Arnavutluk Gezi Rehberi

TİRAN

 

 

Tiran'ın merkezinde İskender Bey Meydanı

Tiran’ın merkezinde İskender Bey Meydanı

14 Ağustos 2022

Tiran büyük bölümü dağlık olan bir ülkenin düzlüğe kurulmuş başkenti. Avrupa’daki birçok başkentin aksine kuruluşu 16. yüzyıla kadar ancak gidiyor. Oldukça genç bir şehir dolayısıyla. Çevresiyle birlikte nüfusu 800 bini bulsa da merkezinde 500 bin kişi yaşıyor. Buna karşılık sanki daha büyük bir şehirmiş gibi bir hareketlilik, daha doğrusu bir kargaşa gözleniyor. Çoğu yerde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Bunda alt yapının yetersizliğine ilaveten her yerde karşınıza çıkan ve başlanınca bir türlü bitirilmeyen bakım onarım çalışmalarının etkisi büyük. Bizim de yabancısı olmadığımız bir durum bu. Bir fikir vermesi için söylüyorum, ayrılacağımız gün aracımızla bu küçük şehrin yoğunluğundan ancak bir saatte çıkabildik.

Kent merkezinden bir görüntü

Kent merkezinden bir görüntü

Söz trafikten açılmışken belirtelim, komünist dönemde ülke genelinde bulunması gereken araç sayısı 3 binle sınırlanmış. Bunlara ise sadece yönetimde bulunanlar ve yakınları erişebildiği için ortalama vatandaşın araç sahibi olması imkânsız hale gelmiş. Buna ekonomik zorluklar da eklenince Arnavutluk’ta özel araç sahipliğinin yaygınlaşması ancak yakın dönemlerde mümkün olmuş. Trafikteki karmaşanın sebepleri arasında bu hızlı büyüme de sayılabilir, Arnavut halkının tez canlı karakteri de. Bizde olduğu gibi kornalara fazla mesai yaptırılıyor. Fakat haklarını yemeyelim, yaya geçitlerinde mutlaka duruluyor ve yayalara öncelik veriliyor. Türkiye’de bir türlü alışamadığımız şey.

Yeni tarz yapılaşmaya bir örnek

Yeni tarz yapılaşmaya bir örnek

Tiran’da gözlemlediğimiz bir olumsuzluk da birbiriyle uyumsuz yüksek binaların kentin genel görünümünü bozması. Tıpkı bizim şehirlerimizde olduğu gibi, hiçbir estetik ve mimari plana uymayan, dikildikleri semtin şehircilik anlayışını yerle bir eden modern tarzda gökdelenler göz zevkini bozmaya devam ediyor. Bunların çok sayıda yenileri de sağda solda inşa halinde.

Murat Toptani Caddesi

Murat Toptani Caddesi

Bütün bu olumsuzluklara rağmen Tiran hem kendi sakinlerine, hem de ziyaretçilerine keyifli ortamlar sunuyor. Özellikle akşam saatlerinde sokaklar insanlarla şenleniyor, kentin her tarafına serpilmiş kafe ve restoranlar müşterilerle dolup taşıyor. Diğer Balkan şehirlerinde olduğu gibi Tiran’da da kahve içme alışkanlığı çok yaygın olduğu için bu mekânlarda hem Türk kahvesi, hem de diğer kahve çeşitleri bol miktarda tüketiliyor.

Modernize edilmiş Tiran Kalesi

Modernize edilmiş Tiran Kalesi

İnsanların toplanıp vakit geçirdiği yerlerin başında sadece yayalara açık olan Murat Toptani Caddesi ve bu caddeye bakan Tiran Kalesi bulunuyor. Kale denince akla gerçek manada bir kale gelmesin, sadece bir duvarı ayakta kalmış tarihi bir kalenin bulunduğu yer şimdi dükkânlara ve kafelere ev sahipliği yapan bir çarşıya dönüştürülmüş.

