Kıbrıs Gezi Rehberi
İSKELE-KARPAZ
Adanın en uç noktası Zafer Burnu’nda çifte Türk damgası
29 Ağustos 2026
KKTC’nin altı ilçesinden biri İskele. İlçe merkezi olan İskele denizden birkaç km içeride mütevazı bir kasaba. Gezerken sağda solda farklı amaçlarla kullanılan birkaç mahalle kilisesine rastlıyorsunuz.
İskele’de villalar
Sahile geldiğinizde ise bambaşka bir dünya karşılıyor sizi. Öteden beri bölgenin varlıklı ailelerinin kullandığı gösterişli villalar ve yazlıklar havayı bir anda değiştiriyor. Bölgede yol alırken göz alıcı renklerde ağaç ve çiçeklerin süslediği, bir kısmı eskiden kalan, bir kısmı yeni yapılmış villaların birlikte boy gösterdiği bir sahil şeridinde seyahat ediyorsunuz.
Long Beach
Son yılların en popüler bölgesi Long Beach denilen sahilin civarı. Bir tarafta Türkiye’den ve dünyanın her yerinden tatil için gelenler var, diğer tarafta yatırım için gayrimenkul alıp tatilcilere günlük ya da haftalık kiralayanlar. Arz ve talebin el ele vererek oluşturduğu bir cazibe alanı ortaya çıkmış burada. Halen faaliyette olan lüks otel ve rezidanslara ha bire yenilerinin eklenmesi bunu gösteriyor.
İskele’de turizm ofisi olarak kullanılan eski bir kilise
Gelelim Karpaz Yarımadası’na, yani Akdeniz’in içine bir parmak gibi uzanan o çıkıntıya. Bu ince yarımadada herhangi bir büyük yerleşim yeri yok, sadece küçük kasaba ve köyler var. Araçla seyahat ederken yarımadanın dar olmasının etkisiyle Akdeniz bazen sağınızda bazen de solunuzda kalıyor. Zaman zaman bakir koylara ve güzel plajlara denk geliyorsunuz.
Dipkarpaz Köyü’nde Ayios Sinensis Kilisesi
1974’teki savaşın ardından Türklerin kuzeye, Rumların ise güneye göç etmek durumunda kaldıkları dönemde Karpaz’daki bazı Rumlar köylerini terk etmeyi kabul etmemiş, atalarının yaşadığı köylerde yaşamaya devam etmek istemişler. Bölgede bu suretle kalan bazı Rum köyleri var. Kiliselerine gidiyor, günlük hayatlarına mutat şekilde devam ediyorlar.
Apostolos Andreas Manastırı’ndan bir görünüm
Görülecek yerler arasında adanın en ucuna birkaç km mesafedeki Apostolos Andreas Manastırı var. Buraya özellikle Rum kesiminden yoğun ziyaretçi geliyor. Bizim ziyaretimiz sırasında bazı bölümleri restore ediliyordu, yine de diğer bölümlerini gezme fırsatı bulduk. Yandaki hediyelik eşya dükkânlarında yöresel ürünler bulmak mümkün.
Kıbrıs’ta karanın sonu
Zafer Burnu Kıbrıs adasının en uç noktası. Son birkaç kilometre bozuk bir toprak yoldan geçilerek ulaşılıyor. Türk ve KKTC bayraklarının yan yana dalgalandığı tepeye tırmandığınızda hem güzel manzarayı temaşa etmek hem de coğrafi konumunuzu sindirmek mümkün oluyor. Tepeden de görüleceği üzere ana karanın uzantısı olan birkaç küçük adadan sonra kara bitiyor.
Zafer Burnu’ndan selamlar…
İngiltere’de bulunduğum dönemde ziyaret ettiğim bir yeri hatırladım bu vesileyle. Büyük Britanya Adası’nın en güneybatısı ucunda, karanın Atlas Okyanusu’nda son bulduğu yere İngilizler Land’s End (Karanın Sonu) adını vermişler. Kıbrıs’taki “karanın sonu”nu da İngilizler adlandırmış olsalardı eminim buraya da iddialı bir isim verirlerdi. Bizim zihnimiz Türk usulü çalıştığından Zafer Burnu demişiz, ama o da fena durmamış…
Yolda kısmetini arayan Karpaz eşekleri
Karpaz’dan bahsetmişken Karpaz eşeklerinden söz etmemek olmaz. Kıbrıs eşekleri diye de bilinen bu hayvanlar, artık hizmetlerine ihtiyaç kalmadığı için Karpaz yarımadasının uç bölümünde başıboş yaşıyorlar. Belirli bir bölgenin dışına çıkmamaları için tel örgü gibi engeller konmuş.
Yolculardan nasiplenen karakaçanlar
Bu karakaçanlar ziyaretçilerin ikramlarına çok alıştıkları için araçların geldiğini görünce yolun ortasına geçip bekliyor, gelen araçlara yaklaşıp kısmetlerine ne düşerse onu mideye indiriyorlar. Ziyaretçiler genellikle durumu bildikleri için yola çıkmadan evvel yanlarına ekmek, havuç ya da elma gibi nevaleler almayı ihmal etmiyorlar. Tabii bol bol eşekli fotoğraf ve video çekiliyor. Neticede bu da bir Karpaz klasiği.
Çok güzel , çok doyurucu ; sözün kısası bir Muammer Türker klasiği olmuş . Baştan sona neredeyse bir soluk da okudum , okudukça iştahım kabardı hemen yola çıkmak geçti aklımdan ne var ki dizlerime söz geçiremeyeceğimden yazdıklarını okumuş olmanın mutluluğu içerisinde yine de kısmet demekten kendimi alamadım .
Halil abi çok teşekkür ederim. Gezme arzusu uyandırdı isem ne mutlu bana. İyi okumalar dilerim.