Vatikan Gezi Rehberi
Hem din hem devlet…
VATİKAN
17 Ocak 2026
Vatikan dünyanın en küçük ve en ilginç devleti. Roma şehrinin hudutları içinde, Tiber Nehri’nin batı yakasında bulunuyor. Çoğu kez Roma şehrinden çıkıp Vatikan’a girdiğiniz anlaşılmıyor bile.
Roma’dan Vatikan’a geçiş
Burası Katolik dünyasının kalbi olan bir şehir devleti (Stato della Città del Vaticano). Alanı kilometrekarenin yarısından bile küçük, nüfusu ise bin civarında. Vatandaşları din adamları ile idari personelden oluşuyor. Devlet başkanı konumunda Papa bulunuyor. Bir tür mutlak monarşi, Papa’nın her ağzından çıkan kanun sayılıyor.
Aziz Petrus Bazilikası’nın içi
Bu ilginç özellikleri ile Vatikan’ı bir dünya devleti saymak zor. Katolik ruhaniyetinin dünyadaki izdüşümü desek daha doğru. Dünya genelindeki 1,3 milyarı aşan Katoliklerin aidiyet hissettikleri, başka mezheplere mensup Hıristiyanların da saygı duydukları bir kurum. Bu duyguların parasal bir karşılığı olduğunu söylemeye ihtiyaç var mı bilmiyorum. Yüzyıllardır dünyanın her yerinden Vatikan’a bağışlar akıyor. Günümüzde ise turistik ziyaretler Vatikan’ı fazlasıyla besliyor.
Bazilika içinde sıra sıra günah çıkarma kabinleri. Her birinde hangi dillerde günah çıkarılabileceği yazılı.
Başlangıçta yalnızca bir dini otorite olan papalık, 756 yılından itibaren Vatikan merkezli Papalık Devleti’ne dönüşerek 11 asırdan uzun bir süre varlığını sürdürüyor. Bu dönemde hem siyasi hem de dini otorite olarak oldukça güçlü bir yapı olduğunu tahmin etmek zor değil. İtalyan Krallığı kurulduktan sonra 1870’te bağımsızlığını yitiriyor ve bu yeni krallığın bir parçası haline geliyor. Fakat dünya çapında yüz milyonlarca müntesibi bulunan bir otoritenin varlığına bu şekilde devam etmesi kabul görmüyor. Nihayet 1929’da Mussolini yönetimi sırasında yeniden bağımsız bir devlet olarak tanınıyor.
Aziz Petrus Bazilikası’nın her köşesi muhteşem sanat eserleri ile süslenmiş
Diğer devletler Vatikan nezdinde görev yapmak üzere büyükelçiler tayin ediyor. Buna mukabil Vatikan Birleşmiş Milletler üyesi değil, gözlemci statüsünde. Vatikan’ın dış güvenliğini İtalyan polisi sağlıyor, ama bu küçük devlet yüz kişilik bir de orduya sahip. Bu ordunun tamamı İsviçreli muhafızlardan oluşuyor. Bunun nedeni 16. asırda İsviçreli askerlerin canları pahasına Vatikan’ı korumuş olmaları. Dedelerinin hatırına bu şeref onların torunlarına bahşedilmiş.
Katolik inancının yeryüzündeki en önemli mabedi: Aziz Petrus Bazilikası
Vatikan’ın kurulduğu yerin, Hz. İsa’nın (AS) havarisi Aziz Petrus’un gömülü bulunduğu yer olduğuna inanılıyor. Aziz Petrus, ya da İtalyanca söylenişiyle San Pietro, Hıristiyanlığı yaymak üzere Roma’ya geliyor fakat İmparator Neron tarafından öldürülüyor. Zamanla Hıristiyanlığı kabul eden Roma yönetimi Aziz Petrus’un itibarını iade ediyor, onu ilk papa olarak kabul ediyor, defnedildiği yere de bir kilise inşa ediyor.