Pazar yerinde tütünler ve pipolar

Pazar yerinde tütünler ve pipolar

Tiran’ın turistik açıdan fazla iddialı bir şehir olduğunu söyleyemeyiz. Nasıl bir gezi programı yapılacağı tercihe kalmış, lakin şehrin öncelikle gezilecek yerleri bir günde görülebilir. Bu noktalar genellikle birbirine yakın bulunduğu için yürüyerek dolaşmak mümkün. Elbette Dajti Dağı gibi civardaki yerlere gidenler ile müzelere girince zamanı unutanlar bu süreyi daha uzun tutmak durumunda.

İskender Bey Meydanı

İskender Bey Meydanı

Tiran’ın merkezinde İskender Bey Meydanı yer alıyor. Meydana nazır bir yerde ise İskender Bey’in at üstündeki heykeli. Meydanın etrafına opera ve bale binası, müze, çeşitli kamu kurumları ve bankalar yerleştirilmiş.

Ethem Bey Camii

Ethem Bey Camii

Aynı meydanın bir köşesinde şehrin en önemli tarihi yapısı bulunuyor: Ethem Bey Camii. 1793’te Molla Bey tarafından başlanan yapımı, Molla Bey’in vefatından sonra oğlu Ethem Bey tarafından tamamlanmış. Devrin tüccarlarından olan Ethem Bey helal para kullanma endişesi ile kazandıkça harcadığı için caminin yapımı ancak 1822’de sonuçlanmış.

Caminin içindeki ince işçilik

Caminin içindeki ince işçilik

Ethem Bey Camii, Balkanlarda başka örneklerini gördüğümüz kalem işi süslemelerin kullanıldığı en güzel mabedlerden biri. Caminin hem dış duvarları, hem de tavanına varıncaya kadar iç duvarları çeşitli motifler ve hat örnekleriyle nakış nakış süslenmiş. Neredeyse bütün mabedlerin yıkıldığı Enver Hoca döneminde Ethem Bey Camii işte bu süslemelerin hatırına yıktırılmamış, ibadete kapatılmakla yetinilmiş. Bu dönemde cami misafir devlet adamlarına ülkenin gurur kaynağı bir sanat abidesi olarak gezdirilmiş. 1990’larda ise yeniden ibadete açılmış. Daha yakın dönemde TİKA bölgedeki birçok tarihi eser gibi bu camiyi de restore etmiş.

Caminin her yeri dantel gibi süslenmiş

Caminin her yeri dantel gibi süslenmiş

Türkiye’de bir süre eğitim gördüğü için Türkçe de konuşan caminin genç imamı ile sohbet ederek gerek cami, gerekse Tiran hakkında bilgiler aldık. Kentteki restoranlardan sadece birkaçının helal yemek konusunda hassasiyet gösterdiğini üzülerek öğrendik.

Saat Kulesi

Saat Kulesi

Caminin yanı başında yine Ethem Bey tarafından yaptırılan Saat Kulesi bulunuyor. Şehrin sembollerinden biri olan Saat Kulesi, Tiran Belediyesi’nin ambleminde de yerini almış.

Bunk’Art 2 adlı bu yapının altına koca bir sığınak yapılmış

Bunk’Art 2 adlı bu yapının altına koca bir sığınak yapılmış

Birkaç adım mesafede bulunan Bunk’Art 2 adlı garip yapı, Enver Hoca’nın toplumu nasıl bir paranoya ile yönettiğinin delillerinden biri. Devamlı bir saldırı tehdidi altında toplumu geren Enver Hoca, ülke genelinde 700 binden fazla yeraltı sığınağı yaptırıyor. Bir başka deyişle ülkenin kıt kaynaklarıyla muhayyel bir nükleer savaşa karşı yerin altında bir dünya inşa ediyor. Kırsal bölgelerde seyahat ederken yol kenarlarında dahi birkaçına rastladığımız bu sığınaklardan Tiran kent merkezinde bulunan ikisi sonradan müzeye dönüştürülmüş. Sığınak (bunker) ve sanat (art) kelimelerinden türetilen Bunk’Art 2 o günlerin halet-i ruhiyesini göstermesi bakımından önemli.

