. Başka türlüsü mümkün değil. Benzer bir durumun aynı dönemlerde Mâverâünnehir’de yaşandığına şahit oluyoruz. Büyük devlet adamı Emir Timur, bilim adamı, din âlimi ve sanatkârları Özbekistan’da toplayarak bir medeniyet inşasına girişiyor. Takip eden 150 yıl boyunca bu topraklarda bilim ve sanat akıl almaz bir şekilde gelişiyor. Avrupa Rönesansı’nı görmüş olanların bir de Türk-İslam Rönesansı’nı görmek üzere Özbekistan’ı ziyaret etmelerini bu vesileyle tavsiye ediyorum.

Kalon Camii ve 12. asırdan miras Minaresi

Uffizi Galerisi’nde

Tekrar konumuza dönelim. Floransa, Toskana (Toscana) bölgesinin merkezi. Toskana Akdeniz coğrafyasının doğal güzelliklerini dibine kadar hissedeceğiniz, yeşil vadiler içinde zeytin ve selvi ağaçlarının, üzüm bağlarının göz alabildiğine uzandığı tabiat harikası bir bölge. Bu coğrafyanın olmazsa olmazı taş evlerden oluşan köyler ve çiftliklerde yaşanan geleneksel hayat. Ve bütün bunları tamamlayan tarihi dokusu korunmuş, sanat ve estetik timsali şehir ve kasabalar.

Kalon Camii'nin dıştan görünümü

Eski Köprü’nün girişindeki binalar Mostar Köprüsü’nün kulelerini andırıyor

Arno Nehri’nin iki yakasına kurulan kentin gezilip görülecek yerleri ağırlıklı olarak kuzey yakada bulunuyor. Tarihi eserlerin yoğunlaştığı tarihi bölgeyi yürüyerek gezmek mümkün.

Poy-i Kalon'u bir de gece görmek gerek...

Floransa Katedrali önünde

Şehrin kalbinde Floransa Katedrali yer alıyor. Tam adı Santa Maria del Fiore Türkçe’ye “Çiçeklerin Meryem Anası” gibi çevrilebilir. Nitekim Floransa “çiçeklerin şehri” demekmiş. Bu münasebetle belirteyim, İtalya’daki kiliselerin çok büyük çoğunluğu Hz. Meryem’e adanmış. İsimlerinin başına Santa Maria, yani Azize Meryem ya da Meryem Ana ibaresi konduktan sonra birini diğerinden ayıran yer adı ya da sıfat ekleniyor: Santa Maria Maggiore, Santa Maria Novella, Santa Maria della Vittoria, Santa Maria in Cosmedin ve daha yüzlercesi.

Yazlık sarayın gösterişli odalarından biri

Katedralin karşısındaki Vaftizhane

Floransa Katedrali kızıl tuğlalarla kaplı kubbesi ile kentin siluetine hükmeden bir eser. Floransa’da kubbesi 115 metre yüksekliğe ulaşan katedralden daha yüksek bina yok. Yapımına 1296’da başlanmakla birlikte nihayet kubbesinin de yerine konup tamamlanması 1436 yılını buluyor, yani 140 yıl sürüyor. Gotik mimarinin farklı bir yorumuyla inşa edilmiş. Dış yüzeyindeki geometrik desenlerle süslü beyaz mermer kaplamalar katedrale ayrı bir ihtişam katıyor. Çan kulesi binaya bitişik değil, birkaç metre dışarıda inşa edilmiş. Katedralin tam karşısına ise yine gösterişli bir Vaftizhane kondurulmuş.

Semerkant gibi Buhara'da da Uluğ Bey Medresesi var

Kubbenin içinde hesap gününü tasvir eden fresklerin bir bölümü

Çok uzun sıra bekledikten sonra katedrale girmeyi başarınca küçük bir hayal kırıklığı yaşadığımızı itiraf etmem lazım. Zira bu dev katedralin dış görünümünün aksine içerisi oldukça sade. Yalnızca kubbenin içi ahiretteki hesap gününü tasvir eden çok detaylı fresklerle kaplanmış.

Yazlık sarayın gösterişli odalarından biri

Signoria Meydanı’nda Eski Saray

Signoria Meydanı şehrin en önde gelen buluşma noktalarından biri. Meydandaki en önemli yapı Eski Saray (Palazzo Vecchio). 1299’da yapımına başlanan bina uzun yıllar Floransa şehir devletinin yönetildiği yer olarak hizmet vermiş. O yıllarda böyle çok katlı bir binayı dikmek büyük cesaret gerektiren bir iş olsa gerek. Günümüzde bazı bölümleri belediye binası olarak kullanılıyor, aynı zamanda müze olarak ziyaret edilebiliyor. Kare şeklindeki kulesi 94 metre yüksekliği ile şehrin her tarafından görülebiliyor.

