Hırvatistan Gezi Rehberi

Dalmaçya’nın incisi…

HIRVATİSTAN

5 Eylül 2020

Yugoslavya’nın bölündüğü 7 parça içerisinde deniz sahillerinden en fazla payı alan ülke Hırvatistan olmuş. Batı kıyısı tamamen İtalya’nın sahipliğinde olan Adriyatik Denizi’nin doğu yakasında aslan payı Hırvatistan’a ait. Sahil şeridi paylaşılırken ilginç bir durum ortaya çıkmış. Bosna Hersek’in Adriyatik’te 21 km uzunluğunda bir deniz sahili var. Bu bölüm, Hırvatistan topraklarını iki parçaya bölmüş. Böylece mesela Hırvatistan’ın kuzeydeki topraklarından karayoluyla güneydeki topraklarına gidecek bir kişi önce sınır kapısından Bosna Hersek’e girmek, 21 km sonra tekrar bir başka sınır kapısından Hırvatistan’a girmek durumunda.

Split'teki Kordon: Riva

Split’teki Kordon: Riva

Başkent Zagreb’in de yer aldığı karasal bölgeler ülkenin yarısını teşkil etse de, Hırvatistan bilhassa sahip olduğu kıyı şeridinin sağladığı avantajla Avrupa’nın en gözde turizm bölgelerinden biri olmuş. Her yıl 4 milyonluk nüfusunun neredeyse 4 katı kadar turist geliyor bu ülkeye. Bu neticenin elde edilmesinde kıyı şeridinin uzunluğu ve denize girme imkânlarının çokluğu gibi bildik sebeplerin yanı sıra, girintili-çıkıntılı arazi yapısı ve yüzlerce adacığın sunduğu enfes görsellik şüphesiz çok önemli. Ama geçmişleri Ortaçağ’a uzanan şehirler ve tarihi eserlerin bu görselliği bütünleyen rolleri de asla azımsanmamalı.

Dubrovnik Limanı

Dubrovnik Limanı

Gerek her iki dünya savaşında, gerekse Yugoslavya’nın dağılma sürecine girdiği 90’lı yılların başlarında yaşanan zor günleri Hırvatistan olabilecek en az hasarla atlattı. Bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılı ve sonrasında yaşanan süreçler, birçok Avrupa ülkesi tarafından Bosna Hersek’ten esirgenen ama Hırvatistan’a sağlanan güçlü destekler sayesinde hep bu ülkenin lehine gelişti. Mesela bağımsızlık ilanının akabinde Hırvatistan’a saldırıya geçen, hatta Dubrovnik’i kuşatan Sırplar, Avrupa Topluluğu’nun kendilerine yönelik başlattığı ambargo ile geri adım atmak zorunda kaldılar. Sırplar’ın bütün güçlerini Boşnaklar’a yöneltmeleri ve 3,5 yıl süren savaşta büyük çoğunluğu sivil 100 binden fazla Boşnak’ı katletmeleri bu olayın devamında gerçekleşmiştir.

Split'te Pazar Yeri

Split’te Pazar Yeri

Hırvatistan’ın Avrupa Birliği’nden gördüğü desteğe dair bir hatıramı paylaşmak isterim.

Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğu, 2005 yılında yürütülen tarama süreci ile somut bir aşamaya gelmiş ve 45 yıl sonra AB’ye üyelik umutları yeşermişti. O günlerde bütün sektörlerde yürütülen hummalı çalışmaların Ulaştırma ve Haberleşme alanına karşılık gelen bölümü benim koordinatörlüğümde yürütülüyordu. Çeşitli ve zahmetli aşamalardan geçerek AB heyetiyle masaya oturmak üzere gittiğimiz Brüksel’de ilginç bir sürprizle karşılaştık: Hırvatistan heyeti de bizimle aynı masada oturuyordu. Diğer aşamaların tamamlanmasını takiben bu ülke 2013’te AB’nin tam üyesi oldu. AB üyeliği bakımından Türkiye ile Hırvatistan’ın aynı muameleye tabi tutulmasını beklemenin gerçekçi olmadığının farkındayız tabii ki. Ama o zamana kadar bizim yaptığımız hiçbir çalışmayı yapmamasına, hiçbir zahmete katlanmamasına rağmen bu ülkenin adeta paraşütle AB sahasına indirilmesi de torpilinin büyüklüğünü gösteriyor. Sadece bunu ifade etmek istedim.

Dubrovnik Eski Şehir bölgesi

Dubrovnik Eski Şehir bölgesi

Hırvatistan’a ilki 2013’te, ikincisi 2019’da olmak üzere iki yolculuğumuz oldu. Her ikisini de turistik amaçla yaptığımız bu yolculukların birincisinde Dubrovnik, ikincisinde Split’e gittik. Birbirine benzer karakteristikleri olan bu iki şehrin görülmesi gereken yerlerini, bize ait yaşanmışlıklar eşliğinde ilgili sayfalarda paylaştım.

*******************

Hırvatistan hakkındaki bu genel girişten sonra DUBROVNİK ve SPLİT yazılarım için tıklayın.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.