İsa'nın Dirilişi Katedrali

İsa’nın Dirilişi Katedrali

Yine merkezi konumda bulunan İsa’nın Dirilişi Katedrali görülmeye değer eserlerden. 2012 yılında ibadete açılan katedral modern tarzda inşa edilmiş. Balkanlardaki en büyük Ortodoks kiliselerinden biri.

Mahalli ezgiler eşliğinde halay çekenler

Mahalli ezgiler eşliğinde halay çekenler

Akşam saatlerinde Reja (Bulut) adlı modern sanat eserine yaklaştığımızda kalabalık bir insan grubunun müzik ve eğlence için toplandığını gördük. Meğer orada Bulut Festivali icra ediliyormuş. Canlı okunan Arnavut ezgileri eşliğinde çekilen halayları uzun süre izledik, video kaydı yaptık. Bizim için akşamın bonusu idi bu.

Tadilattaki Tiran Piramidi'ni ancak bu kadar görüntüleyebildik

Tadilattaki Tiran Piramidi’ni ancak bu kadar görüntüleyebildik

Komünist dönemin çirkin mimari ürünlerinden biri Tiran Piramidi. Enver Hoca’nın ölümünden hemen sonra adını yaşatmak üzere kızı ve damadı tarafından tasarlanan piramit bir süre konferans ve sergi salonu olarak kullanılmış. Mimari yönden Ankara’da artık kullanılmayan Atatürk Kültür Merkezi’ni andıran bu beton yığını bizim ziyaretimiz sırasında tadilat dolayısıyla ziyarete kapalı idi. Tadilat sonrası gençler için bilişim merkezi olarak kullanılması planlanıyormuş. Kendi adımıza görememenin eksikliğini hissetmedik.

Bugünün Tiran kentine bizden bir hediye

Bugünün Tiran kentine bizden bir hediye

Tiran’ın merkezi bölgesinde dolaşırken dev boyutlarda bir caminin inşaatına denk geldik. Osmanlı tarzı mimarisi ile bize tanıdık gelen cami, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından inşa ediliyor. Namazgâh Camii olarak da anılan Tiran Merkez Camii’nin temeli 2015 yılında atılmış.

Tabakhane Köprüsü'nde

Tabakhane Köprüsü’nde

Caminin çok yakınında 18. asırdan miras bir Osmanlı eseri bulunuyor: Tabakhane Köprüsü ya da Debbağlar Köprüsü. Günümüzde sadece yaya geçişlerine müsait olan köprü, tarihi eser yoğunluğu fazla olan kentlerde listelere dahi giremeyecek ölçüde mütevazı bir yapı. Ama Tiran’daki sayılı tarihi eser arasında kendine yer edinebiliyor. Yokluğun gözü kör olsun…

19. yüzyıldan miras Kaplan Paşa Türbesi sonradan yapılan binanın altında kalmaktan zor kurtulmuş...

19. yüzyıldan miras Kaplan Paşa Türbesi sonradan yapılan binanın altında kalmaktan zor kurtulmuş…

Tiran’da dikkatimizi çeken bir sorun sokaklardaki başıboş köpekler. Gruplar halinde gezen köpekleri görünce kendi şehirlerimizdeki durumu hatırladık. Bu görüntü başta belediyeler olmak üzere ilgili bütün kamu birimlerinin görevlerini layıkıyla yerine getirmediğini en açık şekilde ortaya koyan, gelişmiş ülke iddialarınızı tek kalemde çürüterek sizi az gelişmiş sınıfına düşüren bir görüntü, kimse kusura bakmasın…

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.