Leb-i Havz Kompleksi'ne ismini veren havuz

Meydandaki çeşmede denizler tanrısı Neptün ve diğer heykeller

Signoria Meydanı adeta bir açık hava heykel galerisi. Kimi mitolojik döneme, kimi Hıristiyanlık dönemine dair heykeller bunlar. En dikkat çekici olan heykeller dört bir yanı heykellerle bezenmiş bir çeşmenin ortasındaki denizler tanrısı Neptün, Kaküs adlı devi öldüren Herkül, Medusa’nın kestiği başını tutan Perseus ve onlarca diğerleri… bir de at üstündeki Cosimo de Medici’nin heykeli.

Nadir Divan Bey Medresesi'nin içinde halk dansı gösterisi

Solda Michelangelo’nun Davut heykeli, sağda Bandinelli’nin Herkül ve Kaküs heykeli

Lakin birçok kişinin ilgisini en fazla çeken heykel Michelangelo’ya ait Davut heykelinin buradaki replikası. Aslı Akademi Galerisi’nde bulunan bu heykelde Hz. Davut, Kur’an-ı Kerim’de Câlût olarak geçen Golyat’ı öldürmeye hazırlanan bir delikanlı şeklinde tasvir edilmiş. Yahudiler gibi Hıristiyanlar da Hz. Davut’u peygamber değil sadece kral kabul ettiklerinden olsa gerek, Michelangelo kendisini çırılçıplak tasvir etmekte mahzur görmemiş.

Buhara'nın Nasreddin Hocası

Uffizi Galerisi, yani ofisler

Bu meydandan Arno Nehri’ne kadar olan bölgeye Mediciler Uffizi Galerisi denilen devasa bir yapı inşa ettirmiş. Upuzun bacakları olan bir “U” şeklinde tasarlanan bu yapıya devlet yönetimi için gerekli ofisler yerleştirilmiş. Nitekim “uffizi”, “ofisler” demek. Eski Saray’ın üst katlarının birinden bu ofislere bir geçit de inşa edilmiş. Günümüzde önemli sanat eserlerinin sergilendiği bir müze olarak kullanılıyor. Floransa’da o kadar çok sanat eseri var ki kaç müze açılsa hepsine yetecek malzeme bulunacaktır.

Çukurdaki cami: Magoki Attari

Eski Köprü’nün akşam manzarası

Arno Nehri’nin üzerindeki köprülerin en bilineni Eski Köprü (Ponte Vecchio). Eski bir köprünün yerine 14. yüzyılda inşa edilen köprünün özelliği, üzerinde dükkânların bulunduğu dünyadaki sayılı örneklerden biri olması. Dükkânların hemen hemen tamamında kuyumcular faaliyet gösteriyor. Köprünün bir özelliği de Arno Nehri’ndeki diğer köprülerin aksine 2. Dünya Savaşı’nda Alman bombardımanından paçayı sıyırmış olması.

Yazlık sarayın gösterişli odalarından biri

Medicilerin sarayı ile ofislerine birbirine bağlayan geçit

Eski Saray ile Uffizi Galerisi arasındaki geçitten bahsetmiştim. Mediciler devlet yönetiminde güç kazanınca karşıya rahat geçmek için Eski Köprü boyunca Vasari Koridoru denilen bir de koridor ilave ettirmişler. Buradan da Uffizi Galerisi ile nehrin güney yakasındaki Pitti Sarayı arasında güvenli geçiş sağlamışlar. Bütün bu geçitler Medicilerin yerel halkla karşılaşmadan gelip gitmeleri için yapılmış. Koskoca Medici ailesi tabii, “sıradan insanlar”la muhatap olacak değiller ya…

Tarihi mekanlarda faaliyet gösteren ticarethaneler

Pitti Sarayı

Pitti Sarayı devrin nüfuzlu ailelerinin güç ve ihtişam rekabetinin güzel bir örneği. Medici ailesinin saraylarından daha büyük ve daha gösterişli bir saray olmak üzere Pitti ailesi tarafından yaptırılıyor. Arkasındaki dev boyutlardaki alana ise Boboli Bahçeleri’ni inşa ettiriyorlar. Sonradan bu ailenin işleri bozulunca Pitti Sarayı’nı bahçelerle birlikte Mediciler satın alıyor ve Floransa’yı buradan yönetiyorlar. Fransız işgali sırasında Napolyon, İtalya Krallığı zamanında ise II. Vittorio Emanuele bu sarayı kullanıyor. Sarayın günümüzde birkaç müze ve galeriye aynı anda ev sahipliği yapması ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.