Bazilikanın mihrabı, onun önünde ise Bernini’nin eseri baldaken, yani dört ayaklı yapı
İşte bu eski kilisenin inşa edildiği noktada şimdi Aziz Petrus Bazilikası (Basilica di San Pietro) yer alıyor. Projesini Michelangelo ve Bernini gibi işinin ehli sanatkârlar Rönesans mimarisine uygun bir tarzda çiziyor. Yapımı 1506 ve 1626 yılları arasında, yani 120 yıl sürüyor. Neticede dünyanın en büyük kilisesi ortaya çıkıyor.
Bazilika içinde Michelangelo’nun Pietà (Merhamet) adlı eseri. Heykelde Hz. Meryem ve kucağında ölmüş vaziyette oğlu Hz. İsa tasvir ediliyor.
Aziz Petrus Bazilikası sadece büyüklüğü ile değil, içindeki ve dışındaki sanat ve estetikle de olağanüstü bir yapı. Sanat ve estetiğin zirve yaptığı Rönesans günlerini hakkıyla temsil ediyor. Her bir noktası özenle bezenmiş. Büyük sanatkârların elinden çıkmış resim, heykel, mozaik ve süslemelerle bir kiliseden çok sanat galerisi gibi.
Katolik hacılar son durak olan Aziz Petrus Bazilikası’na giriyor
Bazilika Katolikler için bir hac mekânı. Biz gezerken en önde kocaman bir haç taşıyan grup grup hacıların koro halinde bir şeyler okuyarak geldiğine, bazilikanın içinde küçük bir tören yapıp haclarını tamamladıklarına şahit olduk. Müslümanların hac mekânı olan Kâbe’ye gayrimüslimlerin alınmadığını hatırlayınca, Katoliklerin hacı oldukları yere bizim rahatça girebiliyor olmamız gülümsetti bizi.
Aziz Petrus Meydanı’nda
Bazilikanın önündeki meydan da aynı adı taşıyor: Aziz Petrus Meydanı (Piazza San Pietro). 60 bin kişilik kapasitesi ile dünyanın en büyük meydanlarından biri. Meydanı 284 adet sütun çevreliyor. Tepelerinde azizlere ve geçmiş papalara ait toplam 140 adet heykel sıralanmış. Meydana dikkatlice baktığınızda buradaki ihtişamı gözden kaçırma ihtimaliniz yok.
Ziyaretçilerin yoğun ilgisi altında Papa konuşma yapıyor
Görevdeki papalar bu meydanda sürekli olarak halka hitap ediyor, ayinler yönetiyor. Biz Vatikan’ı ziyaret edelim diye gittiğimizde olması gerekenden daha yoğun güvenlik önlemleri ve aşırı kalabalık vardı. Başta anlam veremediğimiz bu durumun sebebini meydana girdiğimizde anladık: Meğer tam o esnada Papa hazretleri konuşma yapıyormuş. Uzun konuşması sırasında bazen belli bir topluluğun adını zikrediyor, karşılığında o topluluktan yoğun tezahürat alıyordu. Biz konuşmanın tamamını dinlemedik ama Türklerin adını anmadığından eminim.
Meydanın etrafı çepeçevre sütunlar ve heykellerle kaplı
Vatikan, tamamı UNESCO koruması altında bulunan küçük bir alandan ibaret olduğu için gezilecek yerleri de çok sınırlı sayıda. Bunlar arasında Vatikan Müzesi ve Sistine Şapeli en fazla rağbet gören yerler arasında. Biz bu iki yerin biletlerini almayı seyahatimizden ancak 20 gün önce akıl ettiğimizde artık çok geçti, biletler çoktan tükenmişti. Karaborsaya yönelmediğimiz için de buraları gezememiş olduk.
Koleksiyonunda rahibelerle hatıra fotoğrafı eksik olanlar
Yine de bilgi kabilinden söylüyorum, Vatikan Müzesi papalığın yüzyıllar içinde biriktirerek, bir bölümünü ise farklı ülkelerden aşırmak suretiyle oluşturduğu devasa bir koleksiyona sahip. Hem sayı hem nitelik yönünden dünyanın en iyi müzelerinden biri. Sistine Şapeli ise özellikle Michelangelo’nun yaptığı tavan freskleri ve diğer Rönesans sanatçılarının eserleri ile göz kamaştıran bir yer. Yeni papa seçimi sırasında sembolik siyah veya beyaz dumanın tüttürüldüğü şapel de burası.
1989’da Aziz Petrus Meydanı’nda…
Vatikan’ı 1989 yılında arkadaşlarla, 2025 yılında ise eşimle birlikte ziyaret etme imkânı buldum. İlk ziyaretimde etraf gayet sakin ve kalabalıktan eser yoktu. 36 yıl sonraki ziyaretimde ise Roma gibi Vatikan da aşırı derecede kalabalıklaşmıştı. Bazilikaya giriş ücretsiz ama öncesinde Aziz Petrus Meydanı’na girmek için güvenlik kontrolünden geçmek, sonra da bazilikaya girmek için uzun kuyruklarda beklemeyi göze almak gerekiyor. Buralarda daha az beklemek için mümkün olan en erken saatte gitmekte fayda var. Müze biletlerini ise en az bir ay önceden almak şart.
HALİFELİĞİ KALDIRANLARA HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.
İlginç bir çıkarım olmuş. Keyifli okumalar…
Çok güzel anlatmışsın Muammer. Gitmemize gerek kalmadı sağ olasın
Siz bana bakmayın, gene de gidin. Gitmeye değer.
Gezi izlenimlerinzi sade ve güzel bir üslupla tarihe not düşerek bizlere sunduğunuz için teşekkür ederim.
Sevgili kardeşim teşekkür ederim ilginden dolayı. İnşallah birlikte yine bir seyahate gideriz, gezmenin keyfini birlikte yaşarız.
Elinize ve Kaleminize (tuşlarınıza mı demek lazım😁)sağlık Sayın Valim.
Sanat ve estetik açısından çok zengin bir mekan da olsa dini açıdan bakarsak;
İbadethanede bu kadar heykel mi olur?
Tamamen Pagan Romanı devamı.
Zeus vb putların yerini Hz İsa vb dini kişilerin heykelleri, resimleri almış.maalesef.
Hıristiyan kültüründe heykel olsun, resim olsun, tasvir çok önemli bir yer işgal ediyor. Kökeninde paganizmin etkisi ne kadardır bilmiyorum, ama heykellerin, ikonaların, fresklerin bulunmadığı bir kiliseden bahsedemeyiz bugün.
Bazı protestan kiliselerinde heykel ve resim yok. Ben Filadelfiya’da rastladım.
Teşekkür ederim bilgi için.
Sayın Valim, detaylı bilgilendirme için çok teşekkür ederim. Nice sağlıklı gezmeler diliyorum.
Anladığım kadarıyla din ve mimari yüzyıllarca biri diğerine hep destek olmuş. Sekülerleşme ile birlikte dini yapılar korunsa da din kültürel öğe olarak kendilerince doğru konuma alınmıştır. Bu sayede yine din ve mimari yine birbirlerini korumaya devam etmişler.
Yine bu güzel gezi notu ve kattıkları için teşekkür ederim.
Dünyanın neresinde gitseniz en gösterişli yapıların başında mabetlerin geldiğini görürsünüz. Bu anlamda tespitiniz çok doğru. Önemli olan onları ve bütün tarihi eserleri korumak… ki bizim beceremediğimiz bir şey bu. İyi okumalar dilerim.
Çok teşekkürler Sevgili Mustafa Bey. Keyifli okumalar dilerim.
Değerli Valim,Sizi tebrik ediyorum ve çok takdir ediyorum,günümüzün Evliya Çelebi’si gibi yıllardır devam eden gezi hatıraları ve gözlemlerinizle ufuk açıyorsunuz,Allah sağlık ve afiyet versin de daha çok Coğrafyayı gezin,görün,Hürmetler…
Çok teşekkürler Sevgili İbrahim Bey. Selamlar…
Gezmis gibi oldum bilgiler için çok teşekkür
İlgine teşekkürler kıymetli abim. Keyifli okumalar…
Keyifli bilgilendirici bir yazı okuduk bilgilendik teşekkürler
İlgine teşekkürler aziz kardeşim. Keyifli okumalar…