Çor Minor Medresesi

Yeni Pazar Yeri daima capcanlı

Yeniden Arno Irmağı’nın kuzeyindeki tarihi merkeze dönelim. Yeni Pazar Yeri (Mercato Nuovo) üstü kapalı bir çarşı. Burada yoğunlukla deri mamulleri ile kaşmir ve ipek gibi giyim eşyaları satılıyor. Bu bölge dericilikte çok ileri olduğu için üzerine Floransa damgası basılmış yöresel ürünler pazarda alıcıyla buluşuyor. Pazardaki satıcıların çoğunluğu Bangladeşli. Esasen gezdiğimiz şehirlerde hizmet sektöründe şaşırtıcı derecede çok Bangladeşli’ye rastladık. Kafe ve restoranlarda, hediyelik eşya dükkânlarında, otellerde, kısacası hizmet sektörünün her yerinde Bangladeşliler var. Roma’da daha az, Floransa, Pisa ve Venedik’te daha fazla Bangladeşli. Çok ilginç…

Yazlık sarayın gösterişli odalarından biri

Floransa’da Pinokyo kuklaları

Hediyelik eşya dükkânlarında dikkat çeken bir figür de Pinokyo (Pinocchio). Hani Gepetto Usta’nın ahşaptan imal ettiği, sonra canlanarak bir çocuğa dönüşen, yalan söyledikçe burnu uzayan meşhur Pinokyo. 1881 yılında bu masalı yazan Carlo Collodi Floransa’nın bir köyünde doğduğu için hem Floransa hem de bütün Toskana bölgesi hemşehrileri Pinokyo’yu sahiplenmiş. Sadece Pinokyo kuklaları ve Pinokyo ürünleri satan dükkânlar bile mevcut.

Kale surları

Ev yapımı çeşit çeşit makarnalar

Floransa’nın tarihi merkezi geçireceğiniz her dakikadan, atacağınız her adımdan keyif alacağınız çok hoş bir bölge. Adı sanı olmayan sokaklar ve meydanlar bile insanı bir anda Rönesans’ın büyülü atmosferine ışınlıyor. Geçilen her köşe başı yeni bir sürprize gebe.

Ark Kalesi'nde Taşkent'ten gezmeye gelen amcalarla Türkçe sohbet

Roma’da olduğu gibi burada da bir musluğundan su, diğerinden maden suyu akan sebiller var

Bir de diğer İtalyan şehirleri gibi burada da sokak ve meydanlar tabela kirliliğine maruz bırakılmamış. Böylece tarihi ve mimari dokunun kendisini görüyorsunuz, tabelalarla çirkinleşmiş halini değil. Bunu sağlamak için şüphesiz doğru kurgulanmış bir yasal zemin ve kamu birimlerinin sağlam denetimi lazım, ama kent sakinlerinin hassasiyeti ve yılların imbiğinden geçmiş estetik algısı olmadan mesafe almak mümkün değil.

Ark Kalesi'nde Taşkent'ten gezmeye gelen amcalarla Türkçe sohbet

Kiliselerin çoğu bir sanat galerisinden farksız

Roma’da olduğu gibi Floransa’da da görmeye değer çok sayıda meydan var. Meydanların ortasına süslü püslü, bol heykelli çeşmeler kondurulmuş. Bir kenarda mutlaka bir kilise mevcut. Şehirdeki kiliselerin her biri içleri ve dışlarıyla müthiş detaylı birer sanat eseri. Ve her birinin anlatmaya değer hikâyesi var, tabii vakti olana.

Ark Kalesi'nde Taşkent'ten gezmeye gelen amcalarla Türkçe sohbet

Trafik sıkışıklığına kesin çözüm

Biz Floransa’da kaldığımız birkaç günlük sürede bu anlattıklarımızdan çok daha fazlasını gördük. Lakin böyle bir müze-kentin bütün güzelliklerini bu hacimdeki bir gezi yazısına sığdırmak mümkün değil. Ezcümle şunu söylemek isterim, Floransa sanata, tarihe ve sanat tarihine merak duyanların, mimari ve estetikten zevk alanların, özellikle Batı medeniyetinin künhüne varmayı arzu edenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir mücevher.

İLGİLİ SAYFALAR:

> İtalya Ana Sayfa

> Roma

> Siena

 

> San Gimignano

> Pisa

> Venedik

> Milano

2 Yorumlar

  1. Meriç Albayrak

    Floransa Şehrini uzaktan gören bir tepeden baktığınız da bile ne kadar tarihi ve geçmişi olan bir şehir olduğunu anlayabileceğiniz bir yer…
    Emeğinize sağlık Sayın Valim

    Yanıtla
    • GezmeKeyfi

      Floransa tarihin, sanatın, estetiğin harman olduğu bir yer gerçekten. Siz de gezerken bizim gibi keyif aldınız eminim. Selamlar…

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir